YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2058
KARAR NO : 2023/1904
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Ret ve karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine ve bir kısım davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … ‘a 10.11.1998 tarihli tüketici kredisi sözleşmesiyle 3.995,62 TL’lik ve 10.11.1998 tarihli Kredili Mevduat Sözleşmesiyle 2.500,00 TL’lik krediler kullandırıldığını, davalılardan … ve …’ın Kredili Mevduat sözleşmesini, … ve …’ün ise Tüketici Kredisi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalıların borçlarını ihtaratlara rağmen ödemediklerini ileri sürerek kredili mevduat hesabından kaynaklanan 22.817,80 TL alacağın davalılardan … ,… ve …’dan, tüketici kredisinden kaynaklanan 27.759,10 TL alacağın ise davalılardan … , … ve …’den alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın gerçek ve geçerli bir alacağının olmadığını, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/140 E. ve İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/360 E. sayılı dosyaları ile sabit olduğu üzere davacı bankanın bir kısım personelinin organize bir şekilde hiçbir şeyden haberi olmayan yüzlerce insanın ad ve kimlik bilgileri kullanılarak ve imzaları taklit edilerek adlarına kredi sözleşmeleri tanzim edildiğini, kredi sözleşmelerinin sahte olduğunu, banka personelinin dolandırıcılık suçundan ceza aldığını, asıl borçlu … ve diğer davalıların imzasının sahte olup olmadığının raştırılması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 01.12.2011 tarih, 2009/524 E. ve 2011/1114 K. sayılı kararı ile kredili mevduat sözleşmesinden kaynaklanan talebin tüketici mahkemesinin görev alanına girmediği gerekçesiyle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna dair görevsizlik kararı verilmiş, hükmün davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 08.07.2013 tarih, 2013/10141 E. ve 2013/14458 K. sayılı kararı ile tüketici kredisi talebi yönünden tüketici mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, mahkemenin 26.01.2015 tarih, 2015/28 E. ve 2015/48 K. sayılı kararı ile kredili mevduat hesabı sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna karar verilmiş, hükmün temyiz edilmemesi üzerine dosya görevli ve yetkili İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
2. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, davalı … ile anlaşma yapıldığı ve borcun ödendiğini bu nedenle davalı … hakkındaki davadan feragat edildiğini beyan ettiği, diğer davalılar hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği, yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davalı … hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin … dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline yönelik davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesine rağmen müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğunu, davacının dava açmakta haksız olduğunu çünkü ağır ceza mahkemesi kararına göre davaya konu kredilerin usulsüz kullandırıldığını ve sözleşmelerin sahte olduğunu bu nedenle davacı bankanın alacak talebinde bulunmayacağını, kaldı ki mahkemece asıl dosyadaki talep ayrılmaksızın davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, davacının işbu davayı açmakta kötüniyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağın tahsili talebi olup, davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilip hükmedilemeyeceği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 309 uncu, 310 uncu, 311 inci ve 312 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağın tahsili talebidir. Mahkemece, davacı tarafından davalı asıl borçlu … hakkındaki davadan feragat edildiği gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, kefil olan diğer davalılar hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek, bu davalılar aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmiştir. Davalılardan biri için yapılan feragatin, feragatın bölünmezliği ilkesi gereği diğer davalılara da sirayet etmesi nedeniyle bu davalılar yönünden de yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken mahkemece davalılar aleyhine yargılama giderlerine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “… dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp” ibaresinin çıkartılarak yerine “davacıdan alınıp” ibaresinin yazılması, (3) numaralı bendin hükümden çıkarılmasına, (4) numaralı bendin hükümden çıkartılarak yerine “davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılması, suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.