YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/876
KARAR NO : 2023/3677
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun reddi, istinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
Sanıklar … ve … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve sanıklar … ile … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan … vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “başvuranın buna … bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar …, …, … ve … hakkında mağdur …’e yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarı, istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen ceza miktarını arttırmayan kararı ile bu suça yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında katılanlar …, … ile şikayetçiler … ve …’ya yönelik eylemleri nedeniyle; sanık … hakkında katılanlar … ve …’e karşı eylemleri nedeniyle; sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik eylemleri nedeniyle; sanık … hakkında şikayetçiler … ve …’ya yönelik eylemi nedeniyle ve sanık … hakkında katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar …, …, …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmolunan cezaların süresi dikkate alınarak 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine; sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, ileri sürülen temyiz sebepleri ve dosya kapsamına göre aynı fıkra gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2021/398 Esas, 2022/253 Karar Sayılı Kararı İle
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanıklar … ve … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve sanıklar … ile … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatlerine,
2. Sanıklar …, …, … ve … hakkında mağdur …’e yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 168 … maddesinin birinci fıkrası, 52, 53 ve 58 nci maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis ve 225.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar … ve … yönünden cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Sanık … hakkında; katılanlar … ve …’e yönelik eylemi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 43, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 25.727.040,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4. Sanık … hakkında;
a. Katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis ve 180.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis ve 270.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
5. Sanıklar … ve … hakkında …’e yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
6. Sanıklar … ve … hakkında şikayetçiler … ve …’ya yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis ve 748.260,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
7. Sanık … hakkında katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl hapis ve 258.540,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 19.09.2022 tarihli ve 2022/2651 Esas, 2022/1564 Karar Sayılı Kararı İle
1. İlk Derece Mahkemesince sanıklar … ve … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve sanıklar … ile … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan … vekillerinin istinaf başvurularının “başvuranın buna … bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine,
2. İlk Derece Mahkemesince sanıklar … ve … hakkında şikâyetçiler … ve …’ya yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafiilerinin ve sanık … müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile, elde edilen menfaat miktarı azaltılıp etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak sanıkların sonuç itibarıyla 4 yıl 6 ay hapis ve 240.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine,
3. Hukuki Süreç bölümünün (A) alt başlığında belirtilen diğer hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekillerinin temyiz istemi; suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarının oluştuğuna, sanıklar … ve …’ın da dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiilerinin temyiz istemi; sübûta, zarar miktarına, 5237 sayılı Kanun’un 43 ve 158 … maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması, alt sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim uygulanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
3. Sanık … ve müdafiinin temyiz istemi, sübûta, eksik araştırma ile karar verildiğine, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
4. Sanık … müdafiinin temyiz istemi, sübûta, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiğine, adli para cezasının yanlış hesaplandığına, alt sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim uygulanması gerektiğine, son sözün sorulmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
5. Sanık … müdafiinin temyiz istemi, sübûta, alt sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim uygulanması gerektiğine, son sözün sorulmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
6. Sanık … müdafiileri, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin de usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararı temyiz ettikleri anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1 nolu eylemde; 23.11.2020 tarihinde katılanlar … ve …’in aynı anda ayrı ayrı üç GSM hattından arandıkları, arayan kişilerin kendilerini savcı ve emniyet görevlisi olarak tanıttıkları, FETÖ soruşturmasında adlarının geçtiğini, operasyon yapılacağının, evde bulunan ziynet eşyaları ve paraların gelecek görevliye teslim edilmesi gerektiğinin, operasyon sonrası teslim alınan para ve ziynet eşyalarının geri iade edileceğinin söylendiği, katılanların da bu söylenenlere kandıkları, bunun üzerine aynı gün evde bulunan 250.000,00 TL, 45.000,00 Dolar, 5.000,00 Euro, Cartier Marka saat, 2 adet Rolex erkek saati, 2 adet büyük gerdanlık, 1 adet Vecheron Constantin kol saati, küpe, yüzük, kolye, 105 tam altın, 75 Cumhuriyet altını, 80 adet bileziği alan katılan …’in belirlenen yerde kır saçlı, gözlüklü, cerrahi maskeli bir şahsa teslim ettiği, 24.11.2020 tarihinde katılanlarla tekrar telefonla irtibat kurularak bankadaki paralarının da bu şekilde teslim edilmesinin istendiği, bunun üzerine katılan …’in, Garanti Bankası Göktürk / Kemerburgaz Şubesinde hesabından 24.433,00 Dolar ve 33.300,00 Euro’yu çektiği, yine belirtilen yere bıraktığı, 25.11.2020 tarihinde katılanların tekrar arandıkları, bu kez ortak hesaptaki paranın da teslim edilmesinin istendiği, bunun üzerine katılan …’in İş Bankası Nişantası Özel Bankacılık Şubesine giderek annesi ile ortak hesapta bulunan 400.000,00 Doları çekerek götürüp belirlenen yerde teslim ettiği, sonrasında katılanların dolandırıldıklarını anladıkları ve olayı kolluğa intikal ettirdikleri, başka bir eylemde yakalanan sanık …’ın cep telefonu üzerinde yapılan incelemede; çok sayıda ziynet eşyası ve para videolarının bulunduğu, bu video da yer alan ziynet eşyalarının katılan …’e ait olduğunun belirlendiği, yine sanık …’ın telefonundaki Whatsapp görüşmelerinde müştekilerin adresinin konumunun atılmış olduğunun belirlendiği, keza sanık …’in ”Kemerköy sitesi nerededir ?” şeklinde İnternet’ten arama yaptığının görüldüğü, katılan …’in kendisinden para alan kişi olarak sanık …’ı teşhis ettiği, bu şekilde sanık …’ın, katılanlara karşı kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle zincirleme şekilde en az üç kişiyle birlikte dolandırıcılık suçunu işlediği, her iki katılanın da ayrı telefonlardan aynı anda başka kişiler tarafından arandığı, ilk gün parayı almaya gelen kişinin sanık … olduğu, üçüncü gün yani 25.11.2020 tarihinde sanık …’in bir başka olaya daha katıldığı, dolayısıyla 25.11.2020 tarihinde paraya alan kişinin bir başka şahıs olmasının gerektiği, bu durumda katılanlara yönelik eylemin üç ve daha fazla kişi tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
2 nolu eylemde; 05.01.2021 tarihinde katılan …’ın kullanımında olan 0232 … 54 ve 0543 … 92 numaralı telefonların 0533 … 71 numaralı hattan arandığı, arayan kişinin kendisini polis memuru olarak tanıttığı, katılana adının kara para aklama işine karıştığının söylendiği, bu yüzden banka hesabındaki parasını çekerek, gönderilecek polise teslim etmesi talimatının verildiği, katılanın buna inanarak İş Bankası hesabında bulunan 60.000,00 TL’yi çektiği, evine gelen kişiye teslim ettiği, daha sonra dolandırılmış olduğunu anladığı, ”BTK.F.01.TK.4219214704” sayılı konuşma kaydında; temyiz dışı sanık …’in olay günü 0534 … 96 numaralı telefon ile görüşme yaptığı, bu görüşmede …’ın, katılan …’ın bulunduğu apartman dairesine yönlendirildiği, kendisini … olarak tanıtması ve katılandan içerisinde para bulunan poşeti alıp çıkması yönünde talimat aldığı, “BTK.F.01.TK.4223469296″ sayılı tapede; sanık …’ın kullanımında bulunan 0538 … 65 numaralı GSM hattı ile 0536 … 13 numaralı GSM hattı arasında eylem sonrası görüşme gerçekleştiği, görüşmede; karşı taraftaki şahsın İzmir’de yapılan işi sorduğu, sanık … …’nin ise; İzmir Karşıyaka’dan ”geçen hafta 60.000,00 TL iş yaptık” dediği, ”BTK.F.01.TK.4223470100″ ve “BTK.F.01.TK.4223470379″ numaralı tapelerde; sanık …’ın 0536 … 13 numaralı GSM hattına ”Karşıyaka” ve ”Bostanlı” yazılı SMS gönderildiğinin görüldüğü, dolayısıyla söz konusu eylemin sanıklar … ve … tarafından gerçekleştirildiğinin sübuta erdiği, katılanın değişik telefonlardan birden fazla kişiyle aranması, paranın farklı kişi tarafından alınması gibi olgular dikkate alındığında en az üç kişinin eylemde rol aldığı, böylece sanıkların kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle katılanı üç ve daha fazla kişinin iştirakiyle dolandırdıklarının, sanıkların savunması, katılan beyanı, dinleme kayıtları ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmakla; sanık … ile temyiz dışı sanık …’in cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
3 nolu eylemde; katılan …’ün 11.01.2021 tarihinde kullanmış olduğu iki telefon numarasının ayrı ayrı 0536 … 07 ve 0534 … 71 numaralı hatlardan arandığı, telefondaki kişinin kendisini polis memuru olarak tanıttığı, bankadaki hesabına girilip hesabındaki paranın FETÖ’ye aktarılacağının söylendiği, parayı çekip gelecek şahsa teslim etmesi talimatının verildiği, katılanın söylenenlere inanarak Halk Bankası hesabında bulunan 90.000,00 TL’yi çekerek, evine gelen kişiye teslim ettiği, sonrasında da dolandırıldığını anlayarak şikâyetçi olduğu, “BTK.F.01.TK.4223665449” ve “BTK.F.01.TK.4223684410” numaralı tapelerinde; sanık …’ın olay günü 0552 … 75 numaralı hat ile katılanı arayan 0534 … 71 numaralı hatlarla görüştüğü, bu görüşmede; katılan kastedilerek, tek başına olduğunun gündeme getirildiği, 90.000,00 TL’lik bir meblağdan bahsedildiği, katılanın adres bilgilerinin paylaşıldığı, sanığın amca oğlu diye hitap ettiği kişiyi adrese yönlendireceğinin konuşmada geçtiği, “BTK.F.01.TK.4223710878” ve “BTK.F.01.TK.4223717356” sayılı tape kayıtlarında da; sanık …’ın bu olayda yer alan ve bu olaydan dolayı İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2021/45 Esas sayılı dosyasında yargılanan ve mahkûm olan …’le görüştüğü, görüşmede; …’ın, … …’ye ”amca oğlu sana taraf geliyorum… işim bitti” dediği, katılanın İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2021/45 Esas sayılı dosyasında parayı alan kişi olarak …’i teşhis ettiği, katılanın değişik telefonlardan birden fazla kişiyle aranması, paranın farklı kişi tarafından alınması gibi olgular dikkate alındığında en az üç kişinin eylemde rol aldığı, böylece sanık …’ın üç ve daha fazla kişiyle kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle katılana yönelik atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, sanığın savunması, …’in mahkûmiyetine dair İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/45 Esas sayılı kesinleşmiş mahkûmiyet kararı, telefon dinlemeleri ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmakla; sanık …’ın cezalandırılmasına karar verildiği; her ne kadar, sanıklar … ve … hakkında katılan …’ün dolandırılması eylemine katıldıklarından bahisle dava açılmışsa da; adı geçen sanıkların bu suçu işlemediklerini savundukları, bu savunmalarının aksinin kanıtlanmadığı, bu veriler altında sanıkların bu eyleme katıldıklarının yeterli, inandırıcı ve kesin delillerle sübuta ermediği anlaşılmakla; sanıklar … ve …’ın beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
7 nolu eylemde; şikayetçiler … ve …’nın kardeş oldukları, birlikte Zümrütevler Mahallesi, … Sokakta bulunan ikametlerinde kaldıkları, 23.02.2021 tarihinde evde bulunan 0216 … 45 numaralı sabit hattın arandığı, arayan kişinin kendisini polis olarak tanıttığı, telefonda konuştuğu …’yı karakola çağırdığı, bunun üzerine …’nın kardeşine ”karakoldan çağırıyorlar” diyerek evden ayrıldığı, akabinde evdeki telefonun tekrar arandığı, telefonu açan …’ya karşıdaki şahsın Maltepe Emniyetinden aradığını, kardeşinin emniyette bulunduğunu, evde bulunan para ve altınları vermemesi halinde kardeşinin tutuklanabileceğinin bildirildiği, şikâyetçi …’ın söylenenlere inanarak evde bulunan kendisine ve kardeşine ait 215.000,00 TL ile 4.900,00 Doları gelen şahsa verdiği, daha sonra …’nın eve geldiği, durumu öğrendiği, katılanların şikâyette bulundukları, bu gelişmeden ayrı olarak aynı gün Asayiş Şube Müdürlüğü’ne ihbarda bulunulduğu, ihbarda; şikâyetçiler … ve …’nın adresleri verilerek dolandırıldıkları, eylemi gerçekleştiren kişilerden birisinin Siverekli … olduğunun söylendiği, bulunduğu yerin tarif edildiği, bunun üzerine güvenlik görevlilerinin tarif edilen yere gittikleri, sanık …’ı yakaladıkları, sanık …’da 193.100,00 TL nakit paranın ele geçirildiği, şikâyetçi …’ın paraya alan kişi olarak simasından sanık …’ı, telefonla konuşan kişi olarak sesinden sanık …’ı teşhis ettiği, birden fazla kişinin konuşması, …’ın gelip parayı alması gibi olgular dikkate alındığında; bu olayda en az üç kişinin rol almış olduğu, böylece sanıklar … ve …’ın şikâyetçilere yönelik nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri, sanık …’ın ikrarı, tape kayıtları, şikâyetçi …’ın teşhisi ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmakla; sanıklar … ve …’ın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
14 nolu eylemde; 25.02.2021 tarihinde katılan …’in telefonla arandığı, arayan kişinin kendisini başkomiser olarak tanıttığı, hesaplarının terör örgütleri tarafından ele geçirildiğinin, aklanabilmesi için yürütülen operasyona yardımcı olması gerektiğinin, bu çerçevede evde bulunan altınları ve paraları poşet içerisinde tarif edilen yere bırakmasının söylendiği, katılanın söylenenlere kanarak toplam değeri 129.275,00 TL olan 36 adet Ata altını, 1 adet beşi bir yerde zinciri, 28 gram ağırlığında bileziği, bir adet çeyrek altını, bir adet 1 gram altını poşete koyarak belirtilen yere bıraktığı, sanık …’in, katılanın poşeti bıraktığı yere gelerek poşeti aldığı, böylece sanık …’in atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, katılanın beyanı, sanık …’in tevilli ikrarı ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmakla; sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıklar … ve … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve sanıklar … ile … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan … vekillerinin istinaf başvurusunun “başvuranın buna … bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine; İlk Derece Mahkemesince 1, 2, 3 ve 14 nolu eylemler yönünden kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği; 7 nolu eylem yönünden ise, şikâyetçiler … ve …’nın zararlarının tamamen giderildiğine ilişkin beyanları ve dosya kapsamından toplanan delillere göre, etkin pişmanlık nedeni ile sanıklar … ve …’ın cezasından indirim yapılması gerekçesiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Sanıklar … ile … Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma Suçlarından Verilen Karara Yönelik Katılan … Vekillerinin Temyizi Yönünden
Sanıklar … ve … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve sanıklar … ile … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan … vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “başvuranın buna … bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanıklar …, …, … ve … Hakkında Mağdur …’e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2021/398 Esas, 2022/253 Karar sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 168 … maddesinin birinci fıkrası, 52, 53 ve 58 nci maddeleri uyarınca kurulan “4 yıl 6 ay hapis ve 225.000,00 TL adli para cezası” ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık … müdafiileri, sanık … müdafii, sanık … müdafiileri ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmiştir.
C. Sanık … Hakkında Katılanlar … ve …’e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiilerinin Temyizi Yönünden
1. Sanık müdafiilerinin sübûta, zarar miktarına, 5237 sayılı Kanun’un 43 ve 158 … maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiğine ilişen temyiz sebepleri yönünden; katılanların aynı anda farklı numaralardan aranıp kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan kişilerce adlarının örgüt soruşturmasında geçtiği ve kendilerine yardımcı olunacağı söylenerek aldatılmaları, sanığın ilk gün para, altın ve ziynet eşyalarını alan kişi olarak katılan … tarafından teşhis edilmesi, ilk gün para ve altınlar teslim edildikten sonraki iki günde de menfaat temin edilmesi, sanığın telefonunda katılanların ziynet eşyalarına ve adreslerine ilişkin kayıtlar bulunması, sanığın bu kayıtların ismini hatırlamadığı bir arkadaşı tarafından şaka amaçlı kendisine atıldığına ilişkin savunmasının inandırıcı bulunmaması, her iki katılanın da ayrı telefonlardan aynı anda başka kişiler tarafından aranması, ilk gün parayı almaya gelen kişinin sanık … olması, üçüncü gün sanık …’in bir başka olaya daha katılması nedeniyle üçüncü gün paraya alan kişinin bir başkası olduğunun ve bu durumda katılanların dolandırılması eyleminin üç ve daha fazla kişi tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılması, katılanların oluşa uygun tutarlı beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın eylemlerinin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık müdafiilerinin alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişen temyiz sebepleri yönünden; suçun işlenmesindeki ısrar ve katılanların zararının ağırlığı karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiğine ilişkin Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık müdafiilerinin takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişen temyiz sebepleri yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceği değerlendirilerek yeterli ve kanunî gerekçeyle sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
D. Sanık … Hakkında Katılanlar … ve …’e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Sanık ve Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanık …’ın katılan …’e yönelik eyleminin incelendiği Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5 nci bendinde sanık … yerine sanık …’ın isminin yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
1. Sanık ve müdafiinin sübûta, eksik araştırmaya ve 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiğine ilişen temyiz sebepleri yönünden; telefon görüşme kayıtlarının, katılanlardan elde edilen menfaat miktarları, katılanların oturdukları muhitler ve katılanların bireysel özellikleri gibi detayları içermesi, katılanların oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, aynı anda hem GSM hem de sabit hattan aranmaları, katılan …’nin parayı alan kişi olarak temyiz dışı sanık …’ı teşhisi, aynı eylemden dolayı temyiz dışı sanık …’ın mahkûmiyetine ilişkin İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/45 Esas ve 2021/172 Karar sayılı dosyası, temyiz dışı sanık …’ın tevil yollu ikrarı, teşhis tutanakları, sanık … …’nin, katılan …’yi olay günü arayan hatla görüşmesi, oluşa göre eylemlerin en az üç kişiyle birlikte gerçekleştiğinin anlaşılması ve dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın yazılı şekilde mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve uygulamalarında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suçların işlenmesindeki ısrar ve katılanların zararının ağırlığı karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceği değerlendirilerek yeterli ve kanunî gerekçeyle sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği, hükmedilen cezaların süresi gözetildiğinde sanık hakkında erteleme, seçenek yaptırım, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanamayacağı anlaşılmakla, Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
E. Sanıklar … ve … Hakkında Katılan …’e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekillerinin Temyizi Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
F. Sanıklar … ve … Hakkında Şikayetçiler … ve …’ya Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Sanık … Müdafiileri ve Sanık … Müdafiinin Temyizi Yönünden
1. Sanık … müdafiileri ile sanık … müdafiinin sübûta, zarar miktarına, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiğine ilişen temyiz sebepleri yönünden; şikayetçilerin kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan farklı kişilerce aranması, şikâyetçi …’ın evdeki paraları vermemesi halinde kardeşi … …’ın tutuklanabileceği söylenerek aldatılması, parayı alan kişinin sanık … olduğuna ilişkin şikayetçi …’ın teşhisi, sanık …’ın ikrarı, parayı teslim alırken kendisini polis olarak tanıtması ve kendisini sanık …’in yönlendirdiği yönündeki savunmaları, sanıklar arasındaki telefon görüşmelerinde şikâyetçilerin adresine ve para miktarına ilişkin konuşmalar olduğuna dair iletişim kayıtları, bu görüşmelerin sanık … tarafından da doğrulanması, şikâyetçilerin oluşa uygun tutarlı beyanları ve tüm dosya kapsamından sanıkların eylemlerinin sübuta erdiğinin kabulü ile haklarında yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında, aynı suçu birden fazla şikayetçiye karşı tek bir fiille işlediklerinin anlaşılması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık … müdafiileri ile sanık … müdafiinin, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, adli para cezasının yanlış hesaplandığına ilişen temyiz sebepleri yönünden; suçun işlenmesindeki ısrar ve şikâyetçilerin zararının ağırlığı karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanıklar hakkında belirlenen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiği ve Mahkemenin hesap ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık … müdafiileri ile sanık … müdafiinin, takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişen temyiz sebepleri yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceği değerlendirilerek yeterli ve kanunî gerekçeyle sanıklar hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanık … müdafiinin, son sözün sorulmadığına ilişen temyiz sebepleri yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükümden önce son sözün, hazır bulunan sanığa verileceği, hükmün verildiği oturumda sanık ya da müdafiinin hazır bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiileri ile sanık … müdafiinin, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
G. Sanık … Hakkında Katılan …’e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmedilen adli para cezası 258.540,00 TL olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm özeti bölümünde 12.927,00 TL olarak yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
1. Sanık müdafiinin sübûta ilişen temyiz sebepleri yönünden; sanığın ikrarı, katılanın oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanı, yakalama ve teşhis tutanakları ve dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; katılanın beyanı ve oluşa göre eylemin en az üç kişi tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmayarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık müdafiinin, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişen temyiz sebepleri yönünden; suçun işleniş şekli ve şikâyetçilerin zararının ağırlığı karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık müdafiinin, takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişen temyiz sebepleri yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceği değerlendirilerek yeterli ve kanunî gerekçeyle hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanık müdafiinin, son sözün sorulmadığına ilişen temyiz sebepleri yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükümden önce son sözün, hazır bulunan sanığa verileceği, hükmün verildiği oturumda sanık ya da müdafiinin hazır bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Sanıklar … ile … Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma Suçlarından Verilen Karar Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) alt başlığından açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 19.09.2022 tarihli ve 2022/2651 Esas, 2022/1564 Karar sayılı kararının temyiz yoluna tabi olmadığı anlaşıldığından, esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar …, …, … ve … Hakkında Mağdur …’e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) alt başlığında açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 19.09.2022 tarihli ve 2022/2651 Esas, 2022/1564 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiileri, sanık … müdafii, sanık … müdafiileri ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık … Hakkında Katılanlar … ve …’e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm; Sanık … Hakkında Katılanlar … ve …’e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler; Sanıklar … ve … Hakkında Katılan …’e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler; Sanıklar … ve … Hakkında Şikayetçiler … ve …’ya Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler ve Sanık … Hakkında Katılan …’e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C, D, E, F ve G) alt başlıklarında açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 19.09.2022 tarihli ve 2022/2651 Esas, 2022/1564 Karar sayılı kararında sanık … müdafiileri, sanık … ve müdafii, katılan … vekilleri, sanık … müdafii ve sanık … müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar … ve … yönünden tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.