YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12664
KARAR NO : 2010/13492
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak miras bırakanın üçüncü kişilerden, bizzat satın aldığı 158 ve 159 parsel sayılı taşınmazları davalı eşi adına tescil ettirdiği gibi 880 parsel sayılı taşınmazı da kadastro çalışmaları sırasında davalı üzerine tespit yaptırdığını, yapılan işlemlerin kendisinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürüp, tapu iptali ve miras payı oranında tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, 880 parsel sayılı taşınmazın babası tarafından zilyetliğinin tarafına devredilmiş olup, kadastro tespitinde de adına tespit ve tescil edildiğini, 158 sayılı parseli ağabeyinden, 159 parsel sayılı taşınmazı ise üçüncü kişiden satın aldığını, miras bırakan adına da 8 adet taşınmaz kaydedildiğini, iddiaların doğru olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
İddianın ileri sürülüş biçimi, dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişmeli 158 ve 159 parsel sayılı taşınmazın üçüncü kişilerin satış suretiyle temlikleri sonucu davalı adına tescil edildikleri, satış bedelinin miras bırakan tarafından ödendiği iddiasının gizli bağış olup, olayda 1.4.1974 tarih ve ½ Sayılı İnançları Birleştirme kararının uygulama yeri bulunmadığı, öte yandan, 880 sayılı parselin kadastro çalışmaları sırasında senetsizden zilyetliğe dayalı olarak davalı adına tespit ve tescil edilmiş olup, bu parselde de anılan Tevhidi İçtihatın uygulamayacağı gibi, miras bırakanın kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra vefat ettiğinden 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesi kapsamında da kalmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olması bu gerekçelerle doğrudur.
Ancak, dava reddedildiğine göre kararda ret harcına hükmedilmesi gerektiği halde, nispi harca karar verilmiş olması isabetsizdir. Ne varki, anılan husus yargılamanın yenilenmesini gerektirmediğinden hüküm kısmında 3.paragrafta yer alan “peşin harcın mahsubu ile 358.00.-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “peşin alınan harçtan 17.15.-TL ret harcının mahsubu ile bakiye harcın davacıya iadesine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.