YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3514
KARAR NO : 2023/2156
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 44.020,00 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 06.02.2020 tarih, 2019/320 E. ve 2020/56 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 16.11.2020 tarih, 2020/2040 E. ve 2020/5038 K. sayılı kararıyla yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı şirketin 7194 sayılı Kanun’un 41 inci maddesi kapsamına girmediği, davacının yatırdığı paradan davalı …Ş.’nin sorumlu olduğu gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın kabulüne, davalı … hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı … hakkındaki dava takip edilmediğinden bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar Yimpaş Holding A.Ş. ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı … hakkında da davanın kabul edilmesi gerektiğini ve Mahkemece euro üzerinden karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar Yimpaş Holding A.Ş. ve … vekili tarafından vekili temyiz dilekçesinde özetle; anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini şirketten geri isteyemeyeceğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davalı … lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun’un 41 inci maddesi kapsamında olduğunu bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 321 inci ve 336 ncı maddeleri
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Dairemizin 15.05.2017 tarihli kararı ile zamanaşımı yönünden davacı lehine usuli müktesep hak oluşmasına göre davacı vekilinin tüm, davalılar Yimpaş Holding A.Ş. ve … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı vekili tarafından dahili dava dilekçesi ile … davaya dahil edilmiş ve kendisini vekil ile temsil ettirmiştir. Mahkemece davada kendisini vekil ile temsil ettiren … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekili ve davalı …Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Dahili davalı … vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasına “10- Dahili davalı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden Yimpaş Holding A.Ş.’ye yükletilmesine,
Alınmadığı anlaşılan 179,90 TL temyiz ilam harcı ile 886,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
1 Dava geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdatı istemine ilişkindir.
2. Somut olayda, davacı vekili 11.02.2014 tarihli dilekçesi ile …’ın dahili dava yolu ile davaya dahil edilmesini talep ettirmiştir.
3. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda … hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve dahili davalı vekili lehine vekalet ücretine de hükmedilmemiştir.
4. Ne 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, ne de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda dahili davalı diye bir müessese bulunmayıp, ıslah suretiyle dahi tarafından değiştirilemeyeceği genel usul kuralıdır. Bir başka anlatımla zorunlu dava arkadaşlığı hariç bir kimseye dahili dava yoluyla davacı sıfatı verilmesi olanaksızdır. Davada taraf olmayan kimse ya da kişi hakkında da hüküm kurulamaz. Bu itibarla …’ın iş bu davaya dahili dava dilekçesi ile dahil edilmesi bu nedenle sonuç doğurucu nitelikte değildir. (11. HD. 17.09.2015 tarihinde 201/12247 E. – 2015/9433 K.)
5. Bu itibarla, mahkemece davalı sıfatı bulunmayan … yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığından, daire çoğunluğunun, dahili davalı …’ın kendisini vekille temsil ettiğinden bahisle yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına dair görüşüne katılmıyorum.