Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/30232 E. 2023/4641 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30232
KARAR NO : 2023/4641
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2014/422 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca üç kez 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca üç kez 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; Mahkemeye çıkartılmadan yokluğunda hüküm kurulması, avukat tayin edilmemesi, 5809 sayılı Yasaya aykırılık oluşturan eylem nedeniyle özel belgede sahtecilikten hüküm kurulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, katılanın bilgi ve rızası dışında adına, kamu kurumu olan nüfus müdürlüğünün maddi varlıklarından olan nüfus cüzdanını kullanarak 30.06.2011, 16.06.2011 ve 08.06.2011 tarihlerinde Avea ve Vodafone’a ait üç adet GSM hattını alıp abonelik sözleşmelerine sahte imza atmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan beyanında; sanığın iş ilanını görerek müracaat ettiğini, nüfus cüzdanının fotokopisini isteyince verdiğini ancak işin gerçekleşmediğini sonradan sanığın nüfus cüzdanı fotokopisini kullanarak adına telefon hattı çıkardığını öğrendiğini beyan etmiştir.
3. Sanık sorgusunda; katılana ait evrakları katılanın eşinin getirdiğini, hatları kendisinin çıkarttığını, katılanın haberi olup olmadığını bilmediğini ancak eşi olan V.U.’nun haberi olduğunu, hatların faturalı olduğunu, borcu ödeyemediğinden kapandığını beyan etmiştir.
4. Mahkemece, sanığın eylemlerinin Avea A.Ş, Vodafone A.Ş ve katılan …’ya yönelik nitelikli dolandırıcılık, Avea A.Ş, Vodafone A.Ş ve katılan …’ya yönelik özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu kabul edilerek, ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Hüküm tarihinde Maltepe 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayan sanığın hükmün tefhim olunduğu duruşmaya bizzat veya SEGBİS yoluyla katılımı sağlanmadan, yokluğunda mahkûmiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2. 5271 sayılı Kanun’un 225 … maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, 22.09.2014 tarihli iddianame ile sanık hakkında katılan …’ya yönelik dolandırıcılık ile GSM abonelik sözleşmelerinde sahtecilikten kamu davası açıldığı, Avea A.Ş ve Vodafone A.Ş’ye yönelik herhangi bir eylem tavsif edilmediği gözetilmeden hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 225 … maddesine aykırı davranılması,
3. Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, “özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 … maddesiyle 5809 sayılı Kanun‘a eklenen “Dava ve cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci madde ile “kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2014/422 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.