YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/29884
KARAR NO : 2023/4580
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : … meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği görüşüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2013/17 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 … maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafinin temyiz isteği; sanıkların atılı suçu işlemediği, taraflar arasında hukuki ihtilaf bulunduğu, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı bu gerekçelerle verilen mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … Çoşkun ile …’in iş ortağı olup oto alım satımı işini yaptıkları, sanıkların birlikte hareket ile katılanın aracını satın aldıkları, peşinat verdikten sonra borcunun ödeneceğini temin ettikleri katılanın güvenini sağlamak için senet verdikleri, aracın devrinin alınmasından sonra iyiniyetli 3. şahıslara aracı satarak haksız menfaat sağladıkları, ancak katılana arac bedelini ödemedikleri gibi katılanla irtibata girmedikleri ve iş yerini kapattıkları iddiasıyla sanıklar hakkında atılı suçlardan kamu davası açılmıştır.
2. Sanıklar atılı suçu işlemediklerine ilişkin savunmada bulunmuşlardır.
3. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanıkların suç tarihinden sonra dükkanlarını kapatarak kaçmaları, yaptıkları alış veriş yoğunluğunun fazla olmasına rağmen herhangi bir sermayelerinin ve ticari belgelerinin, defterlerinin bulunmadığı, böylece sanıklar Yetkin ve …’ın eylemlerini baştan itibaren dolandırıcılık kastı ile yaptıkları sonuç ve kanaatine varılarak sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (i ) bendinde, … meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesinin nitelikli dolandırıcılık hali olarak kabul edildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 … maddesinin ikinci fıkrasında, “… meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlandığı, aynı Kanun’un 66 ncı maddesi ise “… meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler … meslek erbabıdır” denildiği, aynı Kanun’un 37 nci maddesinin dördüncü bendinde ise gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden … kazançlarının bu Kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağının belirtildiği, yasada kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin … meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerektiği, somut olayda galerici olduğu belirtilen sanıkların bu görevinin … meslek olarak nitelendirilemeyeceği ve eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alınan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırıdır.
2. Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2013/17 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.