YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10373
KARAR NO : 2010/12162
KARAR TARİHİ : 24.11.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı Nuri İnanlı adına kayıtlı 771, 2698, 1636 ve 1667 parsel sayılı taşınmazların kendisinden mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak gerek kadastro sırasında gerekse hibe yolu ile 2.eşi olan davalı adına tescil edildiğini ileri sürüp, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece;” miras bırakanın ölüm tarihinin kadastro tespitinden sonra olduğu, davanın hak düşürücü süreden bahisle reddedilmesinin yasal olmadığı, delillerin toplanması, değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, miras bırakan tarafından 2698 parselin geldisi olan 127 parselin bağış yoluyla davalıya temlik edildiği, bu tür temliklerde 1.4.1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulanamayacağı çekişmeli diğer 3 parça taşınmazın ise elden bağış biçiminde davalıya devredildiği gözetilerek davanın reddedilmesi doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 24.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.