YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12567
KARAR NO : 2022/13726
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.08.2017 tarihli dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne dair verilen 21.02.2018 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalı sorumluluğundaki tescilsiz traktörün devrilmesi sonucu traktörde yolcu olarak bulunan davacı desteğinin vefat ettiğini, davalı tarafından yapılan 97.413,00 TL ödemenin gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.001,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 14.02.2018 tarihli dilekçesi ile talebini 102.976,97 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın reddine dair verilen karara davacı vekilinin yaptığı itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne 102.976,97 TL’nin 26.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
T.C. Anayasası’nın 36/1. maddesindeki adil yargılanma hakkının ve 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılması bakımından, taraflara usulüne uygun tebligat yapılması gerekir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Sigorta tahkim yargılamasında da uygulanması gereken Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi ise “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır” düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından aldırılan bilirkişi raporlarının davalı vekili yerine vekille temsil edilen davalı … Hesabına (asıla) tebliğ edildiği görülmektedir. Oysa; davalı şirket davada kendisini vekille temsil ettirmekte olup, davaya cevap veren vekil tarafından da tebliğe esas olmak üzere e mail bilgilerinin cevap dilekçesinde bildirildiği; TK madde 11 gereği vekilin bildirdiği bu adrese tebliğlerin yapılması gerektiği gözetilmelidir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; vekille temsilin sözkonusu olduğu davada yapılacak tüm tebliğlerin vekile yapılması gereği de gözetilerek, ara kararın ve karara esas alınan raporların davalı vekiline tebliği sağlanıp eksikliğin bu şekilde giderilmesi ile oluşacak sonuca göre, davalı vekilinin diğer itirazları hakkında değerlendirme yapılması gerekirken, usule aykırı biçimde ve davalı yanın savunma haklarını da kısıtlayacak şekilde yargılamaya devam edilip karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 02.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.