Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/17814 E. 2022/14144 K. 08.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17814
KARAR NO : 2022/14144
KARAR TARİHİ : 08.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 09/04/2021 tarih 2021/İHK-4960 sayılı itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak, davanın kabulüne dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, davacının yolcu olduğu araç ile davalıca … sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacı yolcunun yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren faiziyle beraber davalı … şirketinden tahsilini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 140.444,20 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın usulden reddine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, itirazın kabulüne karar verilerek davanın kabulüne, 140.444,20 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 03.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, kaza tarihi itibariyle yürürlükteki yönetmeliğe göre Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.08.2019 tarihli raporda, davacının muayene edilmeden evrak üzerinden maluliyet oranının tespit edildiği, ayrıca davacının yaralanma bölgesi de dikkate alındığında heyet teşekkülünün de hatalı olduğu, ortopedi ve travmatoloji doktorunun heyette bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı bizzat muayene edilmeden maluliyet oranının tespit edilmesi ve heyet teşekkülünün sağlanmamış olması hatalı olup, davacının muayenesi yapılarak, içinde ortopedi ve travmatoloji doktorunun da bulunduğu heyetten alınan raporla maluliyetinin tespiti gerekirken, anılan hususları karşılamayan rapora göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinde “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 08/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.