YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21225
KARAR NO : 2023/5603
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/709 E., 2020/105 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 07.11.2012 tarihli ve 2012/7246 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Kocaeli 5. Sulh Ceza Mahkemesi, 22.01.2013 tarihli ve 2012/883 Esas, 2013/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Kocaeli 5. Sulh Ceza Mahkemesi, 20.11.2013 tarihli ve 2013/584 Esas, 2013/629 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
D. Kocaeli 5. Sulh Ceza Mahkemesi, 20.11.2013 tarihli ve 2013/584 Esas, 2013/629 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 10.01.2017 tarihli ve 2015/3678 Esas, 2017/174 Karar sayılı kararı ile;
“A-Hükme esas alınan İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 05/12/2012 tarih 32638 sayılı raporunun aslı ya da onaylı fotokopisinin, denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
B-Kabule göre;
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden
sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”,
b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” Karar verilmesinde zorunluluk bulunması,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2017 tarihli ve 2017/74 Esas, 2017/275 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 10 ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanması 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun 231 inci maddesi gereğince geri bırakılmış, 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince takdiren 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ve karar 28.04.2017 tarihinde kesinleştirilmiştir.
F. Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresi içinde 12.10.2018 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle sanık hakkında Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 18.07.2019 tarihli ve 2019/46 Esas, 2019/294 Karar sayılı ilamıyla mahkûmiyet kararı verilerek hükmün açıklanması yönünden değerlendirilme yapılmak üzere ihbarda bulunulması üzerine ihbar üzerine Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/709 Esas, 2020/105 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın temyizen bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR ( İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm,
A. Hükme esas alınan İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 05.12.2012 tarihli ve 32638 sayılı raporunun aslı ya da onaylı fotokopisinin, denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
B. Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildiği için, bu durumda, uyuşturucu madde kullanma suçları için özel bir düzenleme olması nedeniyle, aynı Kanun’un 4 üncü fıkrasında belirtildiği üzere;
Sanığın erteleme süresi zarfında;
1. Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
2. Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
3. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
Hâllerinde hakkındaki hükmün açıklanabileceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde işlediği “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle, şartları oluşmadan hükmün açıklanması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/709 Esas, 2020/105 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönlerden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.