Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/2035 E. 2023/2420 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2035
KARAR NO : 2023/2420
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/463 E., 2021/882 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2010/262 Esas, 2015/605 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2. Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2010/262 Esas, 2015/605 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 27.06.2018 tarihli ve 2018/267 Esas, 2018/7288 Karar sayılı kararı ile özetle eksik inceleme ile hüküm kurulması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2018/463 Esas, 2021/882 Karar sayılı kararı ile Dairemizin bozma kararına uyularak, sanıklar hakkında ayrı ayrı taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına; önceki hükmün yalnızca sanıklar tarafından temyiz edilmesi nedeniyle cezaların 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.04.2022 tarihli ve 2022/52622 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi
1. Kusur durumuna,

2. Bozma sonrasında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağına,

3. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

ilişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi
1.Kusur durumuna,

2.Bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna ve savunma hakkına,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde, “…E-96 Karayolu 7 Eylül Cd. Turgutlu Manisa adresinde bulunan Toki İnşaatlarının yapımını üstlenen Bozbey İnşaat Turizm San. ve Tic. AŞ.- Çakarlar İnşaat Tic. ve San. Ltd. Şti. iş ortaklığı ünvanlı işyerinde çalışmakta olan 17 yaşındaki… Bozbağa; İnşaatın şehir mezarlığı tarafında 4. blok önü iç tarafına bakan 8.6 metre uzaklıktaki gırgır vinçte (asansör) çalışan Mehmet Serbot’un asansörle çektiği malzemeyi, 1. kat balkon hizasında yük kancasına bağlı çelik halatı saat 15:00 sularında tutması ile asansörden kaynaklanan kısa devre sonucunda asansörün metal aksamına sirayet eden gerilim sebebiyle yere yığıldığı ve elektrik çarpması üzerine kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen vefat ettiği, mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 2010/262 esas 2015/605 karar sayılı ilam ile sanıkların mahkumiyetlerine karar verilediği, Mahkememizce verilen 21/04/2015 tarih ve 2010/262 Esas ve 2015/605 sayılı kararın sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 27/06/2018 tarih ve 2018/267 esas 2018/7288 karar sayılı ilamıyla bozulduğu,

Bozma sonrasında alınan 10/02/2020 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre sanıklar Mehmet Gazi ve …’ın asli kusurlu olduğu, sanık …’ın ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, 16.06.2004 tarih ve 225494 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliğinin 4. maddesinini ikinci fıkrasında “EK-1 deki çizelgede, karşısında (K) harfi bulunmayan işlerde kadınlar ve (Gİ) harfleri bulunmayan işlerde de 16 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını bitirmemiş genç işçiler çalıştırılamaz.” amir hükmü gereği, Ek-1 deki çizelgenin 31 nolu “yapı işleri” bölümünde 18 yaşından küçük işçilerin her türlü yer altı ve yer üstü inşaatında çalıştırılmasının yasak olduğu, meydana gelen olayda, 17 yaşında ölen işçinin inşaatta çalışmasına göz yuman ve yeterli denetim ve kontrol mekanizması oluşturmayan sanıkların eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu,

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde yukarıda izah edilen nedenlerle sanıklar Mehmet gazi ve …’ın üzerilerine atılı suçu işledikleri mahkememizce sabit görüldüğünden cezalandırılmasına, asli oranda kusurlu olan … ve …’in cezasını tayinde altı sınırdan uzaklaşılmasına, her ne kadar sanık … Bozbeyli hakkında TCK’nın 85/1. Maddesinde tanımlı taksirle ölüme neden olma suçundan kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama sonucunda sanığın olay nedeniyle kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…” denilmiştir.

2. Sanıkların alınan savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmedikleri görülmüştür.

3. 22.04.2007 tarihli Görgü ve Tespit Tutanağına göre “…Olayin E-96 karayoluna bakan bloklardan şehir mezarlığı tarafından dördüncü blok önü iç tarafa bakan kısımda meydana geldiği, binadan 8.60 cm. uzaklıkta inşaat asansörü ve binanın yedinci katinda asansörle yük çekme makarasının kurulu olduğu, yedinci kattan zemine kadar asansör çelik halatının sallanır vaziyette olduğu, bu sallanan halatın hizasında yerde kum yığını ve ıslak zemin olduğu, asansörün yanında uçlarına yeni takılmış üçlü sanayi prizi ile fişin bulunduğu uzun bir elektrik kablosunun olduğu, bu kablonun yanında boşta uçları kesik dört uçlu eski bir üçlü sanayi prizi ile yine boşta eski bir sanayi fişinin olduğu…” belirtilmiştir.

4. 22.04.2007 tarihli Olay Yeri İnceleme Tutanağı içeriğinde bilirkişi…’in yaptığı incelemeler neticesinde yemini tahtında alınan beyanına göre”…Ben olay yerini gezdim, trafoyu inceledim, kurulu asansör sistemini inceledim, bu trafo Toki inşaatlarının şantiye amaçlı kullanım amacıyla kurdukları Tedaştan bağımsız kurdukları trafodan çekilmiş olan direkte bulunan tevzi panosundan seyyar kabloyla asansöre enerji verdiklerini gördüm, asansördeki topraklama sisteminin bağlı olduğu ancak irtibatlandırmasının fiziki olarak sağlıklı olmadığı, koruma topraklamasının omaj tesisinin yapılmadığı, normalde böyle bir asansörde 5 om olmalı ve tevzi panosuyla da sağlıklı irtibat kurulmalıydı, böyle bir durum olsaydı tevzi panosundaki sigorta atar ve ölümle sonuçlanan olay cereyan etmezdi. Ben ayrıca asansördeki priz tertibatının da eskiyle değiştirilmiş ve yeni takılmış olduğunu gördüm, ayrıca yeniyle değiştirilme yapılırken topraklama tertibatı da çıkartıldığından sağlıklı bağlanmış olup olmadığını tespit edemedim. Asansör sistemine 3 beygir gücünde motor bağlıdır, 2.2 kw motor gücü olduğu devresine konulması gereken sigorta amperajının 10 amper olması gerektiği, tevzi panosunda da sigorta güçlerinin yüksek tutulduğu 40 ve 63 amper sigortalar bulunduğu, tevzi panosunun topraklamasının da olmadığı görülmüştür. Maktülün cereyana kapıldığı yer ıslak zemin olduğundan kaçak oluştuğu sırada etkilenmiş ancak asansörü komuta eden kişi metal aksama değmediği, ayaklarının altında tahtadan bir zemin oluşturulduğu ve toprağın da kuru olması nedeniyle muhtemelen bu kişi elektrik akımından etkilenmemiştir…” şeklindedir.

5. Olay yerinde inceleme yapan Tedaş Şebeke Sorumlusu… tarafından düzenlenen bilirkişi inceleme raporuna göre; “22/4/2007 tarihinde saat 16:00 sulannda TOKI inşaatlarında bir şahsın elektriğe çarpıldığı haberini 155’den TEDAŞ İşletme Müdürlüğümüzün haber merkezi aranmış olup, olay mahaline intikal etmemiz telsiz anonsu ile nöbetçi vardiya ekibimizle birlikte hareket ettik. Olayın TOKİ inşaatları sahası içerisinde 4. bloğun önünde kurulmuş olan yük taşıma asansöründe meydana geldiğini yerinde tespit ettim. TOKİ’ye ait şantiye amaçlı direk tipi trafo postasından enerji alınarak meydandaki demir direk yanında ayaklı elektrik tevzi (dağıtım) panosundan 4×2,5mm2 seyyar kablo ile asansör makinasına kadar çekilmiş olan kablo ucunda grup prize kadar enerji getirilmiştir. Asansör sisteminde şalter+3fazlı motor+ makara+kanca+metal aksamdan oluşan iskeleti ve buna bağlı olarak elektrik gövde kaçağına karşı yapılmış gevşek şekilde irtibatlandırılmış koruma topraklaması görülmüştür. Asansör sisteminin çalışma prensibi tevzi panosundan seyyar kablo ile alınan enerji ucunda bulunan 3 fazli grup prize gelmekte bu prizden asansör makinasının motoru çalıştırmak için yine ikinci bir bağlantı ile alınan seyyar fişin takılarak enerji şaltere gelmektedir. Asansörü kullanan şahsın şalteri açmasıyla asansör motorun çalışması sağlanarak mekanik kollu makara tambur düzeneği ile yükün yukarı ve aşağı çekilmesi sağlanmaktadır. Asansöre enerji veren tevzi panosundaki otomatik sigortaların amperajları 40-63 amp. olduğu, 3 HP (beygir gücü) 2,2KW motor için bu sigortaların maxsimum 10 amperi geçmemesi gerekirdi. En önemlisi bu tür gezici makinaların elektrik kaçaklarını önleyen 300 miliamper kaçak akım rölesi kullanılması gerekirdi. Asansörün metal gövdesi koruma topraklaması gevşek şekilde irtibatlandırılmış ancak topraklamanın görev yapmadığı tespit edilmiştir.Halbuki gövde kaçağına karşı topraklama 5 ohm. değerinde olması ve görev yapsaydı fazların bağlı bulunduğu sigortalar atıp elektrik kesilecekti. Bu gövde kaçağının motor çalıştırıldıktan sonra motordan kaçak olduğu yerinde yapılan deneyle tespit ettik. Asansörün elektrik kaçağına karşı ve iş kazalarına maruz kalınmaması için genel olarak önlem ve kontroller bakımından yetersiz kaldığı…” tespit edilmiştir.

6. Soruşturma aşamasında düzenlenen tek kişilik elektrik mühendisi iş güvenliği uzmanı tarafından düzenlenen 27.01.2010 Tarihli Bilirkişi Raporuna göre inşaatta elektrik panosunun teknik şartnamelere uygun olarak kurulmayan, elektrik motoru içeren elektrikli makina ve cihazların elektrik yükleme priz ve fişlerin, prizlere gelen elektrik hatlarının topraklaması yapmayan, elektrik hatlarının ve elektrik tesisatı ile elektrik kumanda panosunun Elektrik İç Tesisatı Yönetmeliği ve Fenni Şartnamesine uygun yapılması denetlemeyen ana yüklenici Çakarlar Limited Şirketi yetkilisi …’ın asli kusurlu olduğu, kazanın meydana geldiği inşaatta yapılan malzeme yüklümü işlerinde 18 yaşını doldurmamış ölen işçiyi çalıştıran, şantiye panosundan asansöre yerden uzatma kabloları elektrik alırken kabloların dış etkilere karşı korunmasını sağlamayan, çalıştırdığı işçilere uymaları gerekli sağlık ve güvenlik tedbirlerini öğretmeyen, gerekli risk tespitlerini yaptırmayan Seyret Limited Şirketi yetkilisi sanık …’in asli kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.

7. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı İnceleme Raporuna göre Seyret Mermer Ltd. şirketinin çalışanı olan 17 yaşındaki işçi… Bozbağa’nın gırgır vinçte (asansör) çekilen malzemeyi bina içerisine alırken yük kancasına bağlı çelik halatı tutması ile asansörden kaynaklanan kısa devre sonucunda asansörün metal aksamına sirayet eden gerilim sebebiyle elektrik çarpmasına bağlı olarak vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde asıl işveren Bozbey İnş. A.Ş.- Çakarlar İnş. Ltd. Şti. İş ortaklığının %50 – oranında; alt işveren Seyret Mermer Granit Tic. Ltd. Şti. %50 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür.

8. Bozma üzerine yapılan yargılama sırasında dosyaya eklenen İTÜ Öğretim Üyeleri tarafından düzenlenen 10.02.2020 Tarihli Bilirkişi Raporuna göre;
“…1-Sanık …’in Seyret Ltd. Şti’nin sahibi ve yetkilisidir. Dosyada bulunan 23.02.2017 tarihli taşeron sözleşmelerinden anlaşıldığı üzere inşaatın sıva, boya ve fayans seramik kaplama işlerini alt yüklenici/işveren olarak üstlenmiştir. Maktul genç işçi, üstlenmiş olduğu işlerin ifasında çalışmaktadır. Üstlenmiş olduğu işlerin ifasına dair iş sağlığı güvenliği mevzuatında belirtilen hiçbir asgari gereğin yerine getirilmediği dosyadan sabittir. Olay esnasında maktul genç işçinin temas ettiği yük/inşaat vinci çelik halatında meydana gelen elektrik geriliminin, vincin motorundan kaynaklı olarak meydana gelmiş olduğu olay yerinde keşif yapan bilirkişilerce tespit edilmiştir. Üstlenmiş olduğu işlerin ifasında kullanılacak iş ekipmanlarının ehil kişiler tarafından kurulumunun yapılması, güvenli olduğu ve güvenli bir şekilde kullanılacağına dair kurulum sonrası düzenlenmesi gereken kurulum formunun düzenlenmemiş olduğu, üstlendiği işin gereği olarak kullanılacak iş ekipmanlarının asgari gerekleri sağlar şekilde kurulması ve kullanımının sağlanması gerektiği, yukarıda dava konusu olayın nedenlerinin irdelenmesi başlığında belirtilen asgari gereklerin yükümlülüğünde olduğu, maktul genç işçinin olay tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmamış olduğu ve genç işçi statüsünde olduğu ve çalıştırılmaması gereken bir iş faaliyetinde çalıştırıldığı ve bu durumun da etkin bir şekilde işleyen kontrol ve denetim mekanizmalarının kurularak işletilmediğini net olarak ortaya koyuyor olduğu gerekçeleriyle asli oranda kusurlu olduğu,

2- Sanık … Çakarlar Ltd. Şti. firmasının sahibi, yetkilisi ve şirket müdürü olduğu, yetkilisi olduğu şirketin söz konusu TOKİ projesi inşaatı yapım işini Bozbey İnş. ile iş ortaklığı kurarak üstlenmiş olduğu, 23.01.2007 tarihli sözleşme ile Bozbey İnş. firmasının tüm sorumluluklarını devrederek iş ortaklığı olarak üstlenilen inşaat yapım işinden çekildiği ve tüm sorumluluklarını yetkilisi olduğu Çakarlar İnş. firmasına devrettiği, inşaatın yapım işini 06.01.2007 tarihli taşeron sözleşmesi ile KCR İnş. firmasına verildiği, KCR İnş. firmasının alt işveren konumunda olduğu, KCR İnş. firmasına devredilmeden inşaatın yapımına başlanmış olduğu ve inşaatta yürütülen işlerin gereği olarak şantiye elektrik beslemesinin alındığı ve şantiye elektrik panosunun kurulmuş olduğu, elektrik panosunda toprak hattı ve aktif bir şekilde KAR ekipmanının bulunmadığının dosyadan sabit olduğu, şantiyenin ilk açılışında ve elektrik panosunun ilk tesis edilmesinde Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliğinde belirtilen gerekleri sağlar şekilde toprak hattının tesis edilmesi ve aktif KAR ekipmanının panoda olmasının sağlanması gerektiği, alt işverenleri olan KCR İnş. Firması ve Seyret Mermer firmalarının yürüttükleri iş faaliyetlerine yönelik hiçbir kontrol ve denetimde bulunulmadığı, çocuk ve genç işçi statüsünde olan kişilerin şantiyeye girişleri ve çalışmalarının önlenmesine yönelik etkin bir şekilde işleyen kontrol ve denetim mekanizmalarının kurularak işletilmemesi gerekçeleriyle asli oranda kusurlu olduğu” kanaati bildirilmiştir.

9. Görgü tanığı …. alınan beyanında “…ben maktülün cereyana kapıldığı anı gördüm. Ben olay anında asansörün motor aksamının bulunduğu yere yakın bir noktada bulunuyordum. Bulunduğum yerden…’ın bulunduğu 1. kat görünüyordu. Bir ara…’ın vıy diye sesini duydum. Baktığımda eliyle katlar önünde sarkan asansör telini tutmuştu. Fişi prizden ben çıkardım., akım kesilince… yere yığıldı…” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

10. Tanıklar …. beyanları dosya kapsamında bulunmaktadır.

11. Sanıkların güncel adlî sicil kayıt örnekleri ve nüfus kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

II. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Aşamalarda düzenlenen kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporlarının, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Aşamalarda düzenlenen kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporlarının, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık müdafii dilekçesinde bilirkişi raporlarının kendilerine tebliğ edilmediğini, kendilerinin UYAP üzerinden rapora ulaştıklarını ve bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığını belirttiği görülmüş ise de, sanık müdafii tarafından hükümden evvel dosyaya 27.09.2021 tarihinde savunma dilekçesi sunularak bilirkişi raporlarına karşı savunma yaptığı görülmekle, bu husus bozma nedeni olarak görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2018/463 Esas, 2021/882 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.