Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/425 E. 2022/13586 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/425
KARAR NO : 2022/13586
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen İİK 5. ve TMK 1007. maddelerine bağlı maddi ve manevi tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı vekili ile feri müdahil vekilinin başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, manevi tazminat talebinin reddi ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin kararın, süresi içinde davalı vekili, feri müdahil vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazın icra memurlarının kusuruna bağlı olarak İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün 2008/16853 esas sayılı dosyasında dava dışı …’in borcundan dolayı isim benzerliğine bağlı olarak dava dışı dosya alacaklısına ihale edildiğini ve akabinde tapu memurlarının kusuruna dayalı adına haksız şekilde tescil edildiğini beyan ederek, İİK 5. maddesine ve TMK 1007. maddesine dayalı olarak şimdilik 30.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah ile maddi tazminat talebini 133.074,00 TL’ye yükseltmiştir
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 133.074,00 TL maddi tazminat ile 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı ile feri müdahil tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ve feri müdahilin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 48.000,00 TL maddi tazminatın 28/09/2012 tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 5. ve TMK 1007. maddelerine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 5. maddesinde; “İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak İdare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalar adliye mahkemelerinde bakılır” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan madde uyarınca Adalet Bakanlığı, icra memurunun kusuru nedeniyle meydana gelen zararlardan sorumludur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” hükmünü düzenlemiştir.
Dosya kapsamından; eldeki dava, icra memurunun kusuruna dayalı İİK 5. ve tapu görevlilerinin sorumluluğuna dayalı TMK 1007. maddesine dayalı olarak davalı … aleyhine açılmış ise de; İİK 5. maddesine dayanılarak açılan davada husumetin Adalet Bakanlığı’na yöneltilmesi gerekmektedir. Davacı tarafça her iki talep yönünden de husumetin Hazineye yöneltildiği anlaşılmakla; mahkemece, HMK 124. madde kapsamında davacıya taraf değişikliği hususunda süre verilerek buna göre yargılamaya devam olunması gerekir. Bölge adliye mahkemesince bu yön gözetilmeden davalının husumet itirazının reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 02/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.