Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/31696 E. 2014/2244 K. 30.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/31696
KARAR NO : 2014/2244
KARAR TARİHİ : 30.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, Mühür bozma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına, Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmün incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, ancak;
Hükümden önce 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrasındaki; “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” hükmü uyarınca zararın tazmin edilmiş olması halinde ilgili hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Ancak geçici bir dönemi kapsayan bu düzenleme nedeniyle verilen kararların 6352 sayılı Yasanın 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine eklenen 5. fıkrasında öngörülen sanığın etkin pişmanlık hükmünden ikiden fazla yararlanamayacağına ilişkin sayı kısıtlaması kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kararların 6352 sayılı Yasanın 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine eklenen 5. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünden sanığın kaç kez yararlandığının denetlenmesine olanak sağlayan ve 6352 sayılı Yasanın 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 6. maddesine eklenen 2. fıkra kapsamında adli sicile kaydedilmesi gereken kararlardan olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen, 6352 sayılı Yasanın 103. maddesi ile değişik Adli Sicil Kanunun 6/2 maddesi gereğince adli sicile kaydına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, kararın Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne gönderilmesine ilişkin (4) nolu bendin hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle; diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanığın elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından mahkumiyetine dair 12.02.2009 tarihli kararın sanık tarafından temyizi üzerine, 6352 sayılı Yasanın 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Dairemizin 24.07.2012 tarihli iade kararı sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olup, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu geçerli olduğundan, sanığın mühür bozma suçundan kurulan 12.02.2009 tarihli hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 30.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.