Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5202 E. 2023/412 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5202
KARAR NO : 2023/412
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :… Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, marka hükümsüzlüğü ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; otomotiv sektörünün lider firmaları arasında yer alan müvekkilinin, “GM” markalarının sahibi olduğunu, “GM” markasının dünyaca tanındığını, ancak davalı adına kayıtlı olan 2010/67815 sayılı “GMOIL” ibareli marka tescilinin, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, GM ile GMOIL markasının iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu ve markalar ile firmalar arasında iltibas riski bulunduğunu, davalı yanın kötü niyetli olduğunu, davalının markasını tescilli hâlinden farklı şekilde kullanması sebebiyle davaya konu markanın hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı eylemlerinin haksız rekabet ve ve müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini belirterek davalı adına 2010/67815 sayı ile tescilli olan “GMOIL” ibareli markanın hükümsüzlüğünü, “GM oil” markalı piyasaya sunulan ürünlerin/ambalajların, müvekkiline ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, bu ürünlerin/ambalajların kullanımına, üretimine, satımına/dağıtımına son verilmesini ve bu işlemlerin durdurulmasını, önlenmesini, toplatılmasını, imhasını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın, marka hakkının itibarının zarara uğraması nedeniyle ayrıca 5.000,00 TL itibar tazminatının, manevi zarara karşılık 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, markaların farklı sınıflarda tescilli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markasının tescilli olduğu 4. sınıftaki malların büyük bir bölümünün davacının çok eski tarihli markasının tescilli olduğu 12. sınıftaki emtialarla örtüştüğü, davacının markasının GM harflerinden oluştuğu, davalının ise aynı harflere O I L harflerini eklediği, davalının hiçbir zorunluluk olmadığı hâlde GM markasının yanına O I L harflerini getirmek suretiyle markasını oluşturduğu, davalı markasındaki esas unsurun da, gerek telaffuz gerekse görsel değerlendirildiğinde GM harfleri olduğu, markalar arasında iltibas bulunduğu, hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu, ancak maddi tazminatın ve itibar tazminatının ispat edilemediği, bu nedenle reddine karar verildiği, ancak manevi tazminat isteminin kabulü gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı adına tescilli 2010/67815 sayılı, “GMOIL” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile men ve ref’ine, davalının GM ibaresini öne çıkararak kullandığı markayı taşıyan ürün, ürün ambalajı ve vb. materyaller var ise toplatılarak imhasına, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kanıtlanamayan maddi ve itibar tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı defterlerine göre tazminat hesabı yapılamamış ise de, davalı kayıtlarının doğru tutulmadığını, Mahkemece takdiren bir meblağa hükmedilmesi gerektiğini, tecavüzün ve haksız rekabetin varlığı konusunda varılan sonuca göre itibar tazminatına da takdiren hükmedilmesinin doğru olacağını beyan ederek Mahkeme kararının belirtilen yönlerden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı markasının tanınmış marka olmadığını, markaya tecavüz ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, davacının iddiasını ispat edemediğini, bu nedenle manevi tazminat ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek Mahkemece verilen kararın belirtilen yönlerden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiilin niteliği, uyuşmazlığın davacı yan üzerindeki etkisi ve fiilin yoğunluğu gibi hususlar nazara alındığında, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı yandan tahsiline karar verilmesi gerektiği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmediği, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince bir miktar tazminata hakim tarafından re’sen hükmedilmesi gerekirken maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ihlalin süresi, sayısı, markanın değeri dikkate alınarak davacının talebi gibi 5.000,00 TL maddi tazminatın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’un (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrasına göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı adına tescilli 2010/67815 sayılı “GMOIL” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile men ve ref’ine, davalının ”GM” ibaresini öne çıkararak kullandığı markayı taşıyan ürün, ürün ambalajı ve vb. materyaller var ise toplatılarak imhasına, takdiren 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ispatlanamayan itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına tescilli 2010/67815 sayılı “GMOİL”ibareli markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği, davalının “GM oil” ibaresini markasal kullanmak suretiyle davacının “GM” ibareli markasına tecavüzde ve haksız rekabette bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK’nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi.

2.6098 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.