YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5902
KARAR NO : 2023/4604
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/180 E., 2023/311 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 26.11.2014, 24/02/2015
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/137 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.11.2017 tarihli ve 2016/3311 Esas, 2017/6228 Karar sayılı kararı ile;
“1.26.11.2014 tarihli güven alımı ve teslim tesellüm tutanağı, rapor, olay, fiziki, takip ve savcı görüşme tutanağı, kimlik tespit tutanağı, madde tartı ve el koyma tutanağı ve ön ekspertiz raporunda sentetik kanabinoid olduğu değerlendirilen yeşil bitki kırıntıları ve 2 adet kırmızı tabletin ele geçtiğinin anlaşılması ve iddianamede KİM-2015/2191 uzmanlık numaralı ekspertiz raporunda 0,7 gr maddenin ADB-FUBINACI, XLR-11 ve Fluoro-5 PB-22 etken maddelerini içerdiği, 2 adet tabletin ise uyuşturucu ve uyarıcı madde içermediğinin belirtildiği, dosyada mevcut İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 03.02.2015 tarihli KİM-2015/2191 uzmanlık numaralı raporunda ise 0,1 gr beyaz renkli katı madde parçalarının kokain olduğu belirtildiğinden; ele geçen maddelere ilişkin ekspertiz raporu alınıp alınmadığı araştırılarak, alınmış ise aslı veya onaylı örneğinin getirtilip dosya içine konulması, alınmamış ise rapor alınması sağlanarak duruşmada okunup sanıktan diyeceklerinin sorulması,
2. 26.11.2014 tarihli olaya ilişkin 26.11.2014 tarihli “Rapor” başlıklı tutanakta, suç konusu maddelerin sanık … tarafından,… sokak no 13 sayılı ikametin zemin katındaki dairenin camında bulunan, sonradan sanık … olduğu anlaşılan X2 şahıstan alındığının belirtildiği, aynı tarihli olay, fiziki takip ve savcı görüşme tutanağında ise suç konusu maddenin aynı sokaktaki 23 sayılı binanın 1. dairesinin camından alındığının belirtilmesi karşısında; bahsi geçen tutanaklarda imzası bulunan GS 485, GS 511, SKG 437, SKG 465 ve SKG 368 kod numaralı alıcı görevlilerin tanık olarak dinlenerek suç konusu maddelerin alındığı binanın numarası konusundaki çelişkinin giderilmesi ve hangi daireden alındığının belirlenmesi, camdan maddeyi verdiği belirtilen kişinin sanık … olup olmadığının sorulması, bina numarası konusundaki çelişki giderilemez ve hangi daireden alındığı tespit edilemez ise gerektiğinde keşif yapılarak uyuşturucu madde satıldığı iddia olunan yerin tespit edilmesi,
Sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, ”
Nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2016 tarihli ve 2015/76 Esas, 2016/411 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verilmiştir.
D. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2019 tarihli ve 2018/26 Esas, 2019/154 Karar sayılı kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2017/102 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2017/102 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.10.2020 tarihli ve 2017/102 Esas, 2020/2306 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesince birleşen dava dosyasının birlikte incelenmesi neticesinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
F. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.11.2022 tarihli ve 2022/7241 Esas, 2022/12581 Karar sayılı ile;
“Dosya kapsamına göre; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını gerektirir bir neden görülmediğinden sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin CMK’nın 299. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde tespit edildiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanığın 26.11.2014 tarihli eyleminin sabit olduğu, suç tarihi itibarıyla sanığın ikametinde arama yapılmadığı, 24.02.2015 tarihinde arama kararı alınarak binanın kömürlüğünde yapılan arama neticesinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanık ele geçen maddelerin aidiyetini kabul etmese de, poşet üzerinde sanığın parmak izinin tespit edildiği, sanığın 26.11.2014 tarihinde sattığı uyuşturucu madde ile yapılan arama neticesinde ele geçen maddelerin içeriklerinin benzer olduğu, bu nedenle 24.02.2015 tarihinde yapılan arama neticesinde ele geçen maddelerin 26.11.2014 tarihli eylemin devamı niteliğinde olduğu gözetilmeden TCK’nın 43. maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
G. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2023/180 Esas, 2023/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın hem usul hem de esas yönünden hukuka aykırı olduğuna,
2. Mahkûmiyete yeterli somut, kesin bir delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesi gerektiğine,
3. Etkin soruşturma yükümlülüğüne aykırı hareket edildiğine,
4. Müvekkile ait parmak izinin hukuka ve usule aykırı bir şekilde tespit edilmiş olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın 26.11.2014 tarihinde gizli soruşturmacı olan görevlilere para karşılığında sentetik kannabinoid cinsi uyuşturucu veya uyarıcı madde verdiğini, kolluk görevlileri tarafından görgüye dayalı tespit edilmiş olması, 24.02.2015 tarihli eylem yönünden ise, sanığın evinin kömürlüğünde kişisel kullanım sınırlarının üzerinde uyuşturucu ve uyarıcı maddenin ele geçirilmiş olması, 26.11.2014 tarihinde sanığın evinde arama yapılmaması da nazara alındığında, yeni parti mal olduğu veya sonradan temin edildiği konusunda dosyada delil bulunmadığından, ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bakiye madde olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yasal koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Koşulları olmadığı halde her ne kadar hükmün gerekçe kısmında suça konu maddelerin sentetik kannabinoidler sınıfından olması nedeni ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin son cümlesi uyarınca cezaların artırılmasına karar verilmişse de, hüküm kısmında suç tarihleri olan 26.11.2014 ve 24.02.2015 tarihleri nazara alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin son cümlesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek sureti ile gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmışsa da, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin son cümlesinin uygulanmayarak ceza miktarı doğru hesaplandığından bu hususu bozma nedeni yapılmamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2023/180 Esas, 2023/311 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.