YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9856
KARAR NO : 2022/13840
KARAR TARİHİ : 03.11.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 10.04.2016 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin tek taraflı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, geçici iş göremezlik tazminatını 30.737,90 TL’ye, sürekli iş göremezlik tazminatını ise 253.028,77 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre;davanın kısmen kabulüne, 253.028,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici işgöremezlik sebebiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalı …Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin geçici işgöremezlik tazminatına karar verilmesi gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.03.2018 tarih ve 2016/633 Esas 2018/248 Karar sayılı kararının HMK.nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzeltilerek, yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulüne, sürekli işgöremezlik sebebiyle 253,028,77 TL, geçici işgöremezlik sebebiyle 30.737,90 TL olmak üzere toplam 283.766,67 TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, 09.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemin ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 10.04.2016 tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerekir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik’i, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik’i,01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan 13.11.2017 tarihli Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %46,2 oranında sürekli maluliyetinin olduğu tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki anılan raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak rapor tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
Bu durumda,yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, ATK İhtisas Kurulu’ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacının kaza nedeniyle uğradığı daimi çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; HMK 373/2.maddesi gereğince dosyanın Ankara Bölge Mahkemesi 26. Hukuk Dairesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 03.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.