YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4
KARAR NO : 2023/5855
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
DURUŞMALI
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/325 E., 2018/31 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ile sanıklar …, A… ve …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Temyiz incelemesi sanıklar A…, …, …, … ve … müdafilerinin süresindeki isteği nedeniyle adı geçen sanıklar yönünden duruşmalı olarak, duruşmalı inceleme talebinde bulunan sanıklar …, … … ve… müdafilerinin yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle ve sanıklar ……,…, …, ……, …, … ve … hakkında da duruşmalı inceleme talebi bulunmadığından adı geçen sanıklar yönünden duruşmasız olarak olarak yapılmakla, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2013 tarihli ve 2011/65 Esas, 2013/64 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar A… ve …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 16 ay 25 gün hapis ve 70.290,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar …, … ve …’nun uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 17 yıl 6 ay hapis ve 90.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanıklar …,…, … ve…’nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 11 yıl 3 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
4. Sanıklar …, … ve …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188’inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 21 yıl 18 ay hapis ve 200.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
5. Sanık …’un uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 21 yıl 18 ay hapis ve 200.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
6. Sanıklar ….. ve…nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl hapis ve 90.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
7. Sanıklar … ve …’nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 90.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar müdafileri ile sanıklar A…, …, …, … …, …, … …, … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.06.2015 tarihli ve 2014/7099 Esas, 2015/31720 Karar sayılı kararı ile;
” …
D) Sanıklar …, … …, …, … ve … hakkında “suç işlemek için kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1. Zincirleme suçların konusunu oluşturan ve en fazlası 18,2 gramdan ibaret bulunan uyarıcı maddenin (kokainin) miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile suçun işleniş biçimi nedeniyle, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini yerinde ise de; TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı şekilde alt sınır fazla aşılarak 9’ar yıl olarak belirlenmesi,
2. “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili (C) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanıkların cezalarının TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
…
E) Sanıklar … ve … hakkında “suç işlemek için kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma”; sanıklar ……, … ve … hakkında “suç işlemek için kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma” suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
“Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili (C) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanıkların cezalarının TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
…
G) Sanık … hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1. Zincirleme suçların konusunu oluşturan ve en fazlası 5,7 gramdan ibaret bulunan uyarıcı maddenin (kokainin) miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile suçun işleniş biçimi nedeniyle, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini yerinde ise de; TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı şekilde alt sınır fazla aşılarak 8 yıl olarak belirlenmesi,
2. “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili (C) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK‘nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
3. Sanık hakkında zincirleme suç kapsamına giren 07.09.2010 tarihinde işlediği suç nedeniyle ayrıca açılan dava üzerine Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 20.12.2011 tarihinde 2011/354 esas ve 2011/492 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği dikkate alınarak; sanığın daha ağır sonuç doğuran suçu esas alınarak ve TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırma da yapılarak belirlenecek ceza, kesinleşen hükümle verilen cezadan az olduğu takdirde, aradaki fark kadar “ek cezaya” hükmolunması gerekirken, zincirleme suçtan ayrıca mahkûmiyet hükmü kurulması,
…
I) Sanık … hakkında “suç işlemek için kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1. 16.12.2010 tarihinde …’a ve tespit edilemeyen bir tarihte …’a satıldığı ileri sürülen maddelerin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında bu suçlardan beraat hükmü kurulması gerekirken, bunların zincirleme suça dahil edilmesi,
2. Tespit edilemeyen bir tarihte …a satıldığı ileri sürülen maddenin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği ve bu olaydan dolayı açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, bu fiilin de zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi,
3. Sanığın sadece işlediği sabit olan 17.12.2010 tarihinde …’a kokain satması suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, zincirleme suçla ilgili TCK’nın 43. maddesi uyarınca cezasının artırılması,
4. “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili (C) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
…
J) Sanık … hakkında “suç işlemek için kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1. Tespit edilemeyen bir tarihte …’a satıldığı ileri sürülen maddenin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, bu suçtan dolayı sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerekirken, bu suçun zincirleme suça dahil edilmesi,
2. Sanığın sadece işlediği sabit olan 19.10.2010 tarihinde …’e kokain satması suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, zincirleme suçla ilgili TCK’nın 43. maddesi uyarınca cezasının artırılması,
3. “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili (C) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
…
K) Sanık … hakkında “suç işlemek için kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1. Tespit edilemeyen tarihlerde …, … ve …’e satıldığı ileri sürülen maddelerin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, bu suçlardan dolayı sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerekirken, bunların zincirleme suça dahil edilmesi,
2. Sanığın sadece işlediği sabit olan 18.09.2010 tarihinde …’a kokain satması suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, zincirleme suçla ilgili TCK’nın 43. maddesi uyarınca cezasının artırılması,
3. “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili (C) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK‘nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
…
L) Sanık … hakkında “suç işlemek için kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Sanık hakkında 04.06.2010 tarihinde …’e kokain satma suçundan da dava açıldığı ve bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de; Mahkemece ayrıca hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1. Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, 22.05.2010 tarihinde …’ya satıldığı ileri sürülen maddenin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği, diğer sanıklarda ele geçirilen uyarıcı maddelerle ilgisinin bulunduğuna veya suçları sabit olan sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil de bulunmadığı gözetilmeden, bu suçtan dolayı sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili (C) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
…
M) Sanık … hakkında “suç işlemek için kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1. a) 05.03.2010 ve 06.04.2010 tarihlerinde kokainle yakalanması olayları nedeniyle sanık hakkında ayrıca “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan kamu davaları açıldığının anlaşılması karşısında; gerektiğinde belirtilen davalara ilişkin dosyaların getirtilerek incelenmesi ve aynı fiiller nedeniyle sanık hakkında mükerrer dava olup olmadığının belirlenmesi,
b) Kolluk görevlilerince edinilen bilgiler ve izlemeler üzerine, sanık tarafından …’e kokain satıldığının öğrenilmesi nedeniyle adlî aramayı gerektirdiği dikkate alınarak; adı geçende 03.09.2010 tarihinde ele geçirilen kokainle ilgili adlî arama kararı olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Kabule göre; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili (C) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
…
O) Sanık … hakkında “suç işlemek için kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1. 22.05.2010 tarihinde …’ya satıldığı ileri sürülen maddenin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, bu suçtan dolayı sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerekirken, bunun da mahkûmiyet hükmüne esas alınması,
2. Kolluk görevlilerince edinilen bilgiler ve izlemeler üzerine, sanık tarafından …’e kokain satıldığının öğrenilmesi nedeniyle adlî aramayı gerektirdiği dikkate alınarak; adı geçende 04.06.2010 tarihinde ele geçirilen kokainle ilgili adlî arama kararı olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3. Kabule göre; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili (C) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
…
P) Sanık … hakkında “suç işlemek için kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1. Sanığın 28.04.2010 tarihinde …’a kokain satma suçunun sabit olduğu, ancak;
a) … … … ve … isimli kişilere satıldığı ileri sürülen maddelerin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği dikkate alınarak sanık hakkında bu suçlardan beraat hükmü kurulması gerekirken, bunların da zincirleme suça dahil edilmesi,
b) Kolluk görevlilerince edinilen bilgiler ve izlemeler üzerine, sanık tarafından … ve …’e kokain satıldığının ve ayrıca sanığın satmak için kokain bulundurduğunun öğrenilmesi nedeniyle adlî aramayı gerektirdiği dikkate alınarak; adı geçenlerde 29.04.2010 ve 22.05.2010 tarihlerinde ele geçirilen kokainlerle ilgili adlî arama kararı olup olmadığının araştırılması, varsa asılları veya onaylı örneklerinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın bu suçlarla ilgili hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu bu suçların zincirleme suça dahil edilerek sanığın cezasının TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması,
c) “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili (C) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
2. Kabule göre; zincirleme suçların konusunu oluşturan ve en fazlası 1,6 gramdan ibaret bulunan uyarıcı maddenin (kokainin) miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile suçun işleniş biçimi nedeniyle, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini yerinde ise de; TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı şekilde alt sınır fazla aşılarak 8 yıl olarak belirlenmesi,
….” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2018 tarihli ve 2015/325 Esas, 2018/31 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 11 ay 6 gün hapis ve 46.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
2. Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 11 yıl 8 ay hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
3. Sanıklar … ve …’nun uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
4. Sanıklar …,…, … ve…’nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
5. Sanıklar …, …, …, … ve…nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 11 yıl 8 ay hapis ve 66.640,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
6. Sanık …’un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl hapis ve 39.990,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
7. Sanık …’nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
8. Sanık …’nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl hapis ve 1333 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında bağlantılı dosya bulunması nedeniyle eylemleri zincirleme suç olarak değerlendirilerek fark ceza olarak 1 ay hapis cezasının sonuç cezaya eklenmesi suretiyle 10 yıl 1 ay hapis ve 39.990,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
9. Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
10. Sanık …’nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
Karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükümlerin düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri;
Soruşturma işlemlerinin hukuka aykırı gerçekleştirildiğine ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine 2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ilişkindir.
D. Sanıklar …, …, … ve … müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
E. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 2. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
F. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
G. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 3. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
H. Sanıklar …, Musa ve … müdafilerinin temyiz sebepleri;
Arama kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
İ. Sanıklar… ve… müdafiinin temyiz sebepleri;
Eylemlerin yardım etme niteliğinde olduğuna ilişkindir.
J. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
K. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
L. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri;
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Sanık … yönünden;
Sanığın uyuşturucu madde dağıtımına çıkan taksi şoförlerinden biri olduğu, satışa hazır paketleri diğer sanık …’in direktifleriyle uyuşturucu madde içicilerine götürdüğü, bu işlem sonucu teslim aldığı parayı …’e teslim ettiği, uyuşturucu maddeleri kullandığı ticari taksi ile uyuşturucu madde satın almak isteyen kişilere ulaştırdığı, 18. olayda 29.04.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’a kokain satılması, 19. olayda 28.04.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …e kokain satılması eylemlerinden ve 38. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’e kokain satılması eylemlerinden sorumlu olduğu, bu suretle zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediğinin iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … yönünden;
Sanığın uyuşturucu madde dağıtımına çıkan taksi şoförlerinden birisi olduğu, diğer sanık …’ın 22. olayda 03.12.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık…’e kokain satılması, 23. olayda 26.11.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık…’a kokain satılması, 34. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’ye kokain satılması, 38. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’e kokain satılması ve 42. olayda Cem isimli şahsa uyuşturucu kokain satılması eylemlerinden sorumlu olduğu, 17.01.2011 tarihinde evinde yapılan aramada 5 paket içerisinde satışa hazır kokain ele geçirildiği, bu suretle zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediğinin iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
C. Sanık … yönünden;
Sanık hakkında 27. olayda bahsedildiği üzere, 17.12.2010 günü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …ın uyuşturucu kokain maddesi satın almak için diğer sanık … ile görüştüğü, sanık …’nın tanık …a kokain götürmesi için
sanığı gönderdiği, sanığın tanık … ile buluşmak üzere ticari taksi ile geldiği, tanık ticari taksiye bindiği ve kokain alarak indiği, tanık …ın ifadeleri, iletişimin tespiti tutanakları, fiziki takip tutanağı, yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
D. Sanık … yönünden;
Sanığın belirli aralıklarla yurt dışına çıktığı, temin ettiği uyuşturucu maddeleri evinde zulaladığı, burada uyuşturucu paketlediği ve satışa hazır hale getirdiği, uyuşturucuların paketlenmesi konusunda diğer sanık … ile görüşmeler yaptığı, uyuşturucuların satışa hazır hale getirilmesi ile sanığın ilgilendiği, uyuşturucuların paketlenmesi için kullanılan peçete ve zımba telini sanık …’den istediği, uyuşturucu maddelerin hazırlanmasında açık kimliği tespit edilemeyen … isimli şahsın ve diğer sanık …’nın yardımcı olduğu, uyuşturucu madde kullanıcıları ile görüşülen telefonun sanıkta bulunduğu, sanığın satışa hazır hale getirilmiş kokaini, diğer sanık … vasıtasıyla piyasaya sürdüğü, uyuşturucu dağıtım organizasyonundan yapılan ara yakalamalarda aynen telefonda geçtiği gibi paketlerin peçete ve zımba ile paketlendiğinin gözlemlendiği, bu suretle uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediğinin iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
E. Sanık … yönünden;
Sanığın, ağabeyi sanık …’a bağlı olarak organizasyonda görev aldığı, kendisine bağlı olarak kardeşi sanık … organizatörlüğünde ticari taksiler yoluyla uyuşturucu madde dağıtımının yapıldığı organizasyonun içinde yer aldığı, bu organizasyonun faaliyetlerinden sanık …’a gerek yüz yüze, gerekse de sanık … aracılığıyla hesap verdiği, organizasyon ile gelişmeler olduğunda sanık …’un sanık … aracılığıyla sanığı yanına çağırttığı ve önemli gelişmeleri şahsa ilettiği, 03.08.2010 günü sanık …’nın sanık ile buluştuklarının görüldüğü, sanığın kolluk ifadesinde bu buluşmayı uyuşturucu madde alışverişi için gerçekleştirdiklerini kabul ettiği ve sanığın zincirleme olarak uyuşturucu ticareti yapmak suçunu işlediği kanaatine varılmakla, mahkûmiyetine karar verilmiştir.
F. Sanık … yönünden;
Sanık hakkında, 29. olayda bahsedildiği üzere; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …in, sanık …’ı arayarak kendisine uyuşturucu madde
istediği, buluşma yerinde sanığın tanığın aracına bindiği ve araç içerisinde uyuşturucu madde alışverişini gerçekleştirdiği, tanığın üzerinde kokain olduğunun tespit edildiği, tanık …’in 24.01.2011 tarihli kolluk ifadesi ve sanık …’ı teşhisi, ifadeleri ile teşhisi doğrular nitelikteki iletişim tespit tutanakları, 03.09.2010 tarihli fiziki takip tutanağı ve yakalama ve el koyma tutanağı nazara alındığında, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği ve tanığın üzerinde yapılan aramanın suç üstü hali üzerine yapılması nedeniyle hukuka uygun olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir
G. Sanık … yönünden;
Sanığın dosya kapsamında gerçekleşen eylemlerin organizesini yaptığı, bu kapsamda sanık …’un 25.05.2010 tarihinde kokain maddesi ile yakalandığı olaya ilişkin görüşmelerinden de bu hususun açıkça anlaşıldığı, sanığın aracında satışa hazır halde beş paket peçeteye sarılı bir adet şeffaf poşet içerisinde bir miktar ve 2 adet tel zımba ile peçeteye zımbalanmış beyaz renkli kokain ele geçirilmesi ile ilgili olarak sanık … ile sanık … arasında yapılan telefon görüşmesinde sanığa bilgi vermeleri gerektiğini söyledikleri, diğer sanıklarla sürekli irtibat halinde olduğu ve bu suretle sanığın zincirleme olarak uyuşturucu ticareti yapma suçunu işlediği kanaatine varılmakla, mahkûmiyetine karar verilmiştir.
H. Sanık … yönünden;
Sanık …’un sabit olan 28.04.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık…e kokain satma, 29.04.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’a kokain satma ve 22.05.2010 tarihinde ise hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık…’a kokain satma eylemlerinden dolayı zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin, tanığın beyanları, iletişimin tespiti tutanakları, fiziki takip ve yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
İ. Sanık … yönünden;
Sanığın 4. olayda 19.04.2010 tarihinde kokain ile yakalandığı, 13. olayda 08.02.2010 tarihinde şoförlüğünü yaptığı ticari taksi içerisinde 8 paketçik halinde kokain ile yakalandığı, 1. olayda temyiz dışı sanık … ve diğer sanık …’ın 17.08.2010 tarihinde kokain ile yakalanmaları ve 7. olayda diğer sanık …’nın 05.07.2010 tarihinde kokain ile yakalanması eylemlerinde sorumluluğunun bulunduğu, yine 17. olayda 22.05.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan
soruşturma yürütülen tanık…’a kokain satılması, 18. olayda 29.04.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’a kokain satılması, 19. olayda 28.04.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık…e kokain maddesi satılması, 39. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’a kokain satılması ve 41. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’e kokain satılması eylemlerinde de 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince sorumluluğunun bulunduğu, yine 21. olayda 06.11.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık Nuh’a kokain satılması eylemi nedeniyle temyiz dışı sanık …’nın polislerce yakalanmasından sonra sanığın …’nın yakalanmasını takip ettiği bu suretle sanığın zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediğinin iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
J. Sanık … yönünden;
Sanık …’nın temin ettiği uyuşturucu maddeleri kendi ikametinde sakladığı, satışa hazır paketler haline getirdiği, satışa hazırladığı bu paketleri para karşılığında sanıklar …, … ve …’ye dağıttığı, sanık … ile de sürekli bir araya geldikleri, sanık … ile de irtibatlı olduğu, sanık …’un sanıktan talimat aldığı, sanık …’un uyuşturucu madde ticaretinden elde ettiği kazancı sanığın hesabına havale ettiği, diğer sanıklar ile de sürekli irtibat halinde olduğu, sanığın ikametinde yapılan aramada toplam 30 paket peçete kağıdına sarılı zımbalı halde kokain ve bir adet hassas terazi ele geçirilmesi karşısında sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediğinin, iletişimin tespiti tutanakları, fiziki takip ve arama tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
K. Sanıklar … ve … yönünden;
Sanıklar hakkında, 28. olayda bahsedildiği üzere; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık…’in 04.06.2010 günü sanık …’i arayarak uyuşturucu istediği, iletişimin tespiti ve fiziki takip tutanaklarına göre sanık …’in 04.06.2010 günü buluşma yerine bizzat gittiği ve tanıkla buluşarak uyuşturucu madde alışverişini gerçekleştirdiği, tape içeriklerine göre de sanık …’nin de sanık … ile birlikte hareket ettiği ve suça iştirak ettiği anlaşılmakla sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediklerinin, tanığın beyanları, iletişimin tespiti tutanakları, fiziki takip ve yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı,
tanığın üzerinde yapılan aramanın suç üstü hali üzerine yapılması nedeniyle hukuka uygun olduğu gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir.
L. Sanık … yönünden;
Sanıkların uyuşturucu madde dağıtımına çıkan taksi şoförlerinden birisi olduğu, bu kapsamda; 7. olayda 05.07.2010 tarihinde kokain ile yakalandığı, 8. olayda 11.08.2010 tarihinde satışa hazır vaziyette 6 paket kokain ile yakalandığı, 9. olayda 07.09.2010 tarihinde evinde 12 paket kokain ele geçirildiği, 17. olayda 22.05.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık…’a kokain satılması, 24. olayda 06.06.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’e kokain maddesi satılması, 38. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’e kokain satılması ve 41. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’e kokain satılması eylemlerinden sorumlu olduğu, bu suretle zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediğiin iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
M. Sanık … yönünden;
Sanığın, 27. olayda 17.12.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …a kokain satılması, 30. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık…’a kokain satılması, 32. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’e kokain satılması, 33. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’e kokain satılması, 35. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’ya kokain satılması, 36. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık…’a kokain satılması ve 37. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …ye kokain satılması eylemlerinden sorumlu olduğu, bu suretle sanığın zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediğinin iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
N. Sanıklar… ve … yönünden;
Sanık …’nin, diğer sanık …’ın talimatları doğrultusunda hareket ettiği, uyuşturucu maddelerin paketlenmesi ve satışa hazır hale getirilmesinde görevli olduğu, bu paketleme aşamaları hakkında sanık …’a bilgi verdiği, uyuşturucunun sanık …’ya teslim edildiği, bu kapsamda; 26. olayda; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık…’un sanık …’ı arayarak uyuşturucu istediği, iletişimin tespiti tutanağına göre sanık …’ın, sanık …’yi arayarak uyuşturucu paketlerini sanık …’ya teslim etmesini söylediği ve sanık …’yu da arayarak buluşma yerine gönderdiği, bu sırada tanık… ile de görüşen sanık …’ın uyuşturucuyu getirecek olan ticari taksinin plakasını bildirdiği, sanık …’nun araçla buluşma yerine gittiği ve tanık…’a verdiği anlaşılmakla sanık …’nin satışa hazır hale getirdiği ve içerisinde uyuşturucu madde olduğunu bildiği paketleri sanık …’ya vermesi ve sanık …’nun da uyuşturucuyu tanık…’a vermesi suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediklerinin iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
O. Sanık … yönünden;
Sanık hakkında, 20. olayda bahsedildiği üzere; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’nin 19.10.2010 günü temyiz dışı sanık …’ı arayarak uyuşturucu göndermesini istediği, iletişimin tespiti tutanağına göre sanık …’ın ticari taksi ile sanığı buluşma yerine gönderdiği, sanığın tanıkla buluştuğu ve alışveriş gerçekleştikten sonra ayrıldıkları bu suretle sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin, tanık …’nin beyanları, iletişimin tespiti tutanakları, fiziki takip ve yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir
P. Sanık … yönünden;
Sanığın, 6. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …ın 31.10.2010 tarihinde kokain ile yakalanması, 25. olayda 06.10.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’a kokain satılması, 26. olayda 18.09.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık…’a kokain satılması, 27. olayda 17.12.2010 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …a kokain satılması, 30. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan
soruşturma yürütülen tanık…’a kokain satılması, 32. olaydahakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’e kokain satılması, 33. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’e kokain satılması, 35. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …’ya kokain satılması, 37. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık …ye kokain satılması ve 40. olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık Simin’e kokain satılması eylemlerinden sorumlu olduğu, bu suretle sanığın zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediğinin iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar A…, …, … ve … yönünden;
1. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri ile sanıklar A… ve … müdafiinin duruşmadaki sözlü beyanları yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanıklar hakkında sonuç gün adli para cezası tayin edilirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin gösterilmesi,
3. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık … yönünden;
1. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, soruşturma işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu gösterir bir delil, emare veya bilgi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanık hakkında sonuç gün adli para cezası tayin edilirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin gösterilmesi,
3. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
C. Sanık … yönünden;
1. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin temel cezanın belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanık hakkında sonuç gün adli para cezası tayin edilirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı
Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin gösterilmesi,
3. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
D. Sanıklar … ve … yönünden;
1. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı,
aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanıkların eylemlerinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun kanunda öngörülen unsurlarını oluşturduğu ve suçun sübutuna etki edecek bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri ile duruşmadaki sözlü beyanları yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanık hakkında sonuç gün adli para cezası tayin edilirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin gösterilmesi,
3. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
E. Sanık … yönünden;
1. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin temel cezanın belirlenmesine ve arama işleminin hukuka uygunluğuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanık hakkında sonuç gün adli para cezası tayin edilirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin gösterilmesi,
3. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
F. Sanık … yönünden;
1. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin temel cezanın belirlenmesine ve arama işleminin hukuka uygunluğuna
ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanık hakkında sonuç gün adli para cezası tayin edilirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin gösterilmesi,
3. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
G. Sanıklar… ve… yönünden;
1. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin sanıklar arasındaki iştirak ilişkisine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanıklar hakkında sonuç gün adli para cezası tayin edilirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin gösterilmesi,
3. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden
sonra 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
H. Sanık … yönünden;
1. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, arama işleminin hukuka uygunluğuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanık hakkında zincirleme suç kapsamına giren 07.09.2010 tarihinde işlediği suç nedeniyle ayrıca açılan dava üzerine Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2011 tarihli ve 2011/354 Esas ve 2011/492 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği dikkate alınarak; belirtilen dosyanın aslı veya onaylı örneği bu dosya içine konularak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunmasına”, karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince belirlenen arttırım miktarı ile kesinleşen hükümdeki sonuç ceza ile arasındaki fark ceza kadar ek cezaya hükmolunması,
3. Sanık hakkında sonuç gün adli para cezası tayin edilirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin gösterilmesi,
4. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak her üç hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
İ. Sanık … yönünden;
1. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, arama işleminin hukuka uygunluğuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanık hakkında sonuç gün adli para cezası tayin edilirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin gösterilmesi,
3. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
J. Sanık … yönünden;
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen, hakkında kullanmak için
uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık…’in üzerinde ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisi saptanmayan sanık hakkında, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri dışında atılı suçu işlediğine ve diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin, hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
K. Sanık … yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 27.06.2021 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
L. Sanıklar … ve … yönünden;
Kabul edilebilir temyiz başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Yargıtay’ın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan sanıkların fiilleri belirtilmeden ve nitelendirilmesi yapılmadan, sanıkların hangi eylemlerinin zincirleme suç oluşturduğu belirtilmeden hüküm kurulması, 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında Kanuna muhalefet hâli olarak saptanmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar A…, …, …, …,…, … …, …,…,…, …, … ve … hakkındaki hükümlerin;
Gerekçe bölümünün (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G) ve (İ) başlıklı bentlerinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2018 tarihli ve 2015/325 Esas ve 2018/31 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri ile sanıklar A…, … ve
… müdafilerinin duruşmadaki sözlü beyanları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322’nci maddesi gereği hükümlerin;
1. Sanıklar hakkında sonuç gün adli para cezası tayin edilirken uygulama maddesi olarak gösterilen “52. maddesi” ibrareleri çıkarılarak yerlerine “5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası” yerine yazılması,
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”, ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık … hakkındaki hükmün;
Gerekçe bölümünün (H) başlıklı bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2018 tarihli ve 2015/325 Esas ve 2018/31 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322’nci maddesi gereği hükümlerin;
1. Gerekçe bölümünün sanık hakkındaki kısmında yedinci ve sekizinci paragrafların çıkartılarak yerlerine;
“Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/354 Esas, 2011/492 Karar sayılı kararıyla verilen 3 yıl 1 ay hapis ve 37 gün adli para cezasının, belirlenen sonuç cezadan mahsubu ile netice olarak 6 yıl 11 ay hapis ve 1296 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen adli gün para cezasının, sanığın ekonomik ve sosyal durumuna göre 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir günü takdiren 30,00 TL’den paraya çevrilerek sanığın 38.880,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” yazılması,
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”, ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin;
Gerekçe bölümünün (J) ve (K) başlıklı bentlerinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2018 tarihli ve 2015/325 Esas ve 2018/31 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
D. Sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin;
Başkaca yönleri incelenmeyen, Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2018 tarihli ve 2015/325 Esas ve 2018/31 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünün (L) başlıklı bendinde açıklanan nedenlerle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 21.06.2023 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı…in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar … ve A…
…müdafii Avukat … ile sanıklar … …, …… ve … müdafii Avukat …’ın yokluklarında, 22.06.2023 tarihinde, açık olarak okundu.