Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/8172 E. 2022/14175 K. 09.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8172
KARAR NO : 2022/14175
KARAR TARİHİ : 09.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonucunda; davacının davasının kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen 06.12.2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 08.07.2006 tarihinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının eşi…’ün vefat ettiğini belirterek fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminat alacağının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 57.500,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 57.500,00 TL destek tazminatının 20.11.2019 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin desteğinin meydana gelen kazada öldüğünü açıklayıp, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmaması nedeniyle sorumluluğu bulunan davalıdan maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili davaya cevabında, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, başvuran tarafın zararının kazaya karışan araç sürücüsü Salim Kaya varisleri tarafından karşılanmış olduğundan herhangi bir hak talebinde bulunulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2918 sayılı KTK.nun 88. maddesi uyarınca; Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 142. maddesi gereğince de; Alacaklı müteselsil borçluların cümlesinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir. Borcun tamamen edasına kadar bütün borçluların mesuliyeti devam eder.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun “müteselsil borcun sukutu” başlıklı 145/1 maddesinde “Tediyesi ile veya yaptığı takas ile borcun tamamını veya bir kısmını iskat etmiş olan borçlulardan biri, sakıt olan borç nispetinde diğer borçluları halas etmiş olur” hükmü getirilmiştir. Buna göre, müteselsil borçlulardan biri hakkındaki feragat diğer borçlular yönünden de sonuç doğurur.
Uyuşmazlık konusu kazanın 08.07.2006 tarihinde gerçekleştiği, kazaya karışan araçta yolcu olan davacının desteği (eşi) …’ün kazada hayatını kaybettiği dosya kapsamıyla sabittir.
Olaya ilişkin olarak davacı … ve diğer mirasçılar tarafından “Yukarıda maddeler halinde belirtilen edimler karşılığında kazaya karışan araç sürücüsü … varislerine, trafik kazası ve ölüm nedeniyle dava açmayacağımızı, maddi ve manevi bir hak talep etmeyeceğimizi, doğmuş ve doğacak tüm haklardan feragat etmeyi beyan, kabul ve taahhüt ederiz” şeklinde Taahhütname başlıklı belge imzalanmıştır.
Şu halde, “Taahhütname” başlıklı belge ve içeriğindeki edimlere ilişkin 2006 tarihli dekont değerlendirildiğinde; başvuran tarafın zararının … varisleri tarafından karşılanmış olduğu ve buna göre davacı tarafça herhangi bir hak talebinde bulunulamayacağı gözetilerek, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan 13.01.2020 tarihli başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının başvurusunun kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülememiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.