YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19346
KARAR NO : 2023/3605
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2015/21 Esas ve 2015/167 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve 46.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü,58 … maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’nın temyiz isteği; cezayı temyiz ettiğine ilişkindir.
2.Sanık …’ın temyiz isteği; temyiz hakkını kullanmak isteğine ilişkindir.
3.Katılan vekilinin temyiz isteği; cezaların asgari oranda tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu, sanıkların yeterli miktarda ceza almadığı, cezalarda indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, bankanın zarara uğradığı, hükümlerin bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’ın hazırlayıp sanık …’a verdiği nüfus cüzdanı ile Finansbank Bağcılar ve Şirinevler Şubelerine müracaat ederek açılan 46823461 ve 47004950 numaralı hesaplar üzerinden 20.000,00 TL. ve 3.000,00 TL kredi çekildiği anlaşılmaktadır.
2. Sanık …’ın daha önce TEB Yalova İskele şubesine şikayetçiye ait sahte nüfus cüzdanıyla müracaat ederek 10.000,00 TL kredi tahsis edilmesini sağladığı ve çıkan bu krediyi TEB Avcılar şubesinden yine aynı sahte kimlik belgesiyle çekmek isterken Emniyet görevlilerince yakalanarak hakkında soruşturma yapılarak Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/59046 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/321 Esas, 2014/329 Karar sayılı ve 24.09.2014 tarihli kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 158/1.j-son, 58/1, 53, 204/1, 53,54 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve bu dosyada da kullanılmış olan sahte nüfus cüzdanının Küçükçekmece Adli Emanetinin 2014/2721 sırasında kayıtlı iken dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği, ancak kararın kesinleşmediği görülmüştür.
3.Mahkemesince, sanıkların sahte bir kimlik temin etmek için kimliği tespit edilemeyen şahıslara Sanıklardan …’ın vesikalık fotoğraflarını verdikleri ve bu şahıslardan Katılan …’ün nüfus bilgilerini ihtiva eden ancak Sanık …’ın fotoğrafı yapıştırılmış nüfus cüzdanını temin ettikleri ve böylece katılan adına tanzim edilmiş sahte nüfus cüzdanı bilgileri ile katılan bankadan kredi alabilmek için katılan bankanın Şirinevler ve Bağcılar şubelerine mesajlar atıp kredi taleplerini ilettikleri, katılan bankanın bu iki şubesince Sanık …’ın kredi taleplerinin kabul edilmesi üzerine Sanık …’ın diğer sanık ile bu banka şubelerine gidip, diğer sanığın dışarıda bekleyip Sanık …’ın şubelere girip 20.000,00 TL. ve 3.000,00 TL. kredi için bu şubeler ile sözleşmeler yaptığı ve zikrolunan kredileri alıp diğer sanık ile eşit olarak paylaştığı gerekçesiyle sanıkların mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar Hakkında Banka Veya Diğer Kedi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1.Sanıkların, kredi işlemleri sırasında Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığı olan sahte nüfus cüzdanını kullanması nedeniyle eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158/1-j maddesinin yanında aynı Kanun’un 158/1-d maddesine de temas etmesine rağmen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e), (f) (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 158/1-j-son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken önce 5 gün adli para cezası belirlenip, arttırım ve indirimler yapıldıktan sonra günlüğü 20,00 TL üzerinden paraya çevrilmesi, daha sonra da sonuç cezanın haksız elde olunan yararın iki katına çıkarılması suretiyle eksik ceza tayini,
3.Sanıklar hakkında; hükmün gerekçe kısmında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158/1-j maddesi gereğince banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan hüküm kurulduğu açıklanmasına rağmen sanıklarla ilgili ilgili hüküm kısmında 5237 sayılı Kanun’un 158/1-f maddesi yazılması,
2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden;
1.Sanık …’ın daha önce TEB Yalova İskele Şubesine şikayetçiye ait sahte nüfus cüzdanıyla müracaat ederek 10.000,00 TL kredi tahsis edilmesini sağladığı ve çıkan bu krediyi TEB Avcılar Şubesinden yine aynı sahte kimlik belgesiyle çekmek isterken Emniyet görevlilerince yakalanarak hakkında soruşturma yapılarak Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/59046 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/321 Esas, 2014/329 Karar sayılı ve 24.09.2014 tarihli kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 158/1.j-son, 58/1, 53, 204/1, 53, 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve bu dosyada da kullanılmış olan sahte nüfus cüzdanının Küçükçekmece Adli Emanetinin 2014/2721 sırasında kayıtlı iken dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği, ancak kararın kesinleşmediğinin anlaşıldığı; belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu ve suça konu nüfus cüzdanı aslının aldatıcılık niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, suça konu nüfus cüzdanının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulmasından sonra, sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve incelemeyle hükümler kurulması,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı … Ceza Kanunu ile 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek; açıklanan ilkeler doğrultusunda, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında aynı suç işleme kastıyla değişik zamanlarda birden fazla kez sahte kredi sözleşmesi tanzim ettiği iddia edilmekle ve yapılan UYAP sorgulamasında sanık … hakkında Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/321 Esas, 2014/329 Karar sayılı dosyasında 16.05.2014 tarihinde aynı kimlikle kredi çekerken yakalandığı ve hükmün kesinleşmediği anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve mükerrer yargılama yapılmaması, sanığın fiillerinin her biri yenilenen kararla işlenmiş ayrı suçları mı yoksa bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından; sanık hakkında başka sahte nüfus cüzdanlarıyla kredi çekmekten dolayı resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davaların tespit edilmesi, dava dosyaları getirtilip incelenerek özetlerinin duruşma tutanağına yazılması, aynı fiiller nedeniyle açılmış dava veya verilmiş hüküm olup olmadığının belirlenmesi, farklı fiiller nedeniyle dava açılmasına rağmen aralarında zincirleme suç ilişkisinin bulunması halinde ise, mümkünse davaların birleştirilmesi, birleştirme olanağının bulunmaması durumunda bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi; zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde kesinleşen hükümlerin kapsamı dışındaki suçlar nedeniyle ek ceza verilip verilmeyeceği de tartışılarak hüküm kurulması gerektiği dikkate alınmadan, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
3.Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra yeni suçun işlenmiş olması gerektiği; sanık … hakkında tekerrüre esas alınan Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/44 Esas ve 2013/1166 Karar sayılı kararının suç tarihinden sonra kesinleştiği gözetilmeyerek sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Sanıklar Hakkında Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2015/21 Esas ve 2015/167 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.