YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10522
KARAR NO : 2010/11661
KARAR TARİHİ : 04.11.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı ile kayden paydaş oldukları 617 parsel sayılı taşınmazın tamamını davalıların kullandıklarını ve semerelerinden faydalandıklarını ileri sürerek, elatmalarının önlenmesi ile 10.000.-TL ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Dahili davalılara usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmadıkları gibi yanıtta vermediklerinden, yargılama gıyaplarında yürütülmüştür.
Davanın kabulüne ilişkin verilen karar, Dairece; “çekişmeli yeri davalılar… ve …’in tasarruf etmedikleri, dava dışı …ve … isimli kişilerin tasarrufu altında bulundurdukları anlaşılmaktadır. Bu durumda davalılar… ve … bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken haklarında kabul kararı verilmesi isabetsizdir. Öte yandan davada sıfatı olmayan ve taşınmazı tasarruf eden …ve … bakımından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nitelikteki bir kişiye dahili dava yoluyla, davalı sıfatı verilmesine de usulen olanak yoktur. Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak, davalılar yönünden davanın reddine, dahili davalıların, davada sıfatlarının bulunmaması sebebi davanın bunlar yönünden de reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.