Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/22035 E. 2023/3582 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22035
KARAR NO : 2023/3582
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli ve 2015/6 Esas, 2015/308 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık … hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 … maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanık … hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 … maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’ın temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğine ve mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık …’ın temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğine ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek sanık …’ın alacaklı, müteveffa …’ın ise borçlu olduğu 30.05.2006 keşide tarihli, 30.05.2011 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli suça konu senedi sahte olarak tanzim ettikleri ve bu senetle ilgili sanık …’ın, borçlu …’ın yasal mirasçıları aleyhine icra takibi başlattığı iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık … savunmasında; sanık … ile arkadaş olduğunu, yaklaşık 5 yıl önce …’ın babası … …’a 50.000,00 TL borç verdiğini, fakat karşılığında senet almadığını, … ile olan arkadaşlığına güvendiğini, … … öldükten sonra …’ın kendisini arayarak eşinin borcuna ilişkin senet vermek istediğini söylediğini, senet bedeli ödenmeyince de …’ın yasal mirasçıları hakkında icra takibi başlattığını beyan etmiştir.
3. Sanık … savunmasında; annesi vefat ettikten sonra kız kardeşleri ile anlaşmazlık yaşadığını, ortaklığın giderilmesi davası kapsamında yapılan keşif esnasında diğer mirasçılara “elimde annemin boş senedi var, bunu istediğim gibi dolduracağım” demediğini, sanık …’ın arkadaşı olduğunu ancak annesinin …’a suça konu senedi verme nedenini bilmediğini, …’ın yanına gelerek “annenizden senet aldım bunu ödeyin dediğini” beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
4. Katılan … ifadesinde; anne ve babasının maddi durumunun iyi olduğunu, sanık …’dan borç istemelerinin mümkün olmadığını, annesi vefat ettikten sonra ortaklığın giderilmesi davası açtığını, bu dava kapsamında yapılan keşif esnasında kardeşi olan sanık …’ın “elimde annemin senedi var, onu icraya koyacağım, babam için de hazırlığım var, gerekeni yapacağım” dediğini, kardeşi … ile sanık …’ın anlaşarak suça konu senedi sahte olarak tanzim ettiklerini, hakkında yapılan icra takibi neticesinde aracına haciz konulduğunu ancak takip durdurulduğu için satış işleminin gerçekleşmediğini belirtmiştir.
5. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 17.01.2014 tarihli raporunda senet üzerindeki yazıların … ve …’ın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte uygun kaligrafik bulgular tespit edilemediği, … adına atılı borçlu imzalarının ise kişilere ait kaligrafik hususiyetleri içermeyen karalama tarzında imzalar olması sebebiyle … ve …’ın elinden çıkıp çıkmadığı hususunda müspet veya menfi bir kanaat beyanında bulunulabilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
6. Aksaray İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/242 Esas sayılı dosyası kapsamında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Öğretim Görevlisinden alınan 28.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda; borçlu imzasının paraf niteliğinde bir karalama olduğu, şahsın zaman zaman parmak basarak kimi zaman da titrek ama baskı izleri derin semboller şeklinde farklı biçimlerde grafolojik örnek oluşturduğunun anlaşıldığı, bu şeklin başlangıç, tekrar ve baskı izleri açısından kendi içinde benzerliklerinin olduğunun gözlendiği, senet üzerindeki imzalarda ise atılan imzaların kendi aralarında çelişkiler oluşturduğu, yapılış biçimi ve baskı izleri açısından ise farklılıklar içerdiği, şahsın orijinal imza ve paraflarındaki baskı izlerindeki kararlı derinliğe, senet üzerindeki imzalarda rastlanılmadığı, son derece titrek ve kararsız olduğu, bu nedenle …’ın imzaları ile farklılıklar içerdiği, senedin ne şekilde, hangi zaman diliminde hazırlandığı belli olmamasına rağmen yazı ve rakam kısmının mavi mürekkepli kalem ile bir el ürünü, imza kısmının ise yine farklı bir mavi mürekkepli kalem ve el ürünü olduğu belirtilmiştir.
7. Mahkemece suça konu senet aslı 21.04.2015 tarihli celsede incelenmiş, yasal unsurlarının tam olduğu ve aldatma kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
8. Mahkemece, sanık …’ın Aksaray 1. Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan 17.06.2013 tarihli keşif sırasında “siz benden ecrimisil bedeli istiyorsunuz, bende anamın senedi var onu doldurur icraya koyarım” dediğinin katılan … ve tanık … tarafından doğrulanması, sanık …’ın ifadesinde yaklaşık 5 yıl önce yani 2008 yılında katılanın babası olan … …’a borç verdiğini, daha sonra da katılanın annesi olan …’dan bu borç karşılığında suça konu bonoyu aldığını beyan etmesine rağmen , nüfus kayıt örneklerinden … …’ın 08.03.2006 tarihinde, …’ın ise 28.07.2007 tarihinde vefat ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle sanık …’ın gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun belirlenmesi, sanık …’ın maddi durumunun araştırılması neticesinde asgari ücretle çalıştığının, motorunda çok sayıda haciz ve rehin bulunduğunun, borç verdiğini iddia ettiği zamanda 50.000,00 TL gibi yüksek bir miktarda borcu verebilecek maddi güce sahip olmadığının tespit edilmesi, sanıklar arasındaki anlaşmayı gösterir şekilde sanık …’ın, sanık … tarafından yapılan icra takibine itiraz etmemiş olmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların iştirak iradesi ile hareket ederek suça konu senedi sahte olarak düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik, sahte olarak düzenledikleri senedi tahsil amacıyla icra takibine konu etmek suretiyle de kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuş,suç konusunun önem ve değeri ile suçun işleniş şekli birlikte değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiş, sanıkların sabıkalı geçmişi ve cezanın faillerin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince takdiri indirim nedeni uygulanmamıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları, 17.01.2014 tarihli Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü raporu ve 28.10.2014 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği yönündeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 151 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen mala zarar verme suçunun, 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, uzlaştırma işleminin yerine getirilip getirilmediği araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilam veya diğer adli sicil kayıtlarının esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi ve gerekçeli karar başlığında “12.07.2013” şeklinde yazılan suç tarihinin, suça konu senedin icra takibine konu edildiği “05.07.2013” tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık … Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık … ile katılan …’in kardeş oldukları anlaşılmakla; aynı konutta beraber yaşadıklarının tespiti halinde 5237 sayılı Kanun’un 167 nci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkında ceza verilemeyeceği, aynı konutta beraber yaşamadıklarının tespiti halinde ise aynı Kanun’un 167 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği suçun şikayete tabi olduğu ve sanık hakkında hükmolunan cezadan indirim yapılması gerektiği, aynı zamanda hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ”etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması sebebiyle soruşturma ve kovuşturulması şikayete bağlı olan 5237 sayılı Kanun’un 167 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle 6763 sayılı Kanun’un 35 … maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 31.05.2020 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli ve 2015/6 Esas, 2015/308 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli ve 2015/6 Esas, 2015/308 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

C. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli ve 2015/6 Esas, 2015/308 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.