Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16217 E. 2022/14309 K. 09.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16217
KARAR NO : 2022/14309
KARAR TARİHİ : 09.11.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı davasında davalılardan Mapfre Genel Sigorta A.Ş. yönünden davanın kabulüne, davalı …. yönünden davanın reddine ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davacılar vekili ve davalılardan Mapfre Genel Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen kararın, süresi içinde davalı … Genel Sigorta A.Ş. vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili; 16.02.2016 tarihinde, davalılardan Mapfre Genel Sigorta A.Ş.’nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve müvekkillerinin desteğinin yönetimindeki araç ile davalı ….’nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu müvekkillerinin desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkili yönünden 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.02.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini, müvekkili ölenin eşi … için 177.263,28 TL, müvekkili ölenin oğlu … için 26.885,82TL, müvekkili ölenin annesi … için 42.222,00 TL olarak artırmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile davacılar … için 177.263,28 TL, … için 26.885,22 TL, … için 42.222,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacılara verilmesine, davalı …ye karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ve davalılardan Mapfre Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin ve davalı ….. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ….. vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı …. vekilinin, davacılardan … ve …’ya yönelik ve davacılardan … ve …’nın, davalılardan Mapfre Sigorta A.Ş.’ye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630,00 TL’dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Somut olayda; ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Davacılardan … için hükmedilen miktar 26.885,22 TL ve davacılardan … için hükmedilen miktar 42.222,00 TL olup davalı tarafça anılan davacılar yönünden temyize konu edilen miktarlar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Bu nedenle Davalı …. vekilinin, davacılardan … ve …’ya yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddi gerekmiştir.
Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve ona tabidir. HMK’nın 366. maddesi yollamasıyla 348. maddesinin 2. fıkrası gereğince asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse temyiz süresini geçirmiş olan taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez. Temyiz yoluna başvuranın temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir.
Davalı …. vekilinin, davacılardan … ve …’ya yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verildiğine göre gerekçeli kararın tebliğinden sonra kararı temyiz etmeyip davalı …. vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğinden sonra katılma yolu ile kararı temyiz eden davacılar … ve … vekilinin de Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 348. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı … vekilinin, davacılardan …’a yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacının desteğinin, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın sürücüsü iken gerçekleşen kazada öldüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartların C.10. maddesi ile 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır.
Yeni genel şartların C.11. maddesine göre yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Sigortacılık Kanunu 11. madde hükmüne göre ise, sigorta sözleşmesinin ana muhtevası müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır” şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.” şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır.
Somut olayda; desteğin sürücüsü olduğu araç ile seyri sırasında 16.02.2016 tarihinde meydana gelen kaza sonucu vefat ettiği; poliçenin düzenlenme tarihinin de 14.12.2015 tarihi olduğu görülmektedir. Davacı eş, kazada hayatını kaybeden ve tam kusurlu olan sürücü desteğin kendi zorunlu mali mesuliyet sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı … şirketi tarafından düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 14.12.2015-14.12.2016 tarihleri olup davalı … şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihi olan 14.12.2015 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre, ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre somut olayda işleten ve araç sürücüsü olan murisin (destek) üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir.
Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda tam kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme de yoktur. Bu sebeplerle; desteğin davaya konu trafik kazasında tam kusurlu olduğu ve desteğin idaresindeki aracın sigortacısı olan davalı … şirketinden destek tazminatı talep etme hakları bulunmadığı (aynı yönde HGK’nun 20.04.2021 tarih, 2020/17-191 Esas ve 2021/514 Karar sayılı ilamı) gözetilmeden, davacı …’nin zararının teminat kapsamında olduğu kabulü doğru değildir.Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre de davacılardan … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin, davacılardan … ve …’ya yönelik ve davacılardan … ve …’nın, davalılardan Mapfre Sigorta A.Ş.’ye yönelik temyiz dilekçelerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davalı … vekilinin, davacılardan …’a yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (3) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacılardan …’un temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan karar harcının istek hâlinde davacılara ve davalı …’ne iadesine, 09.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.