Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2023/5666 E. 2023/7749 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5666
KARAR NO : 2023/7749
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Tefecilik
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2022 tarihli ve 2021/7763 Soruşturma, 2022/3289 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin mercii Yalova Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.04.2022 tarihli ve 2022/1850 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.04.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37589 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37589 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Müşteki vekilinin 25/05/2021 tarihli dilekçesinde özetle, müştekinin şüphelilerden faizi ile ödenmek üzere farklı tarihlerde paralar aldığı, şüphelilerin müştekiye verdiği paraların tamamını geri istemesi üzerine müşteki tarafından ödeme yapılamayınca, müşteki tarafından daha önce kendilerine verilen ve taşınmaz satış yetkisini içeren vekaletnameyi kullanarak müştekiye ait taşınmazı sattıkları, bu suretle şüphelilerin tefecilik yaptıklarından bahisle şikayette bulunulması üzerine, başlatılan soruşturma neticesinde Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca atılı suça ilişkin iddiaların soyut nitelikte olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekili tarafından sunulan 31/03/2022 tarihli itiraz dilekçesi ekinde yer alan sözleşme suretlerinde müştekinin kar marjı ile şüpheli …’tan farklı miktarlarda para aldığının ve geri ödenmek üzere aldığı ana paralara ek olarak kar paylarının belirlendiğinin anlaşılması karşısında, tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli olduğu da dikkate alınarak, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, yürütülen soruşturma kapsamında öncelikle müştekinin şikayetinde yer alan borç ilişkisine yönelik şüpheliler ile müşteki arasında anlaşma bulunduğuna yönelik anılan itiraz dilekçesi ekinde sunulan sözleşme suretlerinin aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, yine müştekinin şikayetinde belirttiği taşınmaz satışına ilişkin kayıtların getirtilerek incelenmesi, tefecilik suçunun kapsamı bakımından şüphelilerin adına kayıtlı taşınmazların araştırılarak, tespit edilecek taşınmazlar ile taşınmazların önceki maliklerinin tespit edilip, tanık olarak dinlenmeleri ve taşınmazlarının ne şekilde ellerinden çıktığının sorulması gerektiği, müşteki vekilinin itiraz dilekçesi ekinde sunulan 17/07/2019 tarihli sözleşme suretinde adına atılı imzası bulunan Turgay Ocak’ın da tanık sıfatıyla ifadesinin alınması, şüphelilerin alacaklı sıfatıyla başkaca yaptığı icra takip dosyaları, takibe esas senet veya diğer belgeler ile hakkında tefecilik suçuna ilişkin başka soruşturma ya da kovuşturma evrakı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği cihetle, anılan hususların tamamlanarak şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1.Şüpheliler hakkında tefecilik, tehdit, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda,Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2022 tarihli ve 2021/7763 Soruşturma, 2022/3289 sayılı Kararı ile resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmediği, diğer suçlar bakımından ise şikayetçinin isnatlarının soyut iddia niteliğinde olduğu gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına, şikayetçi vekilinin itirazı üzerine mercii Yalova Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.04.2022 tarihli ve 2022/1850 Değişik iş sayılı Kararı ile de itirazın reddine karar verilmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun’un 172 nci maddesi “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir…”, 173 üncü maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir…” hükümlerini içermektedir.
3.Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
4.Bu kapsamda tefecilik suçu yönünden somut olay değerlendirildiğinde; merciince şikayetçi vekilinin itiraz dilekçesi ekinde sunulan sözleşme suretlerinin aslı veya onaylı suretlerinin temin edilmesinden, bahsi geçen sözleşmelerde imzası bulunan Turgay Ocak’ın tanık sıfatıyla dinlenmesinden, Yalova ili … mahallesi 1338 ada 6 parselde kayıtlı taşınmazın satışına ilişkin tapu kayıtlarının getirtilerek incelenmesinden, şüphelilerin alacaklısı oldukları icra dosyalarının araştırılıp varsa borçlularının şüphelilerden faiz karşılığında ödünç para alıp almadıkları hususunda tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmasından, şüphelilerin tefecilik yapıp yapmadıklarına dair kolluk marifetiyle gizli ve ayrıntılı araştırma yaptırılmasından sonra şüphelilerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle tefecilik suçu bakımından soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Yalova Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.04.2022 tarihli ve 2022/1850 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.