YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2766
KARAR NO : 2022/11876
KARAR TARİHİ : 10.10.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasında ölüm nedeniyle maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı sebebiyle reddine dair verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; 12.05.2055 tarihinde müvekkillerinin oğlu …’nun yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi olan kamyonun karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkillerinin oğlunun vefat ettiğini belirterek belirsiz alacak olarak 3.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, kaza sonucu davacıların desteğinin hayatını kaybettiği, kaza tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’ya göre zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, davaya konu trafik kazasının ise 12/05/2005 tarihinde 5237 sayılı TCK yürürlüğe girmeden önce meydana geldiği, davanın ise 21/02/2017 tarihinde açıldığı, bu durumda, ceza zamanaşımı süresinin dolduğu gibi, 2918 sayılı KTK ve TBK ‘da düzenlenen 2 yıllık ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin de dolmuş olduğu, davalı vekilinin yasal süresinde zamanaşımı def’ini ileri sürmüş olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ceza zamanaşımı süresinin olay tarihi olan 12/05/2005 tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 455 ve 102/4. maddesi uyarınca 5 yıl olduğu, kazanın gerçekleşmesiyle birlikte zararı ve zarar yükümlüsünü kaza tarihi itibariyle öğrenen davacıların, bu süre geçtikten sonra 21/02/2017 tarihinde davalarını ikame ettiği bununla birlikte dava tarihi itibarıyla olağanüstü zamanaşımı süresi olan 10 yıllık sürenin dahi tamamlandığı, bu durumda, davalı vekilinin süresi içerisinde gerçekleştirdiği zamanaşımı savunması doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, Dairemiz karar örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 10/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.