YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3262
KARAR NO : 2022/11343
KARAR TARİHİ : 03.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalılardan …’ın yönetim kurulu başkanı olduğu davalı ….’ne ait Sözcü Gazetesinin 31/07/2014 tarihli nüshasında diğer davalı …’ın kaleme aldığı “Gazaba Uğrasınlar” başlığı ile duyurulan ve iç sayfada “Allah’ın Gazabına Uğrasınlar” başlığı ile yer alan köşe yazısında müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, yazının bütününde İstanbul’daki devlet arazilerinin yabancı kişilere satılmasından bahsedildiğini, yazıda imar işleri ile sıkıntı yaşayan kişilerin işlerinin çözümü için TÜRGEV ‘e bağış yaptığına ilişkin ifadeler kullanıldığını, davaya konu yazıda herhangi bir gerçek bilgi, belge yahut delile dayanmaksızın müvekkili vakfı zan altında bırakacak hakaret ve iftira niteliğinde ifadelere yer verildiğini, yazı nedeniyle müvekkilinin manevi zarara uğradığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın yazının yayımlandığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafa ait internet sitesi olan www.sozcu.com.tr.’de halen yer alan yazının yayından kaldırılmasına, hükmün tirajı yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu yazının hukuki sınırlar içerisinde kalınarak kaleme alındığını, iftira içerikli ve yahut kişilik haklarına saldırı mahiyetinde hiçbir itham ve ifadeye yazı içeriğinde yer verilmediğini, yazının görünürdeki gerçekliğe uygun ve güncel olaylara dayandığını, yazının yazılmasında kamu yararının olduğunu, çünkü ihtilaf konusu köşe yazısı içeriğiyle birebir bağlantılı olarak TBMM’ne sunulmuş bir çok soru önergesi bulunduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davaya konu yayında; toplumun ilgisini çeken davacı vakıfla ilgili olarak güncel bir konuda değerlendirme yapıldığı, yazının bütünü dikkate alındığında ve yazıda eleştirilen imara izin verilmesi kararının toplumda yarattığı etki göz önünde bulundurulduğunda; özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, söylemlerin sert eleştiri düzeyinde kaldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin istikrar kazanmış uygulamalarında davacının konumundaki toplumda ünü olan kişilerin kendilerine yönelik sert ve ağır eleştirilere katlanması gerektiği, dava konusu haberin güncel olduğu, konunun TBMM’ne verilen soru önergelerinde milletvekilleri nezdinde, meclis gündeminde ve pek çok yazılı ve görsel medyada tartışıldığı, meclis gündeminde olmasının dahi haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu gösterdiği, konunun gündeme getirilmesinde ve tartışılmasında kamu yararının bulunduğu, davalı yazarın kullandığı ifadelerin kaba ve sert eleştiri içeren, haber/yorum niteliğinde olduğu, yayının yazarın konu ile ilgili kişisel yargılarını ve düşüncelerini içermekte olması sebebiyle ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle hukuka aykırılık unsurunun oluşmadığı, buna göre dava konusu yayının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 03.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.