YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9848
KARAR NO : 2022/14244
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesinde; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; 02/04/2009 tarihinde davalıya … poliçesiyle sigortalı olan araç ile davacılar desteğinin içinde olduğu aracın karıştığı kazada destek …‘nın vefat ettiğini belirterek şimdilik her bir davacı için 7.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 26/11/2016 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının kusuru oranında sorumluluklarının bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı … şirketinin sigortalısı olan araç sürücüsü kusursuz olduğundan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre,davalıya sigortalı araç sürücüsünün olayda hiç kusuru bulunmadığından, araç işleteninin ve dolayısı ile de işletenin zarar gören 3. kişilere karşı hukuki sorumluluğunu üstlenen davalı … şirketinin zarardan sorumluluğunun olmaması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmaması, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup, her bir davacı sayısı kadar dava açıldığının kabulü ile her iki davacı yönünden de davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davacı sayısı kadar, kendini vekil ile temsil ettiren davalı … lehine ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına ve mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre,usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 09.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.