Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1468 E. 2023/1136 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1468
KARAR NO : 2023/1136
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı asıl ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca “Miktar veya değeri 2.190,00 (İki bin yüz doksan) Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir.” 01.01.2021 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı 4.270,00 TL’ye yükseltilmiş olup dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davacı tarafından temyize konu edilen toplam miktar 1.893,32 TL olduğundan Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 4.270,00 TL’nin altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 18 itfaiyeci ve 42 çalışanını ferdi kaza, ticari bina ve iş tanımı yangın ile 06 DL 0629 plakalı aracın kasko sigortasıyla sigortaladığını, primlerini ödememesi üzerine davalı aleyhine 16.154,07 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlattıklarını, davalının haksız şekilde borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yangın ferdi kaza ve kasko poliçelerinin OSB sigorta ile yapıldığını, ödemelerin de OSB sigorta ile İvedik OSB Sigorta arasındaki cari hesaba göre ödemelerin yapıldığını, daha sonra İvedik OSB sigorta bedellerinin davacı Portal Sigorta ve Aracılık Hizmetlerine devrettiğini, sigorta poliçeleri için ödemeyi yapan şahısların davalı … çalışanı veya görevlisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 09.03.2020 tarih, 2018/855 E. ve 2020/21 K. sayılı kararı ile somut olayda davacının acentesi olduğu dava dışı sigorta şirketinin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede dava konusu icra takibine talep edilen prim alacaklarının davacı tarafça ödendiğine dair kayıt bulunmadığı gibi davacının ticari defter ve kayıtlarında ödendiğine dair kayıt bulunmadığı, bu durumun davacının mali müşaviri tarafından mahkemece atanan bilirkişiye verilen yazı cevabı ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi içeriğinden sabit olduğu, davacı tarafça dava konusu icra takibinde talep edilen prim ödemeleri davacı şirket hesabından yapılmamışsa da dava dışı sigorta şirketine ödeme yapan dava dışı kişilerin davacı adına hareket ettiği, bu suretle primlerin dava dışı sigorta şirketine ödendiği ileri sürülmüşse de bozma ilamından önce dosyaya sunulan 04.02.2016 tarihli dava dışı sigorta yazı cevabı ve bozma ilamı içeriği dikkate alındığında davacının bu iddiasına itibar edilemeyeceği, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B.Bozma Kararı
Dairemizin 23.03.2021 tarih, 2020/2162 E. ve 2021/2782 K. sayılı kararıyla çözüme kavuşturulması gereken uyuşmazlığın sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim alacağının dava dışı sigorta şirketine kim tarafından ödendiği hususu olduğu, dava dışı Ergo Sigorta A.Ş’nin dava konusu edilen poliçe primlerinin davacı acente tarafından ödendiğinin kabul edildiğini bildirdiği, söz konusu ödemenin, davacı şirket çalışanının yakınları tarafından dava dışı Ergo Sigorta A.Ş’ye yapılıp, davacı acente tarafından ödendiğinin kabul edilmesi nedeni ile davacı şirket tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, davalının bu poliçe primlerine ilişkin ödemelerin, bir başka sigorta şirketine yapıldığını savunmuş ise de, davacı … tarafından aracılık edilmiş olması ve prim ödemelerinin davacıya yapılmış olmaması gözetildiğinde davalının bu savunmasına itibar edilemeyeceği, davacının sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim ödemelerinin, davalıya vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde yapıldığının kabulü ile yapılan bu ödemenin davalıdan istirdadının mümkün olduğu gerekçesiyle bu şekilde değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sırasında dava dışı Ergo Sigorta AŞ’nin defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde bilirkişi tarafından takip konusu poliçelere istinaden 23.05.2021 tarihinde dava dışı … … tarafından 2.717,02 TL, dava dışı … … tarafından 29.05.2012 tarihinde 1.251,97 TL ve 11.07.2021 tarihinde 3.149,19 TL, dava dışı …tarafından 12.06.2012 tarihinde 5.248,61 TL olmak üzere 12.366,79 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, dava dışı Ergo Sigorta A.Ş. tarafından dava konusu sigorta poliçe primlerinin davacı acente tarafından ödendiğinin kabul edildiğini bildirmesi ve dava dışı Ergo Sigorta A.Ş.’ye ödeme yapan kişilerin davacı acente çalışanının yakınları olması karşısında poliçe ödemelerinin davacı acente tarafından yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, davacının sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim ödemelerinin davalıya vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde yapıldığı gerekçesiyle davanın 12.366,79 TL üzerinden kısmen kabulüne, davacı tarafından davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat olunmadığından takip talebinde yer alan işlemiş faize yönelik talebin reddine, alacağın likit olduğu gerekçesiyle hükmedilen tutarın % 20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda icra takibinde talep edilen prim alacaklarının davacı tarafça ödendiğinin ispat edilemediğinden usul ve yasaya uygun bir şekilde davanın reddine karar verildiği, 2016/14292 E. sayılı bozma ilamında prim alacaklarının davacı tarafça sigorta şirketine ödenmesi halinde davacının aktif dava ehliyetinin olacağı aksi takdirde davacının sigorta şirketi adına prim tahsil talep etme hakkının mevcut olmayacağı ifade edildiği, somut davada da sigorta şirketine primlerin davacı tarafça ödenmediği, bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığının açık olduğu, ilk bozmaya uyulmasıyla birlikte davalı lehine oluşmuş usuli müktesep hak oluştuğunu, davalı tarafından poliçe ödemelerinin İvedik OSB sigortaya yapıldığını, sigorta işlemleri ile ilgili bütün işlemlerinde muhatabın İvedik OSB sigorta olduğunu, İvedik OSB Sigorta ile Portal Sigorta arasında söz konusu muvazaalı ilişki sonucu poliçe bedellerinin davacıya devredildiğini, müvekkilinin davacı ile yapmış olduğu diğer bütün sigorta sözleşmelerini bu şekilde gerçekleştirdiğini, müvekkilinin davacıya bir an borçlu olduğu varsayılsa bile borçlu olduğunu ve borç miktarını bilebilecek durumda olmadığını bu nedenle aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı acente tarafından ferdi kaza, yangın ve kasko sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.