YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3263
KARAR NO : 2022/11323
KARAR TARİHİ : 03.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar …, …, … ve … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 07.07.2014 ve 15.09.2014 gününde verilen dilekçeler ile ölüm nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05.11.2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda; 02.06.2014 tarihinde, davalının sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı anne … ve baba … için 100.000,00’er TL, davacı kardeşler … ve … için 50.000.00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın Dairemizin 06.11.2019 tarih, 2018/1410 esas 2019/5064 karar sayılı kararı ile “mahkemece; asıl davanın davacıları yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, birleşen davanın davacısı … yönünden ise hüküm tesis edilmemiştir. Birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek sürdürülmesi sonucunu doğurup, birleşen her dava ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır. Davaların birbiri içinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi söz konusu değildir. Birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar. Her davanın ayrı ayrı hükme bağlanması zorunludur. Şu durumda birleşen Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/630 esas 2014/519 karar sayılı dosyası ile ilgili olarak herhangi bir hüküm tesis edilmemiş olması doğru olmamıştır.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davacılar … ve … için 20.000,00’er TL, davacılar … ve … için 10.000.00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde bulunmayan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava; trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; davacıların ölene yakınlığı, davalı tarafın kusur durumu, olayın gelişimi, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı az olup daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, davacılar vekilinin diğer, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 4.098,60 TL harcın temyiz eden davalıdan alınmasına 03.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.