Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/12983 E. 2012/1510 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12983
KARAR NO : 2012/1510
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları …’in, çekişme konusu 3923, 5071 ve 5361 parsel sayılı taşınmazlarını vekil aracılığı davalı Vakfa satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan bu temlikin, kendilerinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tüm mirasçılar adına tescili (terekeye döndürülmesi) isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı Vakıf; miras bırakanın çekişmeli taşınmazları, Vakfın amacı doğrultusunda kullanılmak üzere bağışladığını, yapılan işlemin gerçek bir bağış olduğunu, muvazaalı işlem yapılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Vakıf vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre;çekişme konusu 3923, 5071 ve 5361 parsel sayılı taşınmazlar, davacıların miras bırakanı … adına kayıtlı iken, 17.11.1999 tarihinde miras bırakana vekaleten dava dışı Arap … Aksoy tarafından davalı Vakfa satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Davacıların, miras bırakanları …’in çekişme konusu taşınmazlarını, kendilerinden mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak davalı Vakfa temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tüm mirasçılar adına tescili(terekeye döndürülmesi) isteği ile eldeki davayı açtıkları; miras bırakan …’in dava dışı mirasçılarının olması sebebiyle terekeye temsilci atandığı ve tereke temsilcisinin davayı takip ettiği; yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davacıların iddiasın değer verilmek suretiyle davanın kabulü cihetine gidildiği görülmektedir.
Oysa, Mahkemece yapılan keşif neticesi elde edilen uzman bilirkişi raporuna göre, taşınmazların satış tarihi itibariyle gerçek değerleri toplamının 15.301,50 TL olduğunun saptanmasına karşın, resmi akitte çekişmeli 3 parça taşınmazın satış değerinin 750,00 TL olarak gösterildiği gözetildiğinde, akitte gösterilen değerin sembolik olduğu, bunun ise yapılan temlikin bağış niteliğinde olduğunu gösterdiği, kaldı ki, davalı Vakıf Karar Defterinde kayıtlı 16.11.1999 tarih 18 nolu Vakıf Mütevelli Heyetinin almış olduğu kararla, çekişmeli taşınmazların Vakfa bağışlanmasının kabul edildiğinin yazılı olduğu; esasen miras bırakanın varlıklı bir kimse olup, mal satma ihtiyacı içinde bulunmadığı, diğer taraftan, mirasçılarından mal kaçırma amacını gerektiren bir nedeninin de olmadığı açıktır.
O halde, yukarıda açıklanan somut olgular birlikte değerlendirildiğinde, miras bırakanın …’in, çekişme konusu taşınmazlara ilişkin olarak yapmış olduğu temlikin bağış niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Böylesi bir işleminde ancak, koşulların varlığı halinde TMK’nun 560. ila 571. maddeleri arasında düzenlenen tenkis davasına konu olabileceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, olayda, 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri olmadığı, davada tenkis isteğinde de bulunulmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı Vakfın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.