YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/447
KARAR NO : 2023/2421
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/741 E., 2021/344 K.
DAVACILAR : 1-… 2-… 3-… vekili Avukat …
ASLİ MÜDAHİL DAVACI : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 05.07.2012
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sözleşmenin feshi, tazminat ve alacak istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı arsa sahipleri vekili, taraflar arasında imzalanan 07.04.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu inşaatın bitirilmediğini ve dairelerin teslim edilmediğini, yapı denetim ücreti ödeme yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu, eksik işler bedeli olduğuna dair delil tespiti yaptırıldığını, davalının davacılara düşen daireleri danışıklı şekilde sattığını ve kiraya verdiğini ileri sürerek, sözleşmenin ileriye etkili feshi ile yüklenicinin edimine göre devri gereken bağımsız bölümün tespitini, müdahalenin men’ini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla … için 5.000,00 TL, … için 2.000,00 TL kira bedelinin ve sözleşmenin feshi nedeniyle 2.000,00 TL müspet zarar ve ayıplı işler bedelinin tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 658.648,75 TL’ye yükseltmiştir.,
Asli müdahil arsa sahibi vekili, sözleşme süresinde işin bitirilemediğini, müvekkilinin sözleşmenin feshi ile doğrudan ilgisi bulunduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin 6. maddesinde projenin onaylanması için geçen sürenin teslim süresine ek süre olarak ekleneceğinin düzenlendiğini, arsa sahibinin oğluna ait mimarlık şirketinin projeyi altı ay geciktirdiğini, yapı denetim firması ücretini davacılar yatırmadığından inşaatın mühürlendiğini, arsa sahiplerinin kusurundan dolayı inşaata devam edilemediğini, müdahil arsa sahibinin açtığı kira tazminatı davasının devam ettiğini, inşaatın tamamlanamamasının arsa sahiplerinden kaynaklı olup halen daha dokuz ay süresi olduğunu, yapı denetim firmasıyla sözleşme yapılması halinde mührün kalkacağını ve inşaatın süresinde tamamlanacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25/12/2013 tarihli ve 2012/895 Esas, 2013/725 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile Adana 12. Noterliğinin 07.04.2006 tarih ve 08300 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine, davalı müdahalesinin menine, davacıların müspet zarar, ayıplı işler bedeli, gecikme (kira) bedeli ve yüklenicinin edimine göre devri gereken bağımsız bölümlerin belirlenmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 22.04.2015 tarih, 2014/3973 Esas ve 2015/2836 Karar sayılı ilamında; davacılar vekili ve asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile inşaatın belirlenen seviyesine rağmen davacı tarafça sözleşmenin ileriye etkili feshi istenmiş olup mahkemece davacının talebi dışına çıkılarak sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu anlaşıldığından mahkemece sözleşmenin ileriye etkili feshi ile eksik ve ayıplı işler bedelinin karşılığı olan arsa payı belirlenerek, şayet daha önce yükleniciye arsa payları devredilmişse, bu bedelin karşılığı olan arsa payının iptali ile arsa sahibi adına tesciline, bu paylar devredilmemişse, arsa sahibi üzerinde bırakılmasına ve sözleşmenin tasfiyesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün davacılar vekili ve asli müdahil yararına bozulmasına, davacılar vekili ve asli müdahil vekilinin müspet ve menfi zarar istemlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
3. Davalı yüklenici vekili bozma ilamına karşı karar düzeltme talebinde bulunmuş ise de, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 10.11.2016 tarih, 2015/6992 Esas ve 2016/4966 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporuna göre inşaatın gerçekleşme oranının 80,73 olduğu, müteahhide verilmesi gereken daire sayısının 15,82 olacağı, ancak 19,6-15,82=3,78 daire ve 3,78 daireye isabet eden 201,40 arsa payının müteahhide fazla verildiği, 28 numaralı daire davacı … adına kayıtlı olduğundan bu dairenin 53 payı düşülmek suretiyle …’ye 4,54 pay, …’a 95,90 pay, …’a 38,84 pay ve …’a 9,11 pay düşeceği, dava tarihi itibariyle 1 payın rayiç değeri 1.000,00 TL olarak hesaplandığından ve davalıya fazladan devredilen daireler 3. kişilere satıldığından 2,78 dairenin (28 numaralı daire çıkartılmıştır) rayiç değeri olarak …=4.540,00 TL, …=95.900,00 TL, …=38.800,00 TL, …=9.110,00 TL’nin davacılara verilmesi gerektiği, davacıların kira alacağı taleplerinin … için 42.232,00 TL, … için 28.506,00 TL, … için 70.387,00 TL hesaplandığı, davacı …’ın dava dilekçesinde bu yönden talepte bulunmadığı, müdahil …’ın davaya müdahil olup sözleşmenin iptali talebini açıkladığı ancak bu davacı yönünden kira alacağı talebinin bulunmadığı, somut olayda ileriye etkili fesih şartları oluştuğundan bu talebin kabulüne, ileriye etkili fesih halinde eksik ve ayıplı işlerin talep edilmesi mümkün olmadığından bu taleplerin reddine, müteahhidin inşaatı getirdiği seviye dikkate alınarak fazladan verilen 2,78 daire bedeli (28 nolu daire davacı … adına tescilli olduğundan bu daire dışlanarak) olan toplam 148.350,00 TL’nin davalıdan alınarak; 4.540,00 TL’sinin davacı …’ye, 95.900,00 TL’sinin asli müdahil …’a, 38.800,00 TL’sinin davacı …’a, 9.110,00 TL’sinin davacı …’a verilmesine, kira alacağı taleplerinin ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 41.712,00 TL’nin davalıdan alınarak davacı …’ye, 28.155,20 TL’nin davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle ; ödeme belgelerinin aslının temin edilmesi ya da ödeme olgusunun araştırılması gerekirken, inceleme yapılmadan hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, eksik ve ayıplı işler yönünden müspet zarar talebi ile kira talebinin reddinin hatalı olduğunu, arsa m2 bedelinin 1.000,00 TL olarak hesaplanmasının kabul edilemeyeceğini, faiz hususuna kararda yer verilmediğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davacıların tamamı arasında fesih yönünde irade birliği bulunmadığını, asli müdahil …’ın seçimlik hakkını kira bedeli yönünden kullandığını ve fesih iradesi olmadığını, sözleşmede feshin geriye etkili sonuç doğuracak şekilde yapılacağının kararlaştırıldığı, ileriye etkili fesih talebinin TMK’nın 2. maddesine aykırı olduğunu, inşaatın yapı denetim bedellerinin ödenmemesinin arsa sahiplerinin kusurlu davranışından meydana geldiğini, arsa sahiplerinin yüklenicinin onayı olmadan yükleniciye düşen daireleri sattıkları, arsa sahiplerinin asli müdahil davacı …’ın kira talebinden vazgeçmesine rağmen mahkemenin kira bedeline hükmetmesinin uygun olmadığı, dava tarihine kadar kira bedeli hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshi, ayıplı işler giderim bedeli, müspet zarar tazmini ve gecikme tazminatı istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 125 inci maddesi ile 470 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Asli müdahil vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20/06/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.