Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/6611 E. 2023/4594 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6611
KARAR NO : 2023/4594
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli ve 2013/438 Esas, 2015/523 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli ve 2013/438 Esas, 2015/523 Karar sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 02.10.2017 tarihli ve 2017/9753 Esas, 2017/19226 Karar sayılı kararı ile aynı suçu birlikte işlediği belirtilen temyiz dışı sanık … hakkında Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/814 Esas sayılı dosyasında başka bir yargılamanın yapıldığı ve bu sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği dikkate alınarak, öncelikle Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/814 Esas sayılı dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, her iki dosya arasında fiili ve hukuki bir irtibat bulunduğu ve davaların aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak her iki dava dosyasının birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerekmesi nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2017/727 Esas, 2018/1105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2017/727 Esas, 2018/1105 Karar sayılı kararının katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.06.2020 tarihli ve 2019/15769 Esas, 2020/5258 Karar sayılı kararı ile sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2021 tarihli ve 2020/340 E., 2021/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 … maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, verilen kararın, usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek süre tutum dilekçesi sunmuş, gerekçeli kararın kendisine tebliğinden itibaren başkaca dilekçe sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in, katılanlar S.D. ve …. ile … Kumanyacılık Emlak Tarım Gıda Tekstil Taşımacılık İnşaat Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şirketinde ortak, katılan …. ve sanık …’in müşterek yetkili müdür oldukları, sanık …’in, şirket muhasebe müdürü olan temyiz dışı sanık …’ı azmettirmesi üzerine değişik tarihlerde olmak üzere şirketten 248.000 TL ve 1600 USD para çıkışı yaparak üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, şirketin muhasebe müdürü ile katılanların anlaşarak, kendisi adına şirketten para aldıklarını, temyiz dışı sanık …’in kendi usulsuzlüğünü ve şirketten çaldığını gizlemek için iftira attığını, kasa noksanı olarak gösterilen paralarla ilgisinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
3. Temyiz dışı sanık …, sanık …’in, ortakların bilgisi olduğunu söyleyerek kasadan değişik tarihlerde kayıtsız şekilde paralar aldığını, daha sonra katılanların yaptıkları incelemelerde sanık …’in aldığı paralardan dolayı açık çıktığını, durumu katılanlara söylediğini, ajandasına aldığı notları da verdiğini beyan etmiştir.
4. Katılanlar, şirket hesaplarında bir takım usulsüzlükler tespit ettikten sonra sanık …’e ihtarname çektiklerini, sanıkla görüşmeleri sonucu kardeşine ait hisseleri devrinin yapıldığını, ancak bu işlemden bir gün sonrası tarihli, şirketlerini kefil olarak gösterip borç altına sokan 1.084,000,00 TL bedelli bonodan dolayı aleyhlerine icra takibi yapıldığından şikâyetçi olduklarını beyan etmişlerdir.
5. Tanıklar, ….’nin bozmada belirtildiği şekilde mahkeme kabulü ile uyumlu beyanda bulundukları görülmüştür.
6. Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
7. Mahkemece, bozmadaki gerekçeye göre sanığın cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2021 tarihli ve 2020/340 E., 2021/16 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.