YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3019
KARAR NO : 2022/12247
KARAR TARİHİ : 13.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 04.04.2019 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,talebini talep arttırım dilekçesi ile yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; talebin kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından 114.340,40 TL,geçici iş göremezlik tazminatı bakımından 15.407,39 TL ve geçici bakıcı gideri bakımından 9.594,00 TL olmak üzere toplamda 139.341,79 TL’nin 05.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen itirazın reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 04.04.2019 tarihinde kazanın gerçekleştiği, davacının yaralandığı ve davalıya sigortalı … plakalı aracın sürücüsü olan …’ın meydana gelen kazada kusurlu olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davaya konu olay nedeniyle açılan soruşturma sonucunda 11.06.2019 tarihli uzlaşma tutanağına göre davacı ve dava dışı … uzlaştırmacı huzurunda uzlaşmaya varmış ve sonucunda İstanbul(Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığı 20.06.2019 gün, 2019/74130 soruşturma ve 2019/66783 karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 253/17. bendi; “Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder” hükmünü; aynı maddenin 19. bendi ise “…Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38. maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” hükmünü haizdir.
Öte yandan, 6098 sayılı TBK’nın 166. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre; “Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.” İbranın diğer müteselsil borçlulara etkisine ilişkin bu özel hükümle alacaklının sadece bir borçluyu ibra etmesi üzerine, ibra ettiği borçlunun iç ilişkideki payı kadar, diğer borçlulara karşı da alacak hakkını kaybedeceği hükme bağlanmıştır.
Karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortası, işletenlerin ve işletenlerin kusurlarından kendi kusuru gibi sorumlu olduğu araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan diğer yardımcı kişilerin kusuru ile meydana gelen ve 2918 sayılı KTK’nın 85/1 maddesi kapsamında kalan zararlardan sorumlu olduğuna göre (KTK m. 91/1) işleten ve/veya araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan diğer yardımcı kişilerin zarar görene karşı tazminat yükümlülüğünün kalmadığı durumlarda …’nin de bu kişilere karşı herhangi bir sorumluluğu kalmayacaktır.
Açıklanan nedenlerle, davacı ile davalı … tarafından sigortalı araç sürücüsü … arasında davaya konu olay nedeniyle uzlaşma sağlandığına dair tutanak düzenlendiğine göre, bu konu Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince değerlendirilerek sonucuna ve dosya kapsamına göre karar verilmek üzere itiraz hakem heyeti kararının bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 13.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.