Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/9341 E. 2023/4456 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9341
KARAR NO : 2023/4456
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2015/127 Esas, 2015/707 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz dilekçesinde, herhangi bir temyiz sebebi ileri sürülmediği anlaşılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Denizli İl Emniyet Müdürlüğünce suç tarihinde yapılan rutin denetimlerde, 1 adet beyaz zarf içerisinde suça konu katılan …’ın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş … belgesi, katılan … ve şikâyetçi …’un kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş nüfus cüzdanlarının ele geçmesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 11.11.2013 tarihli ekspertiz raporu ile, suça konu 1 adet … belgesi ve 2 adet nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlendikleri yapılan sahteciliğin aldatma kabiliyetini haiz olduğu yönünde görüş beyan edilmiştir.
3. Sanık savunmasında özetle; açık kimlik ve adres bilgilerini açıklayamadığı … … isimli kişinin, içerisinde fatura olduğunu söylediği 1 adet kapalı zarfı otele bırakması için kendisine verdiğini, zarfın içinde ne olduğunu bilmediğini, yüklenen suçu işlemediğini beyan etmiştir.
4. Suça konu belgelerin duruşmaya getirtilip incelendiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, sanığın yüklenen suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabul ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar’’ bölümünde yer alan “belgede sahtecilik” suçlarının mağdurunun kamu olduğu nazara alındığında; somut olayda, aynı anda ele geçen suça konu sahte belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilmediği, buna göre eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak;
Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç … fazla hapis cezasına mahkûm edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşıldığından, hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2015/127 Esas, 2015/707 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulandığı paragrafın tamamen çıkartılması, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulandığı bölümdeki “2 yıl 1 ay” ibaresinin çıkartılıp yerine “1 yıl 8 ay” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.