YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/767
KARAR NO : 2023/4154
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki asıl davada menfi tespit, birleşen davada ise menfi tespit ve ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında satım sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketten 2005, 2006 ve 2007 yıllarında toplam 89.195,86 TL’lik mal alımı yaptığını, bu yıllarda alınan mallarının bedelinin davalı şirket yetkilisine toplam 112.170,00 TL olarak ödendiğini, bunun yanında icra dairesine 12.432,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca müşterilerinden almış olduğu kambiyo senetlerini de ödeme olarak davalıya ciro ettiğini, bütün bu ödemelerin 143.603,00 TL olduğunu, bunların yanında müvekkili tarafından 115.000,00 TL tutarında teminat amaçlı olarak çek verildiğini, bu çekler karşılığı mal verilmediğini, buna karşın teminat amaçlı verilen bu çeklerin takibe konu edildiğini, müvekkilinden verilecek mallara karşılık olarak teminat amaçlı olarak alınan çekler karşılığı mal verilmediğini, davalının çekleri takibe koyduğunu, daha sonra taraflar arasında ödeme planı oluşturulduğunu, borçların yapılan ödemelerle sonlandırıldığını, çeklerin bedelsiz kaldığını iddia ederek takiplere konu edilen çekler nedeni ile borçlu olmadığının tespitini ve %20 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri adına kayıtlı taşınmazlara …’ın davalı şirket ile yapmış olduğu ticaretten kaynaklı borcuna karşılık olarak ipotek tesis edildiğini, borcun asıl borçlusu tarafından ödendiğinden davalıya her hangi bir borçlarının bulunmadığının tespiti ile ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, takibe konu edilen çekler karşılığı mal alamadıkları iddiasının doğru olmadığını, çekin ödeme vasıtası olduğunu, bir borcun tasfiyesi amacı ile verildiğini, bu karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini savunarak asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise ipoteğin davacının borçlarına karşılık alındığını, asıl davaya konu çeklerden biri hakkında karşılıksız çıkması nedeniyle şikayette bulunulduğunu ve asıl dava davacısının cezalandırılması nedeniyle dava konusu ipoteğin tesis edildiğini, davacının borcu devam ettiğinden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı takibe konu edilen çeklerin avans olarak verildiğini ve davalı tarafından sözkonusu çekler karşılığı mal verilmediği iddia edildiği, ispat yükü kendi üzerinde olan davacının bu iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada; tescil edilen ipoteğin borçlu … İnam’ın davalı şirkete olan borçlarına karşı güvence sağlamak amacıyla tesis edildiği, davacı … İnam’ın davalı şirkete borçlu olmadığının ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının ispat edilemediği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ve birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacı ve birleşen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece gösterilen delillerin toplanmadığını, dinletmek istedikleri tanıkların dinlenilmediğini, tanıkların dinlenilmesi halinde varolduğu bildirilen ödemelerin açıklığa kavuşacağını, delil olarak bildirilen ceza yargılamaları incelendiğinde dava konusu çeklerin ödeme amacıyla verildiğinin anlaşılacağı, çeklerin borçtan mücerret olduğu yönündeki savunmanın mesnetsiz olduğunu, isticvabın usulsüz olduğunu, eksik olarak yapıldığını, davalı şirket yetkilisine yemin teklifinde bulunulması halinde yemin edemeyeceğini, zira davalı şirketin böyle bir alacağının sözkonusu olmadığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazları yinelediklerini ve bu eksikliklerin giderilmediğini, birleşen dava yönünden ise davaların birleştirilmesinin doğru olmadığını, ipoteğin …’ın borçlarına müteallik verildiğini, borcun varolup olmadığı netleşmeden ipoteğin paraya çevrilmesinin doğru olmadığını, kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, özellikle davacı dava dilekçesinde takibe konu edilen çeklerin avans olarak verildiği ancak davalıya sözkonusu çekler karşılığı mal verilmediği iddia edilmiş ise de ispat yükü kendi üzerinde olan davacının bu iddiasını ispat edemediği, birleşen dava yönünden ise asıl davacının davalı ile olan ticari ilişkisinde borcuna teminat olarak verilmiş olan ipoteğin, asıl davada davacının borçlu olduğu anlaşıldığından davanın reddinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacı ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava, davaya konu kambiyo senetlerin ötürü borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava ise asıl dava davacısının borcuna teminat niteliğindeki ipoteğin borçlu olmadıklarının tespiti ile fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun’un 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı ve birleşen davada davacılar vekilleri temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.