Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/16709 E. 2023/4436 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16709
KARAR NO : 2023/4436
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/324 E., 2021/400 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2014 tarihli 2014/183 Esas 2014/314 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. İstanbul 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2014 tarihli 2014/183 Esas 2014/314 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.06.2019 tarihli ve 2017/5492 Esas, 2019/3994 Karar sayılı kararı ile;
“Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı, çeşidi, ele geçiriliş şekli ve sanığın yakalandığı yer ile dosya kapsamına göre; delillerin değerlendirilmesi ve sanığın eyleminin “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılıp belirlenmesi görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine, kovuşturmanın sürdürülerek hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli 2019/404 Esas 2019/456 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın kazanılmış hak uyarınca 10 ay hapis cezası olarak uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli 2019/404 Esas 2019/456 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.06.2021 tarihli ve 2020/4331 Esas, 2021/8202 Karar sayılı kararı ile;
”Suç tarihinde, İstanbul otogarı 28 nolu peron civarında durumundan şüphelenilen sanığın üstünde yapılan aramada suç unsuruna rastlanmadığı, sanığın Sinop’a gideceğini ve firma içerisinde valizlerinin olduğunu söylemesi üzerine 57 Sinay adlı seyahat firmasının emanet kısmında gösterdiği valizlerden mavi renkli valizinin içerisinde uyuşturucu maddenin bulunduğu olayda, aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada beyanları ile suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağlayarak suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunan sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde
düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli 2021/324 Esas 2021/400 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın kazanılmış hak uyarınca 10 ay hapis cezası olarak uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde, otogarda sanığın valizinde yapılan aramada, sentetik kannabinoid, esrar ve MDMA içeren tabletlerin ele geçirildiği olayda; tutanak içeriği, yakalanan uyuşturucu maddenin miktarı, satışa hazır paketçikler halinde bulundurulması, çeşitliliği, sanığın yakalandığı yer birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiş; sanığın firma içinde valizinin olduğunu söylemesi üzerine bahsettiği seyahat firmasının emanet kısmında gösterdiği valiz içinde uyuşturucu maddenin bulunduğu, böylece sanığın aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada beyanları ile suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağlayarak suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli 2021/324 Esas 2021/400 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii taraflarından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle hükmün ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.