Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8635 E. 2023/4537 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8635
KARAR NO : 2023/4537
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2015 tarihli ve 2015/31 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, herhangi bir sebebe dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 27.01.2015 tarihinde yapılan önleyici kolluk uygulaması sırasında, sanığın bulunduğu aracın durdurulduğu, araç içerisinde yapılan aramada, kaçak sigaraların ele geçirilmesi üzerine başlatılan soruşturmada, sanığın kolluk görevlilerine yanında kimlik olmadığını beyan ederek isminin … İlikli olduğunu söylediği ve bu kimlik bilgilerine göre 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) göre işlem yapıldığı iddiasıyla sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; olay günü kaçak sigara nedeniyle yakalandığında üstünde kimlik olmadığı için isminin … olduğunu söylediğini ancak yanlışlıkla kardeşi …’nın kimlik numarasını verdiğini, suç işleme kastının olmadığını beyan etmiştir.
3. Mahkemece, olay günü kolluk görevlilerince, kaçak sigara nedeniyle işlem yapıldığı sırada sanığın kolluk görevlilerine kardeşi olan … İlikli’nin kimlik bilgilerini söylediği ve 27.01.2015 tarihli muhafaza altına alma tutanağının da bu kimlik bilgilerine göre düzenlendiğinin sabit olduğu gerekçesiyle, sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Suç tarihinde önleyici kolluk uygulaması yapıldığı sırada sanığın içinde bulunduğu aracın durdurulduğu ve içinde kaçak sigaraların ele geçirilmesi nedeniyle 5607 sayılı Kanun kapsamında soruşturmaya başlandığı sırada sanığın, kimliğini kardeşi … İlikli olarak beyan ettiği ve yürütülen soruşturma kapsamında … İlikli adına olay yeri arama, el koyma, muhafaza altına alma tutanağını imzaladığı dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın suç işlediği şüphesi ile yakalandığı sırada kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla mağdura ait kimlik bilgilerini kullanması eyleminin seri muhakeme usulüne tabi 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm kurulması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddenin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2015 tarihli ve 2015/31 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.