Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3392 E. 2023/920 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3392
KARAR NO : 2023/920
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin toptan akaryakıt ürünleri pazarladığını, Kayseri İli’nde akaryakıt istasyonu işlettiklerini, davalı ile aralarında bayilik sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince müvekkilinin bayi olarak belli bir miktarda akaryakıt ürününü 1 yıl içerisinde davalıdan almayı taahhüt ettiğini, sözleşme gereğince taşınmazda da 150.000,00 TL bedelle davalı şirket lehine ipotek tesis edildiğini, davalı tarafından taahhüt edilen miktarda ürün temin edilmediğini, bu hususta Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/17 D.iş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, müvekkilinin bu sebeple sözleşmeyi haklı olarak fesih ettiğini belirterek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı bayinin 08.08.2012 ve 09.02.2012 tarihlerinde bedelini peşin ödemiş olduğu akaryakıt ikmalini yaptıktan sonra bir kısım ihtarnameleri kendilerine gönderdiğini, ödeme karşılığı akaryakıt alımı yapıldığının sabit olduğunu, davacının bedelini ödemediği ürünleri talep ettiğini, davacının vadeli mal alımı talebinde kötü niyetli olduğunu, davacının haksız olarak tek taraflı sözleşmeyi feshettiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2015 tarih, 2015/669 E. ve 2015/613 K. sayılı kararı ile ipoteğin kaldırılmasının taşınmazın aynına ilişkin bir hak olduğu, kesin yetki niteliğindeki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 12 nci maddesi gereğince dava dilekçesinin yetki yönünden usulden reddi gerektiği gerekçesi ile dava dilekçesinin reddine, talep hâlinde dosyanın görevli ve yetkili … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 16.11.2015 tarih, 2015/14007 E. ve 2015/14874 K. sayılı kararı ile menfi tespit istemi yönünden kesin yetki halinin söz konusu olmadığı, menfi tespit talebi yönünden de bu aşamada usulden red kararı verilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğurduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince ipoteğin fekkine ilişkin dava yönünden tefrik kararı verilmiş, yetkisizlik kararı ile dosya … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ipoteğe konu edildiği hukuki işleme dair Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde devam eden ”menfi tespit” davasının bekletici mesele yapıldığı, Mahkemece verilen davanın kabulü yönündeki kararın kesinleşmesinin beklendiği, taraflar arasında söz konusu hukuki işleme dayalı herhangi bir borç ilişkisinin kalmadığının anlaşılması üzerine ipoteğin fekkine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Kayseri İli, … İlçesi, … Mahalle,… Mevki, 289 ada 19 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama Anonim Şirketi lehine konulan ipoteğin fekkine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespitin tek taraflı beyana dayalı yapıldığını, davacının peşin ödeme yapmadığını, peşin ödeme yapılmadan mal verme yükümlülüğü bulunmadığını, kâr mahrumiyeti alacağı hesaplanmadan, ödenmeden, ariyet malzemesinin iadesi yapılmadan ipoteğin fekkinin mümkün olmadığını, davacının borcunun bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıya borçlu olup olmadığı, davalı lehine verilen ipoteğin fekkinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 883 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.