YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7992
KARAR NO : 2023/2054
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :… Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
HÜKÜM :Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı … İnş. Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil olarak imzaladığını, söz konusu kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali takibin devamı ile davalılar aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin temerrüte düşmediği ve ödemelerini yaptığı halde davacı bankanın sözleşmeye aykırı olarak hesabı kat ederek icra takibi başlatmak suretiyle davalı şirketin ticari hayatına zarar verdiğini, %72 temerrüt faizi isteminin haksız olduğunu savunarak davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine itirazının kısmen iptaline, davalının kefaletini içeren genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı şirket lehine verilen 78.000,00 TL ve 150.000,00 TL bedelli iki adet teminat mektubu tazmin edilerek nakde dönüştüğünden davacının alacak isteminde bulunma hakkı olmasına rağmen depo isteminde bulunduğundan, taleple bağlı kalınarak teminat mektuplarının deposuna, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı …’ün temel bankacılık hizmet sözleşmesinde kefalet imzası bulunmadığından davacının bu sözleşmeden kaynaklanan kredi kartı alacağı talebi ile genel kredi sözleşmesinde hüküm bulunmadığından iade edilmeyen çek yaprak bedellerinin deposu talebinin davalı … yönünden reddine, masraf alacağı için makbuz/belge sunulmadığından davacının bu isteminin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı taraf için hesaplanan ve hükmedilen 47.463,67 TL vekâlet ücretine ilişkin hesaplamanın hatalı olduğunu, davalı … yönünden reddedilen kredi kartı borcu tutarının 396.219,42 TL olduğunu, iade edilmeyen çek yapraklarına ilişkin talebin depo talebi olduğunu, bu nedenle 396.219,42 TL’lık kısım için nispi, depo talebi için maktu vekâlet ücreti hesaplaması yapılması gerektiğini, kısmen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ticari borçlu cari hesap kredilerinin faiz hesaplamalarında hataya ve yanılgıya düşüldüğünü, faiz kalemlerine nasıl ulaşıldığını, hangi tarihler ve hangi faiz oranları dikkate alınarak hesaplama yapıldığının rapor içeriğinden anlaşılamadığını, kefil …’ün ticari hizmet sözleşmesinde kefaleti bulunmadığı gerekçesi ile Biz Card/Wings Business kart kredi alacağının ve iade edilmeyen çek yaprak tutarlarının müteselsil kefilden talep edilemeyeceği yönündeki mahkeme kararının eksik ve çelişkili olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kefil yönünden kredi kartı borcu (396.219,42 TL) dışında, işlemiş faiz, BSMV ve 401,67 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 396.621,09 TL için talebin reddine karar verildiği, reddedilen bu miktar üzerinden davalı taraf lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne aykırı olacak şekilde davalı lehine 47.463,67 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine itirazının kısmen iptaline, davacının depo isteminin kısmen kabulüne, teminat mektupları nedeniyle 228.000,00 TL’nin müteselsil olarak davalılardan alınarak davacı banka nezdinde davacı şirket adına açılacak vadesiz bir hesaba depo edilmesine, 94 adet iade edilmeyen çek yaprağı nedeniyle 132.540,00 TL’nin davalı şirketten alınarak davacı banka nezdinde davacı şirket adına açılacak vadesiz bir hesaba depo edilmesine, davacının kredi kartı alacağı ve çek yaprak bedelinin deposu talebinin davalı … yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetince takip borçluları hakkında temerrüt tarihinin 06.04.2017 olduğu kabul edilmesine rağmen her iki ticari borçlu cari hesap kredileri yönünden yapılan faiz hesaplamalarının yanlış olduğunu, mahkemenin, müteselsil kefil …’ün ticari hizmetler sözleşmesinde kefaleti bulunmadığından kredi kartı borcunun davalı kefilden talep edilemeyeceği ve iade edilmeyen çek yaprak bedellerinin deposunun davalı kefilden talep edilemeyeceği yönündeki değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmeleri ve ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayri nakdi kredi alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi raporundaki hesaplamanın açık, sözleşme hükümlerine uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş ise de kararın 3/A-(d) ve 3/B-(d) bentlerinde temerrüt faiz oranı hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere “% 28,50” olarak yazılması gerekirken kararda sehven “14,25” olarak yazılmış olup, bu hata bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3/A-d) ve (3/B-d) numaralı bendinde yer alan “14,25” ibaresinin çıkartılarak yerine “28,50” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.