Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/2583 E. 2023/389 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2583
KARAR NO : 2023/389
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı arasında 07.06.2011 tarihinde Banka/Kredi Kartı Başvuru Formu ve Bankacılık İşlemleri Sözleşmesinin akdedildiğini ve kredi kartları hesabı açılarak kullandırıldığını, taraflar arasında imzalanan kredi kartı kullanımına ilişkin sözleşme gereği müvekkili bankanın üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davalı tarafından kredi kartının kesintisiz olarak kullanıldığını, davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihtar tarihi itibarıyla 74.726,80 TL’nin faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlık bankacılık sözleşmesine istinaden verilen kredi kartı borcunun ödenmediği gerekçesiyle alacağın tahsili talebine ilişkin olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.” düzenlemesi nedeniyle ticari dava niteliğinde olduğu, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın bulunmadığı ve davacı tarafça arabulucuya başvurulduğuna ilişkin bir iddianın da ileri sürülmediği, 01.01.2019 tarihinden itibaren ticari uyuşmazlıklarla ilgili açılan davalarda arabuluculuk dava şartı haline gelmiş olup arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüketici uyuşmazlıklarının çözümü için tüketici mahkemeleri görevli olduğundan bu uyuşmazlıklar da ticari dava niteliği taşımadığından arabuluculuğa başvuru da işbu dava açıldığında dava şartı olmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesinin kanun ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı arasındaki kredi kartı sözleşmeleri işlemlerinin tüketici işlemi olsa da aynı zamanda uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olması, davanın ticari dava niteliğinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (6502 sayılı Kanun) 83 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile ortadan kaldırılmadığı, davanın 01.01.2019 tarihinden sonra açıldığı ve arabuluculuk tutanağının olmadığının sabit olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığını, arabuluculuğa başvurunun da işbu dava açıldığında dava şartı olmadığını ileri sürerek ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işlemleri sözleşmesine istinaden davalı lehine kullandırılan kredi kartından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dava, bankacılık işlemleri sözleşmesine istinaden davalıya kullandırılan kredi kartından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın ticari dava niteliğinde ve arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuru esastan reddedilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde, “…kanunun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsadığı”, 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, “kanunun uygulanmasında tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği”, (l) bendinde, “kanunun uygulanmasında tüketici işleminin, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu”, 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasında da, “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği” düzenlenmiştir.

2.Somut uyuşmazlıkta, davalı 6502 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde ifade edilen “tüketici”, davalının davacı banka ile arasındaki bankacılık işlemi ise (l) bendine göre “tüketici işlemi” olup aynı Kanun’un 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre de uyuşmazlıkta tüketici mahkemesinin görevli bulunmasına göre davanın 6102 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince ticari dava olduğu ve aynı Kanun’un 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi bulunduğunun kabulünde isabet bulunmamaktadır.

3.Bu halde yargılamaya devamla uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.