YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20666
KARAR NO : 2022/11321
KARAR TARİHİ : 03.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/10/2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07/04/2016 gün 2016/959 E. 2016/4452 K. sayılı ilamında; “…2918 sayılı KTK’nın 109/4. maddesinde motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğracağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, davaya konu trafik kazası 01.09.2001 tarihinde meydana gelmiş olup, eldeki dava 07.03.2012 tarihinde açılmıştır. Dava konusu trafik kazasında yaralanan dava dışı … tarafından davacı Bakanlığa karşı 2002 yılında Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan dava neticesinde davacı Bakanlığın kaza nedeniyle tazminat ödemesine karar verilmiş ve verilen karar kesinleşmiştir. Mahkeme kararında hükmedilen tazminatların tahsili amacıyla davacıya karşı başlatılan icra takipleri neticesinde davacı Bakanlıkça 06.04.2010 tarihinde ödeme emirleri düzenlenmiş olup icra dosyasında 15.04.2010 tarihinde ödeme yapıldığına dair tahsilat kaşeleri vurulmuştur. Bu haliyle davacı Bakanlıkça 15.04.2010 tarihinde ödeme yapılmış olup ödenen tazminatın araç sürücüsü olan davalıya rücu edilmesi amacıyla açılan eldeki dava, ödeme tarihinden itibaren iki yıllık süre geçmeden açılmıştır.Bu durumda mahkemece, davanın iki yıllık zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı nazara alınarak davaya devam edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir….” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 03.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.