YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2074
KARAR NO : 2023/2353
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurum tarafından, Ada Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine, Ankara 2. İş Mahkemesinde 2006/885 sayılı dosyasında açılan rücuan alacak davası sonunda verilen ilamın icrası için Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2018/15164 E. sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlatıldığını, tebligat işlemleri sırasında davalı kurumun müzekkereye verdiği 19.10.2021 tarihli cevabında, borçlu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiğinin bildirildiğini, müvekkilinin alacağını teminen şirketin tüzel kişiliğinin ihyası gerektiğini belirterek şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … temsilcisi cevap dilekçesinde; söz konusu şirketin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde re’sen terkin edildiğini, terkinin usulüne uygun olduğunu, şirketin terkin tarihinde şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının kendileri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, 5 yıllık dava açma süresinin dolduğunu savunarak davanın karar verilmesini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre yapılan işlemlerin geçici 7 nci maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki usule göre yerine getirilmediği, silinme işlemi nedeniyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderilmediği gibi davalı … Müdürlüğünce ihyası istenilen şirketin oda kaydından re’sen terkin edilme sebebiyle silinmesinin kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca terkin işleminden önce Ankara 2.İş Mahkemesinde 2006/885 sayılı dosyasında davacı tarafından şirkete karşı 2006 yılında açılan ve terkin sırasında yargılama süreci devam eden rücuen alacak davası bulunduğundan bu yönüyle de terkin işleminin kanuna aykırı olduğunu, ihyası talep edilen şirket aleyhine başlatılmış icra takibi bulunduğu, davacı tarafın ihya davası açmakta hukuki yararının olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin Ankara 15.İcra Müdürlüğünün 2018/15164 sayılı takip dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının değerlendirme dışı bırakılarak yasal 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra eldeki davanın açıldığını, ihtarın ve terkin işleminin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, ek tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, davacı kurumun 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında alacağının tahsil edebilecekken eldeki davada açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davalı … aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirkete ve şirket yetkililerine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesindeki ilan suretiyle yapılan ihtarın usulüne aykırı olup bu haliyle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince, ihyası istenen şirketin usulüne uygun terkin edilmediğinden tasfiye memuru atanmaksızın ihyası yerine yazılı şekilde, ihyası istenen şirketin Ankara 15.İcra Müdürlüğünün 2018/15164 sayılı takip dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ihyası istenen şirketin oda kaydından ötürü re’sen sicilden terkin edilmesinin kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı gibi (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.09.2018 tarih ve 2018/2834 E. 2018/5605 K. sayılı emsal içtihatı) davalı … Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re’sen terkin etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulü ile şirketin ihyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ve re’sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra dosyasında taraf olan şirketin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine dayanılarak sicilden terkin edilmesi üzerine taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kurum temsilcisinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizin yerleşik uygulaması sicilden terkin edilen şirket yetkilisi veya ortakları dışında 3.kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine istinaden açılan davaların 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinde öngörülen ek tasfiye niteliğinde olduğu ve dayanak takibe münhasır ek tasfiyeye karar verilmesi gerektiği yönündedir. İlk Derece Mahkemesince ihya (ek tasfiye) kararının Ankara 15.İcra Müdürlüğünün 2018/15164 E. sayılı takip dosyasına münhasır verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak şirket hiç terkin edilmemiş gibi ihyasına karar verilmiştir. Davacı kurum vekili re’sen sicilden terkin edilen şirket hakkında açtıkları icra dosyasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ihya kararı verilmesini talep etmiş olmasına göre 6100 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi uyarınca taleple bağlılık kuralı gereğince sınırsız ihya kararı verilmiş olması bozmayı gerektirdiği gibi yazılı şekilde karar verilmesi 3. kişi tarafından açılan davada geçici 7 nci maddelerinin amacına da aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı kurum temsilcisinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı kurum temsilcisinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “…’nde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 73038 sicil numarasına kayıtlı Ada Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ihyasına” ibaresinin çıkartılarak yerine “Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 73038 sicil numarasına kayıtlı olup ticaret sicil müdürlüğünden terkin edilen Ada Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tüzel kişiliğinin Ankara 15.İcra Müdürlüğünün 2018/15164 sayılı takip dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkra hükmü gereğince davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirketlere bu madde hükümleri uygulanmayacağından hukuka uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmetmek gerekirken düzeltilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.