YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5604
KARAR NO : 2022/14278
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulüne dair verilen kararın davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 17/06/2020 gün ve 2017/5291 E, 2020/3610 K sayılı ilamında; HUMK’nın 275. maddesinde (6100 sayılı HMK’nın 266. maddesi) “mahkeme, çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” hükmüne yer verilmiştir. Gerçek zarar miktarının tespiti için uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir.
Mahkemece, davacıya ait sigortalı araçta meydana gelen hasarın tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir. Mal sigortalarında sigorta şirketi gerçek zararla ve poliçedeki sigorta bedeline kadar sorumludur. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek, araç hasarı konusunda uzman bilirkişiden, davaya konu trafik kazası nedeniyle, davacıya kasko sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının tesbiti hususunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ayrıntılı, denetime elverişli gerekçeli, ekspertiz raporu ile hasar dosyasının da değerlendirildiği bir rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Taraflar arasındaki ilişki, TTK.’nda düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından ve bu tür sözleşmeler TTK.’nun 3. ve 4. maddeleri hükmü uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, mutlak ticari işler kapsamında bulunmasına göre, talep gibi avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçeleri ile bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında davanın kabulü ile 38.300,00 TL maddi tazminatın 22/07/2004 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı …Ş vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.
Savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasa’sının 36. maddesinde de buna paralel düzenleme bulunmaktadır.
Eldeki dosyada; davalı …kendisini vekil ile temsil ettirmiş, 05.11.2021 tarihli ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair tebligat belgesine rastlanmamıştır. Mahkemece, kendisini vekil ile temsil ettiren adı geçen davalı vekiline ıslah dilekçesi tebliğ edilip, beyan ve itirazda bulunma hakkı verilmeyerek davalı tarafın savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Bu durumda mahkemece ıslah dilekçesinin davalı …Ş vekiline tebliği ile ıslah dilekçesine karşı beyan ve itirazlarını bildirmesi hususunda süre verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde savunma hakkının kısıtlanması, esaslı usul hatası olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.