Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4916 E. 2023/112 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4916
KARAR NO : 2023/112
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili …’ın 28.11.2011 tarihinde Samsun-Amasya seferini yapan trenle seyahat ederken trenden rayların üzerine düşmesi neticesinde sol bacağının diz altından kesildiğini, yine sağ bacağının ise diz altından parçaladığını, halen tedavisinin devam ettiğini, %74 oranında vücut fonksiyonlarını kaybettiğini, davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 350.000,00 TL (5.000,00 TL geçici, 345.000,00 TL sürekli işgöremezlik) maddi tazminat ile … için 200.000,00 TL, … için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 972.255,76 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … Demir Yolları Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; kazanın gerçekleşmesinde müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını, davacının iddia ettiği oranda ve şekilde maluliyete uğramadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı TCDD Taşımacılık A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, talebin zamanaşımına uğradığını, kazanın gerçekleşmesinde müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını ve talep edilen tazminatların fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı … Demir Yolları Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulü ile davacı … için talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 697.615,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve … için 40.000,00 TL, … için 10.000,00 TL manevi tazminatın 07.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı TCDD Taşımacılık A.Ş.’den tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı TCDD Taşımacılık A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili …’ın geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanmasına rağmen bu talebin reddedilmesinin yerinde olmadığını, müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminatın müvekkillerinin kaza nedeniyle uğradığı zarar gözetildiğinde yetersiz olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı TCDD Taşımacılık A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, kusur bilirkişi raporuna itiraz süreleri dolmadan dosyanın hesap bilirkişisine gönderildiğini ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, kusur bilirkişilerinin gerekli teknik ve özel bilgiye sahip olmadıklarını, düzenledikleri raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, asıl kusurun davacıda olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türünün hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı TCDD Taşımacılık A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı TCDD Taşımacılık A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıma sözleşmesinin kötü ifa edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanun’un (6461 sayılı Kanun) ilgili hükümlerine göre işbu uyuşmazlık bakımından husumetin davalılardan hangisine düştüğü, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, kazanın meydana gelmesinde davalılara atfı kabil bir kusur bulunup bulunmadığı ve davacıların tazmini gerekir maddi ve manevi zararı bulunup bulunmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 45 inci vd. maddeleri ile 125 inci maddesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 767 nci maddesinin beşinci fıkrası, 6461 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesinin (a) ve (b) bentleri.

3. Değerlendirme
1.Davanın devamı esnasında 6461 sayılı Kanun 01.05.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve Kanun’da gösterilen TCDD Taşımacılık A.Ş., 17.06.2016 tarih, 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak tüzel kişilik kazanmıştır.

2.6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1 inci maddesinin (a) bendinde, davalı şirkete devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlarla, bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazların belirlenmesi ve personelin kadro ve pozisyonlarıyla, “araç, gereç ve cihazların ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte” şirkete devredilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

3.Geçici 1 inci maddenin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf alınan işlem ve sözleşmelerde davalı şirketin taraf olacağı ve derdest dava ve takiplerde şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın şirkete yöneltileceği düzenlenmiştir.

4.Yukarıda açıklanan madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, davalı TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin tüzel kişilik kazandığı tarihten önceki döneme ilişkin 6461 sayılı Kanun’dan doğan sorumluluğu, söz konusu geçici 1 inci maddenin (a) bendine göre devredilen personelin kadro ve pozisyonlarıyla ve araç, gereç ve cihazlarla ilgili olarak TCDD’ce gerçekleştirilmiş olan işlem ve sözleşmelerden kaynaklanan hak, alacak, borç ve yükümlülüklerle sınırlı olup davalı TCDD’nin devredilen personel, araç ve gereçler ile gerçekleştirdiği yük ve yolcu taşıma sözleşmelerinden doğan sorumluluk hali ise 1 inci maddenin (b) bendi kapsamında değildir.

5.Demiryolu ile yük ve yolcu taşıma sözleşmelerinden doğan sorumluluk hali, davalı taşımacılık şirketinin tüzel kişilik kazandıktan sonraki tarihlerde tren işletmecisi olarak gerçekleştireceği taşıma faaliyetlerinden doğan zararlara ilişkin olarak 6461 sayılı Kanun ile yürürlükteki demiryolu taşımacılığına ilişkin diğer ulusal ve uluslararası sözleşme hükümlerine tabi olacaktır.
6.Somut olayda, dava davalı … Demir Yolları Genel Müdürlüğü hasım gösterilmek suretiyle açılmış, Mahkemece, davalı şirketin anılan Yasa uyarınca kendiliğinden taraf sıfatı kazandığından bahisle davaya dahil edilmesine karar verilmiş, yapılan yargılama sonucunda özetlendiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. Ancak somut uyuşmazlığa konu tren kazası 28.11.2011 tarihinde meydana geldiğinden sorumluluğu doğuran olayın meydana geldiği zaman yürürlükte olan kurallar gereğince taşıma sözleşmesinin tarafı olan davalı … Demir Yolları Genel Müdürlüğü sorumlu olup 6461 sayılı Kanun uyarınca kurulan davalı TCDD Taşımacılık A.Ş.’ne husumet yöneltilemeyeceğinden Mahkemece yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacılar vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının isteği hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, taşıma sözleşmesininden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davanın devamı sırasında TCDD Genel Müdürlüğünden ayrılarak 6461 sayılı yasa ile TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin kurulmasına karar verilmiş ve anılan şirket 14.06.2016 tarihinde kurularak tüzel kişilik kazanmıştır.

TCDD Genel Müdürlüğü, kuruluş yasası uyarınca tüzel kişiliğe haiz olduğu gibi ticari işletmeside bulunmaktadır. Yasa ile TCDD yolları Genel Müdürlüğü Ticari İşletmesi bölünerek ve tür değiştirerek TTK m.194/2 anlamında işletme faaliyetlerini gerçekleştirecek şekilde önemli unsurları ile birlikte organizasyon faaliyetlerini koruyarak şirkete dönüşmüştür.

Böylece davanın devamı sırasında TCDD Genel Müdürlüğü yanında, ticari işletmesinin bölünmesi ve tür değiştirmesi sonucu oluşan TCDD Taşımacılık A.Ş. karşımıza çıkmaktadır. Bu oluşum karşısında TCDD Genel Müdürlüğü’nün davacılara karşı sorumluluğu devam etmektedir. Yeni kurulan şirket ise 6102 sayılı TTK m. 194/2 deki düzenlemeye uygun olarak kurulmuştur. Bu şekildeki dönüşmeye TTK m 182 ile 193 üncü maddeleri kıyas yolu ile uygulanır. Ayrıca ticari işletmeye bağlı hukuki ilişkiler yeni kurulan şirkette varlığının sürdürür bunun sonucu olarak, TCDD Genel Müdürlüğü ile yeni kurulan şirket davacıya karşı müteselsil sorumludur. Bu gerekçeyle sonucu doğru olan bozma kararına katılıyorum.

KARŞI OY

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6461 sayılı Türkiye Demir yolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun’un Amaç ve kapsam başlıklı 1/1- c maddesi “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir yolları Taşımacılık Anonim Şirketi adıyla demir yolu tren işletmecisi olarak bir şirket kurulmasını”,

Tanımlar başlıklı 2/1-d maddesi “Demir yolu tren işletmecisinin, ulusal demir yolu altyapı ağı üzerinde yük ve/veya yolcu taşımacılığı yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş kamu tüzel kişilerini ve şirketleri”,

2/1-ğ maddesi “TCDD Taşımacılık A.Ş. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir yolları Taşımacılık Anonim Şirketini ifade ettiği”,

Geçici 1/1 maddesi “TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin ticaret siciline kayıtla tüzel kişilik kazanacağı”,

2/a maddesi “TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin tüzel kişilik kazandıktan sonra 1 yıl içinde şirkete devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlarla, bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazların belirlenmesi ve personelin kadro ve pozisyonlarıyla, “araç, gereç ve cihazların ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte” şirkete devredilmiş sayılacağı “,

2/b maddesi ile de (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin taraf olacağı, bu hususlara ilişkin olarak TCDD leh ve aleyhine açılmış olan davalar ile başlatılmış olan takipler de TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin kendiliğinden taraf sıfatını kazanacağı, söz konusu hususlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce TCDD tarafından yapılmış iş ve işlemler sebebiyle açılacak davaların TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye yöneltileceği düzenlenmiştir.

Yasa’da düzenlenen TCDD Taşımacılık A.Ş., dava açıldıktan sonra 17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak tüzel kişilik kazanmıştır.

Dava, davacı … ile davalı … Demir yolları Genel Müdürlüğü arasında düzenlenen yolcu taşıma sözleşmesinin davalı yanca ifası sırasında taşıyıcının kusuru ile yolcunun hareket halindeki trenden düşmesi sonucu yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Sözleşmeye aykırı davranış 28.11.2011 tarihinde gerçekleşmiş olup dava tarihi itibariyle TCDD Taşımacılık A.Ş henüz tüzel kişilik kazanmadığından dava, akid taşıyan TCDD Genel Müdürlüğü aleyhine açılmış, yargılama sırasında Taşımacılık A.Ş.’nin tüzel kişilik kazanması üzerine Yasa’nın Geçici 2-b maddesi hükmü gereğince TCDD Taşımacılık A.Ş. kendiliğinden taraf sıfatını kazandığından yerel mahkemece TCDD Taşımacılık A.Ş. aleyhinde yargılamaya devam edilmiş ve hüküm kurulmuştur.

Olayda Taşımacılık A.Ş’nin %70 kusurlu olduğu saptanmış olup, Yasa’nın 3./maddesinde sayıldığı şekilde TCDD’nin demir yolu alt yapı işletmecisi olarak herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı gibi Taşımacılık A.Ş ile birlikte müşterek-müteselsil sorumluluğunu gerektirecek bir durum da söz konusu değildir.

Bu halde yerel mahkemece TCDD Taşımacılık A.Ş. aleyhinde hüküm tesisi 6461 sayılı Yasa hükümlerine uygun olur.

Yukarıda açıklanan 6461 sayılı Yasa’nın açık hükümlerinin göz ardı edilmesi suretiyle yazılı şekilde Yerel mahkeme kararının bozulması doğru değildir.

Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kararın yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.