Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5379 E. 2023/541 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5379
KARAR NO : 2023/541
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 28.05.2021 tarihli ek karar ile temyiz isteminin süresi içerisinde yapılmaması sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) tescilli TR 2005/03427 Y sayılı faydalı model belgesinin sahibi olduğunu, müvekkilinin bu buluşu DİNO markası ile LU-933, IM-802-A ve KX-501 kod numarası ile uzun süredir Türkiye’de pazara sunulduğunu, müvekkiline ait ürünün birebir kopyasının davalı firma tarafından satıldığını, İstanbul Küçükçekmece 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/72 Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespitinin yapıldığını, müvekkilinin izni olmaksızın müvekkilinin buluşuna ait usulün kullanılması ile elde edilen ürünlerin satışa sunulduğunu, Panther marka WJ-911 A, WJ 933, PT-911 ve PT-933 kod numarası satışa sunulan taklit ürünler ile kodu ve markası henüz bilinmeyen tüm taklit ürünlerden dolayı tecavüzün tespitini, taklit ürünlere el konulmasını ve imhasını, Mahkeme kararının masrafı davalıdan alınarak ilanına, incelemeler sonucunda ortaya çıkacak zarara göre talep edilecek maddi ve manevi tazminatın müvekkiline ödenmesini, yoksun kalınan karın hesaplanarak müvekkiline ödenmesini ayrıca itibar tazminatının tespit edilerek müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya dayanak teşkil eden Küçükçekmece 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/72 Değişik İş sayılı dosyasında alınan rapora karşı itirazda bulunduklarını savunarak davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın izinsiz olarak davacı tarafın faydalı model kapsamındaki ürünleri Çin’den ithal edilen ürünlerde kullanmak suretiyle ve ürünleri satışa arz etmek suretiyle faydalı model hakkına yönelik tecavüz olduğunun tespiti ve menine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davasının kabulü ile davalı tarafın davacıya ait 2005/03427 sayılı faydalı modele yönelik Çin’ den ithal ettiği ürünlerde panter WJ 933 tip ve WJ 911 A kodlu ürünlerin davacıya ait faydalı modele yönelik tecavüz olduğunun tespiti ve menine, söz konusu elde bulunan ürünlere el konulmasına, masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, davacı tarafın maddi tazminat talebinin ıslah edilen değerle birlikte 17.010,91 TL’nin tespit tarihi 10.11.2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faizle davalıdan tahsili, davacı tarafa ödenmesine, hükmün ilanına, manevi tazminat talebi konusunda usulüne uygun bir harç yatırılmadığından bu yönde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın 4 üncü bendinde harç yatırılmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar verildiğini, manevi tazminat talebinin, hem dava dilekçesi netice-i talep kısmında, hem de sonraki beyan dilekçelerinde ileri sürüldüğünü, ön inceleme duruşmasında da manevi tazminat talep ettiklerini, Mahkemece hiç bir duruşmada manevi tazminat talebinin açıklanması ve harç yatırılmasına dair karar verilmediğini, bu hususta harç yatırılması ve manevi tazminat talebinin belirlenmesi için süre verilmediğini ileri sürerek manevi tazminatın reddi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ithalatı yapılmış olan ve marka koruması altında olan ürünlerin davacıya ait faydalı model belgesi kapsamında bulunmadığını, müvekkilinin elinde bulunan ve imhasına karar verilen ürünlerin de sanki müvekkili tarafından satılmış ve kazanç elde edilmiş gibi maddi tazminata hükmedildiğini, davaya dayanak faydalı model belgesinin hukuki korumasının mevcut olmadığını, dava tarihinde belgenin yıllık ücretinin ödenmediğini, belgeden doğan hakkın sona erdiğini, davacı tarafın faydalı model belgesinden yıllar önce de faydalı modele dayanak “buluş” olarak iddia ettiği sistemin piyasada bilinen ve uygulaması yaygın olan bir sistem olduğunu, davaya konu ürünün yenilik unsuru taşımadığı gibi müvekkili adına Panther markasının tescilli olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, delil tespiti raporunun dikkate alınamayacağını, tespit tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faize hükmedilmesinin yerinde olmadığını, bir an için tazminata hükmedileceği kabul edilse dahi dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf incelemesinin ise davacı patent belgesinin yargılama sırasında 10 yıllık süresinin dolduğunun anlaşılmasına ve markaya tecavüzün menine ilişkin davanın konusuz kalmasına göre tecavüzün meni talebinin de kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı ayrıca stokta bekleyen iki adet makineden elde edilebilecek satış bedelinin de tazminata eklenmesi yerinde görülmeyerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, tecavüzün meni talebi konusuz kaldığından ve manevi tazminat talebi hakkında usulüne uygun olarak açılmış dava bulunmadığından bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tecavüzün tespiti ve refi talebinin kabulüne, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, hükmün ilanı talebinin kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin bu karara ilişkin olarak yaptığı temyiz başvurusu süresinde olmadığı gerekçesi ile 28.05.2021 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek kararın hatalı olduğunu, tebligatın usulüne uygun yapılmadığını, müstahdemi olmayan ve başka bir vekilin sigortalı çalışanı olan bir kişiye tebligat yapıldığından ek kararın kaldırılması gerektiğini, Mahkemece manevi tazminat talebinin açıklattrılması ve harç yatırılmasına dair karar verilmediğini, bu hususta süre de verilmediğini, tecavüzün menine ilişkin kararın yerinde olmadığını ileri sürerek asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faydalı modele tecavüzün tespiti, men’i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 17 nci maddesi

3. Değerlendirme
1.Davacı vekilinin 28.05.2021 tarihli ek kararın temyizi istemi bakımından yapılan incelemede, gerekçeli kararın tebliğ edildiği ilgilinin, davacı vekilinin 7201 sayılı Kanun’un 17 nci maddesinde sayılan daimi çalışanı veya müstahdemi sıfatını taşımadığı anlaşıldığından, kararın çalışan sıfatıyla tebliği geçersizdir. Davacı vekilinin tebliğden haberdar olduğunu beyan ettiği tarih itibarıyla yapılan temyiz istemi süresinde olduğundan ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilerek, davacı vekilinin 02.04.2021 tarihli asıl karara yönelik temyiz itirazlarının esastan incelenmesine geçilmiştir.

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile 28.05.2021 tarihli ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.