Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/18516 E. 2023/4814 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18516
KARAR NO : 2023/4814
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

TUTUKLU

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2021 E., 2021/1915 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 28.11.2019, 06.12.2019
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık …

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2020/88 Esas, 2021/291 Karar sayılı kararı ile;
Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/2021 Esas, 2021/1915 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Sanık ile diğer sanık … arasında iştirak iradesinin bulunmadığına,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık ile diğer sanık … arasında iştirak iradesinin bulunmadığına,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine,
6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, 28.11.2019 ve 06.12.2019 tarihlerinde haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanıklar … ve…’e suça konu sentetik kannobinoid içeren uyuşturucu maddeleri sattıklarının kabul edildiği olaylarda; tanıkların beyanı ve teşhisleri, fiziki takip tutanakları, 06.12.2019 tarihli olaya ilişkin her iki sanığa ait, 28.11.2019 tarihli olaya ilişkin ise sanık …’a ait iletişimin tespiti tutanakları, sanıkların savunmaları, uzmanlık raporları ile tanıklarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin aynı nitelikte ve aynı etken maddelerini içerdiği hususlar gözetilerek, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde tanıklar … ve…’e uyuşturucu madde satmak suretiyle zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine; sanık … yönünden; suça konu maddenin sentetik
kannobinoid içermesi ve birden fazla eyleminin sabit olması nedenleriyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında artırım yapılmasına; sanık … yönünden, suça konu uyuşturucu maddenin sentetik kannobinoid olması ve 06.12.2019 tarihli olayın keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre hastaneye 78 metre mesafede gerçekleşmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasına, temel cezanın birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması dolayısıyla alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine, birden fazla eylemin sabit olması nedeniyle de 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında artırım yapılmasına; sanık …’ın ismini verdiği kişiler hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olduğu anlaşıldığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün, sanığın ikinci kez mükerrir olduğu halde bu hususun kararda belirtilmemesi; sanığın zorunlu müdafii olmaksızın savunması alınarak 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasına muhalefet edilmiş ise de;Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.06.2010 tarih 2010/11-128 Esas 2010/153 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; sanık müdafiinin daha sonraki duruşmalara iştirak etmesi, sanık sorgusundan sonraki 20.08.2020 tarihli duruşmada alınan beyanlara bir diyeceğinin olmadığını dile getirmesi, sanığın hiç bir aşamada savunmasını değiştirmemesi, son sözünün müdafiinin hazır bulunduğu oturumda dile getirilmiş olması karşısında, sorgu sırasında yapılmış bulunan usule aykırı işlemin telafi edilmiş olduğu ve savunma hakkının da kısıtlanmadığı kabul edilerek bu hususlar eleştirilip, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılmadığı halde keşif giderlerinin sanığa yükletilerek yargılama giderlerinin yanlış hesaplanması nedeniyle oluşan hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık ile diğer sanık … arasındaki iştirak iradesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık ile diğer sanık … arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın savunmasında uyuşturucu maddeyi temin ettiğini söylediği “memo” lakaplı şahıs hakkında verdiği bilgilerin soyut nitelikte olması ve kolluk tarafından yapılan araştırmada verilen bilgilerin yetersiz olması nedeniyle böyle bir şahsa ulaşılamadığının bildirilmesi karşısında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/2021 Esas, 2021/1915 karar sayılı kararında sanık … ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.