YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3370
KARAR NO : 2022/12059
KARAR TARİHİ : 12.10.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Hakem sıfatıyla)
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı aleyhine 18/10/2018 gününde verilen dilekçe ile rücuen alacak istemli davada mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen 31/01/2019 günlü karara karşı davacının ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen 25/11/2021 günlü İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, Avcılar ilçesi Ambarlı mahallesi Tesisler yolu cad. Bayırlı …41 pafta 19913 parselde kat irtifakı tapusu bulunan … ve … tarafından taşınmazın bulunduğu bölgenin afete maruz bölge ilan edildiği ve bu sebeple ilgili idarelerin hizmet kusurlarına bağlı olarak oluşan maddi ve manevi zararların tahsili talebi ile açmış oldukları İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 2003/2461 E., 2009/1779 K. sayılı kararı ile kısmen kabul kararı verilerek 276.634,42 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden alınmasına karar verildiğini bu kararın Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün 2010/1460 E. sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, kararda davalıların payları belirtilmediğinden kendilerinden 464.600,00 TL’nin icra marifeti ile tahsil edildiğini, bu nedenle kendi paylarının tenzili ile kalan diğer davalıların her birinin payına düşen 154.866,00 TL’nin davalılardan ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili; İdare Mahkemesi kararının henüz kesinleşmediğini, kusur oranlarının belirlenmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Bakanlığı vekili; İdare mahkemesi kararının kesinleşmediğini, bu nedenle kararın bekletici mesele yapılmasını, kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, İdare mahkemesi kararının Danıştay incelemesinden geçtiği ve neticede reddine karar verildiği bu gerekçe ile hakem sıfatı ile baktığı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
3533 Sayılı Kanun’un 1. maddesi, “Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete, belediye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar bu kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilirler” şeklinde düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun’un 6. maddesinde ise; bu Kanun uyarınca verilen kararların temyiz kabiliyetini haiz olmadığı, bu kararlara karşı sadece itiraz yoluna başvurulabileceği ve itiraz üzerine verilen kararlarında kesin olacağı hükmüne yer verilmiştir.
Ancak 08/03/2018 tarih ve 30354 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve 01/02/2018 tarihinde kabul edilen 7078 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 17. maddesi ile aynen kabul edilen 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesi ile 3533 sayılı Kanunun 6. maddesi; “2 nci madde kapsamında verilen kararlar hariç olmak üzere hakem kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun ilgili hükümleri uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi yapacağı inceleme sonucunda; a)Hakem kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varırsa başvurunun reddine, b)Hakem kararının usul veya esas yönünden hukuka aykırı olduğu kanaatine varırsa gerekirse duruşma açarak yapılacak yargılama sonucunda yeniden esas hakkında, kesin olarak karar verir. İstinaf kanun yoluna başvurulması hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurur” şeklinde değiştirilmiş olup, yine 7078 sayılı Kanunun 18. maddesi ile aynen kabul edilen 694 sayılı KHK’nın 18. maddesi ile 3533 sayılı Kanuna eklenen geçici 4. maddede “6 ncı maddede yapılan değişiklik hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle itiraz aşaması tamamlanmamış olanlar dahil olmak üzere hakemde görülmekte olan davalarda da uygulanır” şeklinde düzenlemeye gidilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, 7078 sayılı Kanunla aynen kabul edilen 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamındaki KHK’nın 17. ve 18. maddeleriyle 3533 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerle, 3533 sayılı Kanun uyarınca hakem sıfatıyla verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna değil, istinaf kanun yoluna başvuru yolu açılmıştır. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi sonucu verilen karar kesin niteliktedir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında temyiz yolunun açık olarak gösterilmesi de bu sonucu değiştirmez.
Şu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olması nedeniyle davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.