YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6769
KARAR NO : 2023/2391
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2453 E., 2018/3233 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 02.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen kişilerin tazminat isteyebileceği düzenlemesi kapsamında davacının haksız ve gerekçesiz olarak gözaltında tutulduğu ve tutuklu kaldığı günler için 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 200.000,00 TL tazminata haksız olarak yakalanıp gözaltına alındığı tarihten itibaren yürütülecek yasal faizle birlikte hükmedilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 19.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede ve süresinde açılmadığını, davaya mesnet kararın kesinleşmediğini, tazminat isteminin hukuki dayanağının bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarının yerinde olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
3. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2018/11 Esas, 2018/60 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/2453 Esas, 2018/3233 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 26.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen kişilerin tazminat isteyebileceği düzenlemesi kapsamında açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde “Davacı vekili, müvekkili davacı sanık hakkında ceza muhakemesi kanunundaki koruma tedbirlerinin hukuka aykırı olarak uygulandığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlarsa da; davacı hakkındaki yasa dışı PKK silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasıyla yapılan soruşturma sonucunda kamu davası açıldığı ve bu dava devam ettiğinden CMK 141, 142/1. maddesi gereğince tazminat davasının yersiz açıldığı, mahkememizin davacı sanık hakkındaki ceza kovuşturması devam ederken adeta paralel yargılama yaparak ceza muhakemesi işlemleriyle ilgili denetimde bulunarak hüküm veremeyeceği sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.” denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat davasının dayanağını oluşturan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/58 Esas sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 15.02.2017 – 03.10.2017 tarihleri arasında 230 gün gözaltında ve tutukluğu kaldığı, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tabi olduğu anlaşılmıştır.
2. 5271 sayılı Kanun’un tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142 inci maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci maddesinin (a) bendinde kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğun devamına karar verilen kişilerin tazminat isteminde bulunabileceğinin belirtildiği, tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma ve dava dosyasında davacının kanuna aykırı şekilde tutuklandığı nedenine dayanan tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığı anlaşılmakla; bu kapsamda davacının talebinin 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci maddesinin (a) bendi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan yazılı gerekçe ile davacı hakkındaki ceza davasının derdest olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün 2 numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/2453 Esas, 2018/3233 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.