Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/9537 E. 2023/4535 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9537
KARAR NO : 2023/4535
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2012/466 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası 43, 53, 62 nci maddeleri uyarınca sanık … için, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, sanık … için 5 yıl hapis ve sanık … için 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ve her üç sanık hakkında Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/510 Esas sayılı dosyasındaki kesinleşmiş cezalarının düşülmesi suretiyle sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık … yönünden, Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/510 Esas sayılı dosyasında birleşen dava dosyalarında, 31.05.2011 tarihinden sonra düzenlenmiş bir iddianamenin bulunmadığı, temyize konu dava dosyasındaki suçun hukuki kesinti oluştuktan sonra işlendiği dolayısıyla sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağına ve her üç sanık hakkında, Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/510 Esas sayılı dava dosyasında zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gereken bir eylem olarak kabul edildiği, bu nedenle sanıklar hakkında kamu davasının reddine karar verilmesi gerekirken ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen uygulamaya göre, araç muayenesinde sahtecilik suçlarında suç tarihinin, sahte araç muayenesi yapan kişi yönünden muayene işleminin yapıldığı tarih, suça konu belgeyi kullananlar (araç sahipleri) yönünden ise; sahte muayene işleminin geçerlilik süresi sona ermeden yakalanılması durumunda yakalanma tarihi, geçerlilik süresinin sona ermesinden sonra yakalanılması durumunda sahte muayene işleminin geçerlilik süresinin sona erdiği tarih olacağı, dosyada onaylı fotokopisi bulunan motorlu araç trafik belgesine göre, sahte muayene işleminin yapıldığı tarihin 22.04.2009 olduğu anlaşılmakla, suç tarihinin 22.04.2009 olduğu ve zincirleme suç kapsamında değerlendirilerek verilen cezalardan mahsup edilen, Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/510 Esas sayılı dosyasında birleşen dava dosyalarında, en son suç tarihinin 06.04.2010 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst haddine göre; aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2012/466 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararlarına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.