YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23979
KARAR NO : 2022/13566
KARAR TARİHİ : 01.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 01/11/2022 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı asil … ve vekili Avukat … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 04/03/2019 tarih, 2016/4099 Esas ve 2019/2385 Karar sayılı ilamında özetle; davalının maliki olduğu taşınmaza ait elektrik tesisatı (dükkan birleştirmelerinden sonraki) projesinin getirtilmesi; davacı sigortalısının işyerini kiracı sıfatıyla kullandığı ve dükkan birleştirmeleriyle sigortalıya kiralanan işyerinin elektrik tesisatının sigortalı kiracı tarafından yapıldığına ilişkin davalı delillerinin toplanması; Batman Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/958 Esas sayılı dava dosyasındaki tanık beyanları ve diğer delillere göre sigortalının imalatı yaparken eksiği bulunup bulunmadığı ve bu eksiklik nedeniyle zararın doğmasında sigortalının müterafik kusurlu olup olmadığının tartışılması, müterafik kusurlu olduğunun kabulü halinde ise tazminattan hakkaniyete uygun bir indirim yapılmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 615.947,00 TL tazminatın 05/03/2014 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davalının maliki olduğu ve davacı sigortalısının kiracı sıfatıyla kullandığı işyerinin elektrik tesisatından yangın çıktığı, bu yangın nedeniyle davacıya sigortalı işyerindeki emtianın yanmak ve ıslanmak suretiyle hasar gördüğü, davacının poliçe gereği sigortalısına ödeme yaptığı hususları, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamı ile kesinleşmiştir. Anılan bozma ilamında, yangın çıkış sebebi olduğu kesinleşen elektrik tesisatının, davacı sigortalısı tarafından yapıldığına ilişkin davalı savunma ve delilleri toplanıp, yapımdaki eksiklik nedeniyle kiracı sigortalının müterafik kusurlu sayılmasının gerekip gerekmeyeceğinin hükümde tartışılmasına vurgu yapılmıştır. Bozmaya uyan mahkeme tarafından bu hususta eksik belgeler toplanıp, davalı tanıkları dinlenmiş; davacı sigortalısının yapımını gerçekleştirdiği elektrik tesisatına ilişkin işlemlerin ne kadarının sigortalı tarafından yapıldığının net olmadığı; esaslı tadilat niteliğinde tesisat yapımı olması halinde, bundan davalı bina malikinin sorumlu olduğu ve kiracının (sigortalının) yapımı halinde dahi bina maliki davalının denetleme yükümlülüğü olduğu, davalının bu yükümlülüğü yerine getirmediği, davalının savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle, müterafik kusur indirimi yapılamayacağına karar verilmiştir.
Birden çok dükkanın birleştirilmesiyle oluşan davacıya sigortalı işyerinin, sigortalı tarafından halı mağazası olarak kullanımı için gerekli olan elektrik tesisat işlemlerinin sigortalı (kiracı) tarafından yapıldığı, davalı tanıkları tarafından beyan edilmiştir. Davalı tanıkları tarafından beyan edilen tesisat iş ve işlemlerinin, sigortalı kiracının halı satış mağazası olarak kullanmak amacıyla kiraladığı işyerinin kullanım amacıyla da örtüştüğü açıktır. Bu itibarla; tesisatın ne kadarlık bölümünün kiracı sigortalı tarafından yapıldığının net olmadığına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmamıştır.
Diğer yandan; esaslı tadilat niteliğindeki tesisat yenileme işlemlerinden asıl sorumluluğun bina maliki olan davalıya ait olduğu; tesisat yapımını kiracıya bırakması halinde de bu yapım işlerini denetleme yükümlülüğü bulunan davalı malikin bunu yerine getirmediği kabul edilmiş olup, elektrik tesisatı yenilenmesi işlerinde asıl sorumlunun bina maliki olduğuna ilişkin kabul yerindedir. Ne var ki; davacı sigortalısı, tesisat yenileme işlerini kendisi yapma karşılığında davalı malike 20 günlük kira bedeli ödememe imkanını elde etmiş olup, bu husus davalı tanıklarının beyanlarıyla sabit olmuştur. Esas sorumlu bina maliki olduğu halde tesisat yenileme işlerini üstlenen ve karşılığında da belli süre kira ödememe imkanına kavuşan sigortalı kiracının, yangın çıkış nedeni olduğu uzman bilirkişi heyeti raporlarıyla saptanan tesisat yapımındaki eksiklikten hiçbir sorumluluğunun olmadığını kabul, somut olayın özelliklerine, hakkaniyete, zarar yarar dengesine uygun olmayacaktır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; esaslı tadilat niteliğindeki elektrik tesisat yenileme işine ilişkin asıl sorumluluk bina maliki davalıda olmakla birlikte, belli süre kira ödememe imkanı elde ederek, bilim ve fen kurallarına uygun olmayacak tarzda tesisatı yaptırdığı tanık anlatımlarıyla sabit olan davacı sigortalısının da yangının meydana gelmesinde kusurlu olduğu dikkate alınmak suretiyle, davacının rücu edebileceği tazminat tutarından makul oranda müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm tesisi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.