Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1265 E. 2023/1950 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1265
KARAR NO : 2023/1950
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/453 E., 2021/2105 K.
DAVA TARİHİ : 29.08.2019
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurularının Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/173 E., 2020/132 K.

Taraflar arasında alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.07.2017 tarihinde imzalanan şirket yemek sözleşmesinde sözleşmenin süresinin 3 yıl olup 01.01.2020 tarihine kadar geçerli olduğunun yazılı olduğunu, sözleşmenin 7.2. maddesinde sözleşmede belirtilen haller dışında feshedilemeyeceğini, davalı şirketin müvekkili şirket yetkililerine 04.02.2019 tarihinde başlayacak 2. dönemde davalı okulun bünyesinde yerinde üretim kararı aldıklarını bildirdiğini, müvekkili şirketin yerinde üretim yapılacak alanda gerekli hijyen ve sanitasyon kurallarının sağlanamayacağını bildirmesi üzerine sözleşmenin davalı tarafça tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 34.090,36 TL cari hesap alacaklarıının son fatura tarihi olan 01.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle müvekkili şirketin kar mahrumiyeti, yatırım maliyet zararı ve alacak faturalarının geç ödenmesinden kaynaklanan faiz alacaklarına ve sözleşme gereği yaptığı demirbaş yatırımlarından doğan zararlarına karşılık 5.000,00-TL maddi tazminatın sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.08.2020 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamış sonraki beyanlarında özetle; sözleşmenin okuldaki öğrenci sayısı baz alınarak değil, gramaj baz alınarak imzalandığını, sözleşmenin feshinin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı ve davacı vekilinin davalı tarafın delil sunmasına muvafakatleri bulunmadığını beyan etttiğinden davalı tarafından dosyaya sunulan delillerin değerlendirilmediği, toplanan delillerden davalı tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiği hususu ispat edilemediği, davacının taraflar arasında yapılan sözleşmede vade farkının kararlaştırılmadığı, taraflar arasında uygulamada da bu yönde teamül bulunmadığından vade farkı talep edemeyeceği, hem davacı ticari defterleri hem de davalı ticari defterlerinde dönem sonu itibariyle davalının davacıya 24.505,88-TL borçlu olduğu, cari hesap alacağı talebi kabul edildiği, sözleşmenin 14.maddesi gereğince davacının iş başlangıcında yapmış olduğu 65.000,00-TL yatırım miktarının sözleşmenin bitim tarihinden önce feshedilmesi durumunda ne kadar ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafından haksız fesih yapıldığından sözleşme kapsamında belirlenen davacının yatırım zararının 43.000,00-TL olduğu, sözleşmenin tek taraflı olarak davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle davacının kar mahrumiyeti zararını talep edebileceği, bilirkişi heyetince yapılan hesaplama uyarınca davacının kar mahrumiyetinin 34.854,27-TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı şirkete kesilerek gönderilen 16/11/2018 tarih ve 354456 seri nolu 9.584,47 TL’lik vade farkı faturasından doğan alacağının olmadığı yönündeki kararı ve davadaki alacakları için ticari faiz talep etmelerine rağmen yasal faiz kararı verilmesi hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının vade farkı alacağının reddine ilişkin hükmü isabetli olup, diğer alacak kalemlerinin davalı tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ancak davacının iddia ettiği alacak kalemlerinin hepsi belirli olup, belirsiz alacak olarak talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı, davacının 26.08.2020 tarihli dilekçesi ıslah olarak kabul edilse dahi dava dilekçesinde talep edilmeyen ancak ıslah dilekçesinde talep edilen kısımlara ilişkin faizin ıslah dilekçesinden (26.08.2020) itibaren hükmedilmesi gerekmekte iken faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi isabetsiz bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde ticari defter deliline dayanmadığı ancak yargılamanın ilerleyen aşamalarında ticari defter deliline dayandığı ve sonradan bildirilen delil doğrultusunda hüküm kurulduğunu, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmenin ancak toplu zehirlenmenin olması halinde sözleşmenin feshedilebileceğine ilişkin maddesinin kesin hükümsüz olduğunu, mahkemece dinlenen tanıkların davacı şirkette uzun yıllardır çalışmakta olduğunu, beyanlarının işveren baskısıyla verildiğini ve işvereni korumaya yönelik olduğunu, davacının 34.090,36-TL tutarında fatura alacağı olduğundan bahsettiğini ancak bu faturaların hangi döneme ve hangi ilişkiye istinaden düzenlendiğinden ne kadarının hizmet bedeli ne kadarının vade farkı faturası olduğundan bahsetmediği, müvekkil sözleşme süresince davacıya tüm ödemelerini düzenli olarak yaptığını, davacıya herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen alacak kaleminin müvekkilden tahsiline karar verilmesi isabetsiz olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüş, ek olarak istinaf incelemesinde ticari faiz talebi yönünden değerlendirme yapılmadığı beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki şirket yemek sözleşmesinin feshi nedeniyle kar mahrumiyeti, yatırım maliyet zararı ve cari hesap alacağı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; davanın tarafları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 16 ncı maddesi gereğince tüzel kişi tacirdir. Uyuşmazlık konusu olan sözleşme tarafların ticari faaliyetleri ile ilgili olduğundan TTK’nın 19 ncu maddesi gereğince ticari iştir. Davacı taraf dava konusu ettiği alacağa avans faizi talep edebileceğinden ve dava dilekçesinde ticari faiz istenildiğinden mahkemece hükmedilen alacağa yasal faiz uygulanması doğru olmamıştır.

3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava tarihi itibariyle alacağın miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olduğundan HMK’nın 107 nci maddesine göre belirsiz alacak davası açılamayacağı, ancak belli bir miktar gösterilerek talepte bulunulduğundan davacının davasının HMK 109 uncu maddesinde ifade edilen kısmi dava niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde kabul edilen alacağın dava dilekçesinde istenilen kısmına dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile artırdığı kısma ıslah harcının yatırıldığı 26.08.2020 tarihinden avans faiz uygulanması gerekirken alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isabetli olmamıştır.

4. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı maddesinin “b” bendinde bulunan “102.360,12 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal” ibaresinin karardan çıkarılarak yerine “29.505,85 TL’nin dava tarihinden, 72.854,27 TL’nin 26.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.